YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5779
KARAR NO : 2023/6062
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1815 E., 2023/296 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/177 E., 2022/202 K.
Taraflar arasındaki sürekli işgöremezlik derecesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 2006 yılında çalışmaya başladığını, bu işyerindeki çalışma şartlarına bağlı yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle şikayetçi olduğunu, meslek hastalığı tanısı konulduğu ancak sıfır oranında maluliyet verildiğini beyanla davacının meslek hastalığı maluliyet oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirkette çalışmış olduğu süre boyunda düzenli olarak sağlık muayenelerinin yapıldığını, gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin de yasalara uygun olarak verildiğini beyanla davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının 0 olması nedeni ile açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumca davacının meslek hastalığı iddiasıyla ilgili olarak inceleme başlatıldığı ve … SGK İl Müdürlüğünün 08.11.2017 tarih ve 0628 sayılı yazısı ile maluliyet oranının % 0 olarak tespit edildiğini, söz konusu karara davacı tarafından itiraz edilmediğini, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının davasının kabulüne, davacının E cetveline (yaşına) göre %14.3 (yüzdeondörtnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayıldığının tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; karara dayanak olan adli tıp raporunda davacının işitme kaybından kaynaklı olarak maluliyet tayinine mahal olmadığı, kişide mesleki akciğer hastalığı bulunmadığı tespitinde bulunulduğunu, davacıda tespit edilen sağ lateral epikondilit ve osteoartit hastalıklarının mesleki olduğu, bu hastalıkların davacıda %14,3 oranında maluliyete neden olduğunun belirtildiğini, Lateral epikondilit sıklıkla 30 ile 50 yaş arasında görüldüğünü ve sıklıkla tenisçi dirseği olarak bilindiğini, lateral epikondilitin mesleki bir hastalık olarak kabul edilmesinin ise mümkün olmadığını, zira işbu hastalık birçok kimsede görülebilmekte olup mesleki sebeplerle bağdaştırmak mümkün olmadığını, karara esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda da davacıda ortaya çıkan işbu hastalığın meslek hastalığı olduğu beyanıyla yetinildiğini, bu hastalığın yapılan işle ilişkisi ve illiyet bağı değerlendirilmediğini, davacıda ortaya çıkan bir diğer hastalık ise osteoartit olup halk ağzında kireçlenme olarak bilinmekte olduğunu, Osteoartrit 50 yaş ve üzerindeki kişilerde en sık görülen eklem hastalığı olduğunu, Osteoartrit vücuttaki herhangi bir eklemi etkileyebileceğini, en sık etkilediği eklemlerin eller, kalça, diz ve omurga olduğunu, hal böyleyken davacıda ortaya çıkan işbu hastalığın da mesleki olup olmadığının bilirkişi raporlarında ve mahkemece değerlendirilmediğini, Yüksek Sağlık Kurulu raporları dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini ileri sürmüştür.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davacının 18.08.2000 tarihinde müvekkil şirkette çalışmaya başladığını, çalışmış olduğu süre boyunca düzenli sağlık muayenelerinin yapıldığını, iş sağlığı ve güvenliği ile alakalı olarak gerekli tüm eğitimlerin usul ve yasalara uygun olarak da verildiğini, davacı tarafın meslekte kazanma gücü kaybının bulunmadığının sabit olduğunu, her ne kadar yerel mahkeme ilgili kararını, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun vermiş olduğu rapora dayandırmışsa da dosya kapsamında alınan raporlar arasında çelişkiler yer almakta olup eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığını, öncelikle davacının meslek hastalığına neden olduğunu iddia ettiği rahatsızlıkları yönünde, davacının müvekkil şirkette çalışmazdan evvel benzer rahatsızlıkları ile ilgili bir tedavi görüp görmediği, davacının müvekkil şirketten evvel hangi şirketlerde ne iş yaptığı hususunun tespiti ile ilgili yerlere davacının ne iş yaptığı hususunda müzekkereler yazılması ve işyeri özlük dosyalarının birer suretinin celbi talep edilmesine rağmen yerel mahkemece bu hususta da herhangi bir inceleme yapılmadığını, kurum sağlık kurulu raporunda meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 (sıfır) olduğunu dosya kapsamındaki diğer raporların eksik incelemeye dayalı olarak çelişki içermesi nedeniyle verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalıların istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının meslek hastalığı sebebiyle maluliyet oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu, 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 18.11.2020 tarih ve 16365 sayılı rapordaki belirlemeler arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 24.02.2022 tarih ve 585 sayılı raporu ile giderildiği anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.