YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5758
KARAR NO : 2023/7435
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/137 E., 2023/114 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının Bağ-Kur süreleri ile yurtdışı çalışmalarında çakışma olmadığını, bu sebeple Bağ-Kur sürelerini iptal eden Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacı hakkında yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2015/544 Esas 2020/20 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, aksi Kurum işleminin iptali ile davacıya 01.12.2013 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/870 Esas 2020/2089 Karar sayılı kararıyla; davacının 49 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi 5243 gün prim günü olması nedeniyle 01.12.2013 den geçerli aylığa hak kazanacağına dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece; davacının 14.02.1997-31.05.1999 arası 827 gün 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli kabul edilmesi yine, 01.02.2002-31.10.2004 arası isteğe bağlılık süresi yönünden ise yurt dışı borçlanması ile çakışmayan dönemin geçerli kabul edilmesinin yerinde olduğu, ancak, davacının Bağ-Kur sigortalılık süresinin iptaline dair Kurum işleminin iptalini talep ettiği, mahkemece davacının iptal edilen 17.05.1994-30.12.1994, 15.12.1995-29.09.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık süreleri açısından bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, geçerli olup olmadığının değerlendirilmediği, tasfiye edilen dönemin prim borçlarının ne şekilde belirlendiği ve 593,62 TL prim borcu hesaplanırken, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık süresinin iptali ile isteğe bağlı sigortalılık süresine aktarılan prim bulunup bulunmadığı hususları araştırılmadan karar verilmesinin hatalı bulunduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,”davanın kısmen kabulüne, davacının 14.02.1997-31.05.1999, 01.02.2002-31.05.2002 ve 08.10.2003-15.03.2004 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline, davacıya 01.12.2013 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 17.05.1994-30.10.1994 ve 15.02.1995-29.09.1995 arası zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline yönelik talebinin reddine, ” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı temyizi, talebinin asıl olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine yönelik olduğunu bu nedenle kısmen kabul kararı verilerek davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı temyizi, tahsis talebinin, yurt dışında bulunduğu dönemde bağ kur sigortalılık sürelerinin iptali sonucu prim gün sayısının 4139 gün olarak belirlenmesi neticesi reddedildiği, kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, yaşlılık aylığı koşulların bulunmadığını belirterek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Bağ-Kur sigortalılık süresinin iptaline dair Kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.