Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6001 E. 2023/6477 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6001
KARAR NO : 2023/6477
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1608 E., 2023/352 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/249 E., 2021/251 K.

Taraflar arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, askerlik dönüşü … İli, Koyulhisar İlçesi, Ballıca Köyünde bulunan arazilerde tarımsal faaliyette bulunduğunu, arazilerin tapularının davacı adına olduğunu, 20 yıldan fazla tarımsal faaliyette bulunduğunun kadastro tespit tutanağına işlendiğini, aktif tarımsal faaliyet nedeniyle Koyulhisar Ziraat Odasına 24.03.2008 tarihinde kaydedildiğini, tarımsal faaliyeti terk edip …’a taşınmış olması sebebiyle ziraat odası üyeliğinin 29.11.2013 tarihi itibariyle sonlandırıldığını, tarımsal faaliyeti nedeniyle davalı kurumun davacıyı 01.05.2008 tarihinde 5510 sayılı Kanun’un 4/b-son maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil ettiğini, davacının 01.05.2008-29.11.2013 tarihleri arasındaki sigorta primlerini her ay muntazam olarak ödediğini, davalı Kurum tarafından da primlerin her ay itirazi kayıtsız davacıdan tahsil edildiğini, davacı kendi adına olan arazilerde eylemli olarak tarımsal faaliyetini sürdürmekle birlikte zaman zaman … ve … illerinde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında kısa süreli çalışmalarının olduğunu, davacının 4/1-a maddesi kapsamındaki sigorta hizmetinin kısa süreli olması nedeniyle uzun süreli tarımsal faaliyetini sürdürmesine engel oluşturmadığını, buna rağmen kurumun, davacının 01.09.2008-29.11.2013 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-kur sigortasını geçersiz saydığını ve kurum kayıtlarında fazla ödeme olarak görülen 10.192,32 TL’nin iade edildiğini, Kurum işleminin hatalı olduğunu, davacının 01.09.2008-29.11.2013 döneminde kısa süreli 4/1-a maddesi sigorta süreleri dışında kalan sürelerde davacının zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalı sayılması gerektiğini belirterek, davacının 4/1-a maddesi kapsamındaki sigorta süreleri ile çakışan sigorta süreleri çıkarıldıktan sonra kalan sürelerde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-son maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 14.06.1962 doğumlu olan davacının, 24.03.2008 – 29.11.2013 tarihleri arasında ziraat odası kaydının bulunduğu, 29.01.2008 edinme tarihli tarım arazilerinin olduğu, 08.08.2017 tarihli kolluk tutanağında, “davacının 2008-2014 yılları arasında ziraat ile uğraştığı, yıllık 10-15 dönüm araziyi ekip biçtiği, kendisine ait traktörünün olmadığı, başkasının traktörü ile arazilerini ektiği, tanık beyanlarından davacının yaz aylarında köyde tarımsal faaliyette bulunduğu, kış aylarında ise …’da inşaat işlerinde çalıştığının ifade edildiği, davacı asilin mahkememizce alınan beyanında 2008-2013 yılları arasında hem köyde kış aylarında … ilinde bulunan çocuklarının yanında kaldığı, 2013 yılından sonra da …’da inşaat işlerinde sigortalı olarak çalıştığı, köyde 25 dönüm civarında tarlası olduğu, birkaç tane büyükbaş hayvan beslediği, tarlalarına genellikle arpa, buğday, lahana ektiği, ticari maksatla ürün satmadığını, yetiştirdiği ürünlerini kendi ihtiyaçları için kullandığını, resmi kurumlara ürün satıp karşılığında makbuz almadığı, yine kurum kayıtları incelendiğinde davacının 4/a kapsamında çalışmalarının yaz ayları dışında ve kısa süreli olduğu davacının asıl geçim ve kazanç kaynağının tarım faaliyeti olduğu anlaşıldığından davacının tarım sigortalılığında geçen sigortalılık durumuna mahkemece üstünlük tanınması gerektiği anlaşılmakla davacının talep etmiş olduğu 01.09.2008-29.11.2013 tarihleri arasında 4/a kapsamı dışındaki sürelerde davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyet yaptığı anlaşıldığından;

Davacının davasının kabulü ile,

01.09.2008-29.11.2013 tarihleri arası dönemde 2008, 2009, 2011 ve 2013 yıllarında ki 4/a kapsamında sigorta süreleri ile çakışan 4/b-son maddesi kapsamındaki sigorta süreleri çıkarıltıktan sonra kalan sürelerde davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/b-son maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacının kurum kayıtlarına giren 12.12.2015 tarih ve ….. sayılı dilekçe ile tarım bağ-kur sigorta sürelerini ne sebeple geçersiz sayıldığını, geçersiz sayılan kurum işleminin düzeltilmesini talep ettiğini beyan etmiş ve davalı kurumun da 14.03.2017 tarih ve… sayılı cevabi yazısında; ….. Bağ nolu dosyanın incelendiğini davacının 4/a kapsamında çalışmaları olması sebebiyle 4/b kapsamındaki sigortalılığın 01.05.2008 tarihi itibariyle durdurulduğunu, kurum kayıtlarında fazla ödeme olarak görülen 10.192,32 TL fazla ödemenin davacının banka hesabına iade edildiği bildirdiğini, işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ziraat odası kaydı olduğu, tarım arazilerinin bulunduğu, tarımla uğraştığına dair kolluk tutanağı olduğu, tanıkların davacının yaz aylarında köyde tarımsal faaliyette bulunduğu, kış aylarında ise …’da inşaat işlerinde çalıştığını beyan ettikleri, yine kurum kayıtları incelendiğinde davacının 4/1-a kapsamında çalışmalarının yaz ayları dışında ve kısa süreli olduğu, davacının asıl geçim ve kazanç kaynağının tarım faaliyeti olduğu anlaşıldığından davacının 01.09.2008-29.11.2013 tarihleri arasında 4/a kapsamı dışındaki sürelerde kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyet yaptığının kabulü gerektiği, davanın kabulü kararı ve gerekçesi yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının doğru olduğu anlaşılmakla;

Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 01.09.2008-29.11.2013 tarihleri arasında kısa süreli 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalı süreler haricindeki sürelerde 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-son maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 53 ‘üncü maddesinin 1’inci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.