Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5750 E. 2023/8098 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5750
KARAR NO : 2023/8098
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/205 E., 2022/31 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelenmesinden geçen kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde fiilen çalışmasını sürdürdüğü 2010-2011 ve 2012 yılının 3 aylık dönemindeki toplam 27 aylık sigortalılığının iptal edilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile 01.01.2010-31.03.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, denetmen raporunda çalışanların alınan ifadelerinin, çalışanların kimler olduğu konusunda sorulara verilen cevaplarda çelişki olduğunu, çalışma ve ödemelere ilişkin resmi kayıt ve belge sunulamadığını, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli ve 2016/63 Esas, 2018/52 Karar sayılı kararıyla; ” Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

1-Davacının dahili davalı işveren …’a ait işyerinde 01.01.2010-30.04.2010 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptali ile fazlaya dair istemin reddine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2018/731 Esas, 2019/1799 Karar sayılı kararıyla; “Uşak 1.İş Mahkemesi’nden verilen 06.02.2018 tarih, 2016/63 Esas ve 2018/52 Karar sayılı kararına yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 21.06.2021 tarihli ve 2020/4947 E. 2021/8646 K. sayılı ilamı ile; “Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 18.07.2009- 2012/03 tarihleri arasında dahili davalı …’a ait 1016440 sicil sayılı işyerinden yapılan sigortalı bildirimlerinden, 01.01.2010 tarihi sonrasına ilişkin çalışmaların 22.05.2012 tarihli Kurum Denetmen Raporuna istinaden, fiili ve gerçek olmadığından bahisle iptal edildiği, …’a ait 1016440 sicil numaralı işyerinin 19.11.2008 tarihinde Kanun Kapsamına alındığı, 31.03.2012 tarihinden kanun kapsamından çıktığı, işyeri mahiyetinin Tablodat yemek üretim fabrikası olarak belirtildiği, Uşak Vergi Dairesince dosyaya sunulan, anılan işverenliğe yönelik işyeri adresinde 29.06.2011 ve 01.07.2011 tarihlerinde yapılan yoklamalar sonucunda, işyerinin Aralık 2009 tarihinde terk edildiği, bu tarihten itibaren faaliyet göstermediğinin tespit edildiği, işyerinin kapalı olduğu rapor edilmekle, vergi dairesinin kendi kayıtlarında …’a ait işyerinin mükellefiyet kaydını işi bırakma nedeniyle 30.04.2010 tarihi itibariyle resen terk ettiğinin belirtildiği, Kurum icra memurlarınca 10.04.2012 günü işyeri adresine gidildiğinde, anılan adreste …’ait işyeri olmadığı ve işyerinin iki yıldan fazla bir süredir kapalı olduğu bilgisine ulaşıldığının tutanak altına alındığı, işyeri adresine gönderilen 06.01.2010, 17.06.2010, 17.12.2010 tarihli tebligatların adresin boş olmasından kaynaklı iade geldiği, dosya kapsamında bordro tanığı olarak ifadesine başvurulan …, …,… isimli tanıkların da davalı işverenlik nezdinden 01.01.2010 tarihinden sonra bildirilen sigortalı hizmetlerinin SGK Denetmen raporuna istinaden iptal edildiğinin anlaşıldığı, Mahkemece beyanına itibar edilen … isimli tanığın, hizmet tespiti talebiyle açtığı dava sonucunda, …’a ait işyerinden 05.01.2010-25.04.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği ancak anılan dosya kapsamında sigortalılık iptaline Kurum kayıtları irdelenmeksizin, sigortalılığı iptal edilen kişilerin bordro tanığı olarak kabulü suretiyle, beyanlarına itibarla, çalışma olgusunun varlığının kabul edildiği, diğer yandan …’ın 02.05.2012 tarihli Kurum denetmenine verdiği ifadesinde “…, …, … isimli kişileri tanımadığını” beyan etmesine rağmen, eldeki dosya kapsamında Mahkeme’ye verdiği ifadesinde “davacının, kendisi işe başladığında asgari ücretle, şoför olarak çalıştığını” beyan etmesi karşısında, ifadeleri arasında açık ve net bir şekilde çelişkinin mevcut olduğu görülmektedir.

