YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5988
KARAR NO : 2023/6238
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1530 E., 2023/243 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/399 E., 2021/169 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve feri müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 03.04.2017 – 30.06.2017 döneminde gözlemeci olarak davalı iş yerinde çalıştığını, sigorta bildiriminin yapılmadığını, yapılmasını istediği için işten çıkartıldığını belirterek, 03.04.2017 – 30.06.2017 dönemi çalışmanın tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş yerinde çalışmadığını, iş için başvurduğunu, işe alınmasının uygun bulunmadığını, bu sebeple 11.09.2017 de insan kaynakları sorumlusu …’a hakaret ettiğini, hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/145202 hazırlık numaralı dosyasına şikayette bulunulduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, husumet itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; ” Davacı dava dilekçesinde açıklamamış olsa da davalı firmanın çağdaş marketler zinciri içerisinde bulunan davalıya ait pastane reyonlarında gözlemeci olarak çalıştığı iddiasındadır, mahkememizce adresini verdiği çalışmaların geçtiği iki iş yeri ve sicil numarası ile bu iş yerlerinin içinde bulunduğu marketlerin sicil numaraları saptanmış, dönem bordroları getirtilmiştir. Davacının reyon önünde satış bölümünde olmayıp, reyon arkasında gözleme yaptığı anlaşılmakla iş yerinin içinde bulunduğu çağdaş marketten bordro tanıkları tarafından tanınmaması doğaldır. Hem çağdaş market hem davalı firmanın pek çok iş yeri olması sebebiyle çalışanlarını bir yerden sigortaladıktan sonra fiili olarak başka şubelere nakletseler dahi bildirim yaptıkları iş yerlerinden naklin ya hiç ya da daha sonra yapıldığı bu sebeple aynı iş yeri dönem bordrosundaki tanıkların gerçekte başka şubede çalışmasına rağmen dönem bordrosundaki bildirimlerin devam ettiği anlaşılmaktadır. Örneğin davacı tanığı … başka yerde çalıştığını söylemesine rağmen sigorta bildirimi başka bir iş yerinden yapılmıştır. İş yerinin başka bir market içerisinde bulunması sebebiyle diğer çevre iş yerlerindekilerin davacıyı tanımaması da doğal karşılanmalıdır. Tanık F. İ. davacı ile ya da beraber çalıştıklarını, bu çalışmanın 15 gün kadar sürdüğünü beyan etmiştir. Bordro tanığı E. A. ise davacı ile çağdaş marketteki çalışması sebebiyle tanıştığını, davacının market içindeki davalı iş yerinde 1 ay kadar çalıştığını açıklamıştır. Davacı … adlı şahsı tanık olarak bildirmiş ise de adresine tebligat yapılamamış, T.C. kimlik numarası saptanamamış, dönem bordrosunda adının bulunmadığı görülmüş, yazılan yazıya verilen yanıtta da Ede soy isminde davacının eşi Mehmet’in mağaza müdürü olduğunu söylediği kişileri çağdaş markette çalışmadığı bildirilmiştir. Davacının çalışma şekline göre davalı tanığı … ın beyanına itibar edilmemiş olup bu beyan kendi içerisinde çelişkilidir, davacı ile aralarında tartışma çıktığı tartışmanın kaynağının sigortalı yapılmadığı için kargaşa çıkarması olduğu, davacının iş yerinde çalışmadığı belirtilmiş ise de hiç çalışmayan kişinin sigorta yapılması talebinde bulunması ile ilgili çelişki açıklanamamıştır. Mevcut duruma göre tanık eyüp ün meydan şubesinde 1 ay, Fatma’nın ya da şubesindeki 15 günlük çalışmaları doğruladığı bunun dışında çalışmanın varlığını gösterir herhangi bir delil ve tanık beyanı olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait 1244398 sicilli iş yerinde 03.04.2017 – 03.05.2017 ve 1320274 sicilli iş yerinde 04.05.2017 – 19.05.2017 arası asgari ücret ile çalıştığının tespitine, artan kısma ilişkin isteğinin reddine, ” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;söz konusu davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirket nezdinde … adında bir şahıs hiçbir zaman çalışmadığını, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sigortalılığın tespitine ilişkin olarak açılmış olan davada, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayalı sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın tümüyle reddini istemiştir.
2.Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle;davacının talepleri 5 yıllık hak düşürücü süre geçmesi nedeniyle zamanaşımına uğradığını, müvekkil kurum aleyhine masraf ve vekalet ücretine hükmolunması hatalı olduğunu, davacının iddia ettiği tarihler arasında çalışıp çalışmadığını, sürekli çalışıp çalışmadığını ispatlayan kesin ve inandırıcı delil dosyada olmadığını, dosyada yer alan deliller incelendiğinde davacının sürekli çalıştığı kanaatine varılması mümkün olmadığını, mahkemece tespit edilen kamu tanıkları dinlenmeden hüküm kurulduğunu, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği şubede çalışan ve dosyada dinlenen tanıklar davacıyı tanımadıklarını açıkça beyan ettiği halde mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kurum lehine kadırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davalı işyerinin dava edilen dönemde kanun kapsamında olduğu, mahkemece dinlenen bordro tanıklarının, davacının dava dışı Çağdaş Market içinde faaliyet gösteren davalı iş yerinde çalışmasını doğrulamış olduğu, davacının hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu,dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Fer’i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunu’nun 86 ıncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.