Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6005 E. 2023/5224 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6005
KARAR NO : 2023/5224
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1433 E., 2023/137 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/251 E., 2021/65 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili davacının, davalı kurum nezdinde, 01.09.1998-01.08.2002 tarihleri arasında istisna akdine göre program akitlisi adı altında sigortasız olarak, 01.08.2002-24.09.2008 tarihleri arasında “1 yıldan az süreli istihdam edilecek Kurumun Yayın ve Yapımına Yardımcı İşçi Sayılmayan Geçici Personel” sözleşmesi adı altında, 24.09.2008-20.09.2013 tarihleri arasında ” Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Sözleşmesi” adı altında, 20.09.2013 tarihinden itibaren de statü değişikliği yapılarak hizmetlerine herhangi bir ara vermeden 4c kapsamına dahil edilerek çalıştığını ve halen çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin uzun yıllardır kesintisiz ve aralıksız şekilde farklı hukuki statü ve sözleşme türleri ile çalıştığını, davalı Kurumun Çalışma Bakanlığının iş müfettişleri tarafından 1987-2000 yılları arası teftiş edildiğini ve bu dönemde istisna akdiyle çalışanların tamamının hizmet akdi ile çalışmış gibi değerlendirilmesi gerektiğine karar verilerek eksik yatırılan prim borçlarının gecikme zammı ve tazminatıyla birlikte ödenmesinin istenildiği, müvekkilinin tüm çalışması hizmet akdinin özelliklerine havi olmasına rağmen kurum kayıtlarında bu sürenin istisna akdi ile çalışıyor şeklinde gösterildiğini, 2002-2008 tarihleri arasında “1 yıldan az süreli istihdam edilecek Kurumun Yayın ve Yapımına Yardımcı İşçi Sayılmayan Geçici Personel” sözleşmesi adı altında çalıştırıldığını, her ne kadar sözleşme adında “1 yıldan az süreli” yazmış olsa da aralıksız şekilde çalışmanın bu tarihler arasında da devam ettiğini, sözleşmeler arasında tarihsel boşluklarda ortalama 1 ay çalışmasına devam eden müvekkiline ücret ödenmediğini, 2008-2013 tarihleri arasında müvekkilinin “Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Sözleşmesi” adı altında çalıştırıldığını, yıl şeklinde sözleşmelerin yenilendiğini, aralarda boşluklar var ise dahi müvekkilinin çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin 02.08.2013 tarihinde yayınlanan torba yasadan yararlanıp statü değişikliği yaparak memuriyete geçtiğini belirterek, davacı müvekkilinin 01.09.1998 tarihinden itibaren 4c kapsamına dahil olduğu tarihe kadar davalı kurumda aralıksız ve kesintisiz olarak hizmet akdine göre çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı işveren vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davaya konu dönemde davacının sürekli ve bağımlı çalıştığı iddialarını ispatlar yazılı belge bulunmadığını, kurum ile davacı arasındaki işin hizmet akdinden kaynaklanmadığını, aradaki ilişkinin istisna akdinden kaynaklandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Fer’i müdahil Kurum vekili, davacının çalışmalarının bildirildiğini, bildirilmeyen çalışmasının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Davacının 01.09.1998-31.12.2008 tarihleri arasında kurum bildirilen süreler dışında hizmet akdi ile davalı işyerinde çalıştığının tespitine, …” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı TRT vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkili Kurumun hukuki statüsü gereği işçi çalıştırılamadığını, davacının davasını açıkça ispat edemediği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Fer’i müdahil Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işveren nezdinde 01.09.1998-20.09.2013 tarihleri arasında hizmet akdiyle sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer’i müdahil vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.