Somut olayda, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, talep konusu dönemde davacının çalışmalarının fiili çalışmaya dayalı olup olmadığının tespiti noktasında yapılan araştırma yetersiz olup; Mahkemece, öncelikle iptale dayanak müfettiş raporuyla, sigortalılığı iptal edilmeyen, …’a ait 1016440 sicil numaralı işyeri bordrolarında kayıtlı kişiler ile davacının çalışmasını bilebilecek, çalışmasının geçtiği iddia edilen işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri ve iş yeri çalışanları (bordrolara geçmiş kişiler) saptanarak somut bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak, anılan işverenliğe yönelik vergi yoklama fişleri, çalışma ve tespit tutanakları nazarında, eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, sonucuna göre karar verilmelidir.” hususlarına işaret edilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

1-Davacının dahili davalı işveren …’a ait işyerinde 01.01.2010-30.04.2010 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptali ile fazlaya dair istemin reddine,” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı işveren tarafından 18.07.2009-31.03.2012 tarihleri arasında davacının hizmetlerinin bildirildiği ve davacının belirtilen tarihler arasında kesintisiz çalıştığını beyan eden tanık beyanlarına itibar edilmeyerek müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.01.2010-30.04.2010 tarihleri arasında çalışması olduğunun kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Mahkemece hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazları konusunda karar verilmediğini, davacı tarafından dava ikame edilmeden önce Kuruma herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak Kurumca tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, bu dosya ile Uşak 2.İş Mahkemesi ilamındaki tespiti istenen tarih aralıklarının birbiriyle örtüşmediğini ve kararın bu dosyaya emsal teşkil etmediğini, 2009 yılından itibaren şirketin Toptancılar Sitesindeki adresinde gerçek bir çalışma yapılmadığını, işyeri komşuları ve site yöneticisinin işyerinin yaklaşık 2 yıldan fazla zaman önce faaliyetine son verdiğine ilişkin beyanlarının tespit edildiğini, davacı tarafın faal işyeri olmayan bir yerde gerçek çalışmasının olduğunu iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğinden davanın reddi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum denetmen raporuna istinaden iptal edilen çalışmaların gerçek ve fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

3. Değerlendirme
Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dosyanın incelenmesinde, davalı …’a ait iş yeri adresinde, vergi dairesince 29.06.2011 ve 01.07.2011 tarihlerinde yapılan yoklamalar sonucunda, işyerinin Aralık 2009 tarihinde terk edildiğinin ve kapalı olduğunun, bu tarihten itibaren faaliyet göstermediğinin tespit edildiğinin rapor edildiği, Kurum icra memurlarınca 10.04.2012 günü işyeri adresine gidildiğinde, anılan adreste …’ait işyeri olmadığı ve işyerinin iki yıldan fazla bir süredir kapalı olduğu bilgisine ulaşıldığının tutanak altına alındığı, işyeri adresine gönderilen 06.01.2010, 17.06.2010, 17.12.2010 tarihli tebligatların adresin boş olmasından kaynaklı iade geldiğinin anlaşılması karşın, aynı işverenliğe yönelik olarak, …….,tarafından açılan ve kesinleşen hizmet tespiti davası sonucunda verilen tespit hükmü ve davalı …’ a ait iş yeri mükellefiyet kaydı nazarında, iş yerinin faaliyette olduğu kabul edilerek, eldeki dava dosyası yönünden davacı yanın bir kısım hizmetlerinin tesciline karar verilmesi hatalı bulunmuştur.

Mahkemece, önceki bozma içeriği gözetilerek, davacının sigortalı olarak bildirildiği dönemde iş yerinin açık ve faal olup olmadığı yönünde araştırma genişletilmeli, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tüm vergi kayıtları, yoklama fişleri, çalışma ve tespit tutanakları temin edilmeli, diğer yandan vergi kaydının yolsuz tescile dayanıp dayanmadığı araştırılmalı, bozma sonrası yargılamada, davalıya ait iş yerinden çalışması iptal edilmeyen kimse olmadığının ve komşu iş yeri tespiti yapılamadığının bildirilmesi karşısında, davacı yanın beyanı alınmak suretiyle, çalışmasının geçtiği iddia edilen işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri ve iş yeri çalışanları (bordrolara geçmiş kişiler) saptanarak somut bilgi ve görgülerine başvurulmalı, dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak, eylemli çalışmanın varlığı araştırılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.