YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6
KARAR NO : 2023/2231
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/961 E., 2022/2090 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 04.04.2016
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erciş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/585 E., 2022/83 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Erciş ilçesinde bulunan farklı okullarda farklı tarihlerde ücretli öğretmen olarak görev yaptığını, 2008-2009 Eğitim Öğretim Yılında Erciş … İlkokulunda, 2009-2010 Eğitim Öğretim Yılında Erciş On Dokuz Mayıs İlkokulunda, 2010-2011 Eğitim Öğretim Yılında Erciş Kazım Karabekir İlkokulunda Ücretli öğretmen olarak çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı okullarda diğer öğretmenlerle kadrolu öğretmenlerle aynı saatlerde çalışmasına rağmen müvekkilinin çalıştığı dönemlere ait sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebebiyet verildiğini, müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumundaki hizmet dökümünden anlaşılacağını, müvekkilinin eksik ödenen primlerinin tamamlanarak hizmet tespitinin yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer’i Müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı 2008- 2009, 2009-2010, 2010-2011 arasında çeşitli okullarda çalıştığını ileri sürerek söz konusu tarihlerdeki çalışmalarının aralıksız çalıştığına dair herhangi bir çalışma kaydına kurum kayıtlarında rastlanmadığı, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddiaları müvekkil kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğinden davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayanarak kanıtlamasını kabul etmediklerini, dava nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde tutularak davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile benzer işi yapan başka işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişiler tespit edilerek anılan kişilerin ve ayrıca işyerinde sigortalıyı çalıştıran ve kendisini yakından tanıması gereken yetkili ve sorumluların Mahkemeye çağırılarak bilgilerine başvurulması gerektiğini, hizmetin tespitine yönelik bu tür davalar “kamu düzenine” ilişkin olduklarından, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak açıklıkta ortaya konması gerektiğinden kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermeli, Sigortalı, anılan belgeleri hata, hile veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş ya da imzanın kendisine ait olmadığını veya kesintisiz çalıştığını belirtmemiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … davaya ilişkin cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK’nın 128 inci maddesi uyarınca davanın inkarına yönelmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, ücretli öğretmenlerin çalıştığı saatlerin 7,5 saate bölünmesi sonucunda karar verildiğini, ancak öğretmenlerin derslik ve öğrenci sayısına göre sabahçı veya öğlenci olduğu veya ayrım olmaksızın günlük 5-6 saat derse girdiği, öğretmenler yönünden ülkede uygulanan genel mesai saatine göre farklı sistem belirlendiğini bu nedenle öğretmelerin çalışma saatlerinin devlet memurlarından daha az olduğunu, öğretmenlerin sigortalılık süresi belirlenirken diğer memurlara uygulanan günlük çalışma saatinden fazla şekilde esas alınan 1,5 saat biriminin hakkaniyet ve hukuka aykırı olduğunu, ücretli öğretmenlerin çalışma biçiminin kısmi olmayıp tam süreli olduğunu, yani kadrolu öğretmen ile aynı işi yaptığını, ne kadar mesai yapıyorsa o kadar mesai yaptığını bu nedenle 30 gün üzerinde sigortasının gösterilmesi gerekirken 15 günlük gösterilmesinin hatalı olduğunu, rapora itiraz edilmesine rağmen dosyanın bilirkişiye gönderilmediğini, raporun hatalı olduğunu, yeterli ve gerekli araştırmanın yapılmadan karar verildiğini beyanla kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacının çalıştığı dönemler bazında aylık çalışma saatlerinin 1 gün karşılığı 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürüldüğünde davacının hizmet cetveline göre Sosyal Güvenlik Kurumu’na eksik bildirilen çalışmasının bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu’na çalışılan saat karşılığı gün bildiriminin eksik yapılmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen karar ile karara dayanak bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve mevcut duruma uygun düştüğü gerekçesiyle Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…