Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6000 E. 2023/6850 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6000
KARAR NO : 2023/6850
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/407 E., 2022/1320 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/113 E., 2020/194 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin davalı şirket nezdinde 06.04.2009 – 31.03.2013 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak işçi sıfatıyla çalıştığını ancak müvekkilinin bu sigorta günlerinin sahte sigortalılık iddiasıyla iptal edildiğini belirterek, müvekkilin davalı şirkette 06.04.2009 – 31.03.2013 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “ESF Oto Emlak Ltd Şti’nin sosyal güvenlik denetimi tarafından düzenlenen inceleme raporuna göre emlakçılık faaliyeti ile iştigal ettiği, 01/11/2006 tarihinden itibaren yapılan bildirimlerin sahte bildirim olduğu, vergi dairesi kayıtlarında 2006 ile 30/11/2012 tarihleri arasındaki düzenlenen tutanaklarda Esf firmasının tanınmadığı, aynı adreste mal sahibi ve emlakçı dükkanı bulunan …’in faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, bu tespitler neticesinde Esf firmasının ilgili adreste 27/12/2008 tarihinde res’en terk işleminin gerçekleştirildiği, daha sonra firmanın talebi üzerine 30/11/2012 tarihli tutanak ile tekrar vergi kaydının açıldığı, sözde 22 sigortalının olduğu dönemde bile firmaya ait servis aracı olmadığı, inşaat malzemeleri deposu, arsası, kamyonu vb. Taşıtının olmadığı, hiç yakıt tüketimi olmadığı, tek giderinin personel ve kira gideri olarak belirtildiği, davacının Sgk denetmenine verdiği ifadede eniştesi …’a ait …’da kurulu işyerinde 2009 yılı başlarında çalışmaya başladığını beyan etmiş olmasına rağmen işyerinin eniştesine ait olmadığı, eniştesi adına da işçi olarak bildirim yapıldığı ve eniştesinin de hizmetlerinin iptal edildiği, Marmaris’e arada bir gidip geldiğini, orada bir müddet kaldığını beyan ettiği, davacının eşinin ifadesinde 2-3 ayda bir Marmaris’e gidip geldiklerini ve Marmariste 1-2 ay kaldıklarını beyan ettiğini, şirkette çalışmadığını beyan etmesine rağmen şirket tarafından onun adına da hizmet bildirilmiş olduğu, şirket sahibi …’ın Sgk denetmenine verdiği ifadesinde şirketi kimden devir aldığını hatırlamadığı, çalışanların ismini hatırlamadığı, genel olarak Mardin’de yaşadığı, … diye birini hatırlamadığı, …’ın şirkette herhangi bir görevinin olmadığı, 2006-2012 yılları arasında muhasebecisi Enver Yılmaz’ın bilgisi olmadan birilerini sigortalı göstermiş olabileceğini beyan ettiği, komşu işyeri olan yorgancı … ile yapılan görüşmede Necati Venedik ve oğlu …’in yıllardır bu adreste emlakçı olarak çalıştığını ifade ettiği, ofiste 1-2 kişinin olduğunu beyan ettiği, Kurum denetmenleri tarafından hazırlanan inceleme raporunun resmi belge niteliğinde olup aksi ispat edilene kadar geçerli olduğu, her ne kadar davacı dava dilekçesi ile davalı işyerinde 06/04/2009-31/03/2013 tarihleri arasında sürekli olarak çalıştığının tespitini talep etmiş ise de tanık anlatımları, toplanan deliller ve denetmen raporu incelendiğinde sigorta bildirimi yapılan firmanın 2006 yılında itibaren fiilen çalışmasının bulunmadığının anlaşıldığı, dosyada dinlenen bir kısım tanıkların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu edilen dönemde kesintisiz olarak çalıştığına dair her türlü tereddütten uzak mahkememizde bir kanaat oluşmadığı ve davacının dava açmakta haksız olduğu” gerekçesine dayalı olarak davanın reddine , karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili İstinaf dilekçesinde; davacının Esf.. Ltd. Şti bünyesinde 06.04.2009 – 31.03.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak işçi sıfatıyla çalıştırıldığını, çalışmaların sahte olmadığını, davanın kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “Esf Oto Emlak İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin sosyal güvenlik denetimi tarafından düzenlenen inceleme raporuna göre muhasebe bürosu olarak faaliyet gösterdiği, 01/11/2006 tarihinden itibaren yapılan bildirimlerin sahte bildirim olduğu, vergi dairesi kayıtlarında 2006 ile 30/11/2012 tarihleri arasındaki düzenlenen tutanaklarda Esf Oto Emlak İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin tanınmadığı, aynı adreste mal sahibi ve emlakçı dükkanı bulunan …’in faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, bu tespitler neticesinde şirketin ilgili adreste 27/12/2008 tarihinde res’en terk işleminin gerçekleştirildiği, firmanın talebi üzerine 30/11/2012 tarihli tutanak ile tekrar vergi kaydının açıldığı, 22 sigortalının olduğu dönemde bile firmaya ait servis aracı olmadığı, inşaat malzemeleri deposu, arsası, kamyonu vb. taşıtının olmadığı, hiç yakıt tüketimi olmadığı, tek giderinin personel ve kira gideri olarak belirtildiği, iddianın kanıtlanamadığı, davanın sübut bulmadığı, davacının hizmetlerinin iptaline yönelik kurum işleminin yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf talepleri ile aynı sebeplere dayalı olarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9. maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme

1.Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Onama Kararları” başlıklı 370 inci maddesinde; “Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve Kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay’ın, kararı düzelterek onayabileceği ile karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçenin doğru bulunmaması halinde, gerekçenin değiştirilerek ve düzeltilerek onanacağı” belirtilmiştir.

2.Dosya kapsamına göre, gerekçeli karar başlığında davalı sıfatı olan Kurumun feri müdahil olarak gösterilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

3.Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında yer alan “Feri Müdahil” ibaresinin çıkartılarak yerine ” davalı” ibaresinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “ “Feri Müdahil Kuruma ödenmesine” ibaresinin çıkartılarak, yerine “davalıya” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.