YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6006
KARAR NO : 2023/6898
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2390 E., 2022/700 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/121 E., 2021/605 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı … nezdinde çalışmakta iken 23.09.2009 tarihinde bilgisi ve rızası dışında işten çıkışının yapılarak 24.09.2009 tarihinde herhangi bir ilgisi ya da alakası bulunmadığı, ismen dahi bilmediği … Madencilik İnşaat Taah. Turz. Orman Ürünleri Tic. Ltd. Şti. isimli işyerinde işe girişinin yapılarak 24.09.2009 – 28.01.2010 tarihleri arasında ilgili şirket nezdinde sigortalı olarak gözüktüğünü, davalı Kurumca davacının bu döneme ilişkin çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle iptal edilerek yersiz ödeme iddiasıyla davacıya 106.742,97 TL’lik borç çıkarıldığını, davacının borca ilişkin olarak yaptığı itirazın Kurum tarafından reddedildiğini, akabinde de davacı hakkında … İcra Dairesinin 2020/2522 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının böyle bir borcu bulunmadığını, zira davacının giriş çıkış işlemlerinin bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, 2009 yılı 7. ayı itibariyle emekliliğe hak kazanan davacının böyle bir işleme de ihtiyacı olmadığını, ayrıca davacının ilgili şirket nezdinde sigortalı olarak gözüktüğü dönemde vergi mükellefi olması nedeniyle 11.01.2010 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalılığının başladığını, olayda davacının kusuru bulunmadığını, bilgisi ve rızası dışında yapılan işlemden dolayı davacının sorumlu tutulamayacağını belirterek … İcra Müdürlüğünün 2020/2522 Esas sayılı takibin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 24.09.2009 – 28.01.2010 tarihleri arasındaki fiili olmayan çalışmaları iptal edildiğinde aylık bağlama koşullarını kaybetmediğini, ancak vergi kaydından dolayı 11.01.2010 – 30.06.2010 tarihleri arasında 4/b kaydı oluştuğundan talep tarihi itibariyle prim borcu bulunan davacının 4/1-b prim borcunu ödedikten sonra yeniden talepte bulunduğu tarihi takip eden aybaşından itibaren aylığının başlatılması ve yersiz ödenen aylıkların tahsili gerektiğini, prim borcunu ödeyerek 29.12.2017 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya 01.01.2018 tarihi itibariyle yeniden yaşlılık aylığı bağlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Somut uyuşmazlıkta; davacının kendisi tarafından da kabul edildiği üzere (dava dilekçesindeki iddianın temel dayanağının dava dışı işyerinde fiilen çalışılmamasına ve davacının iradesi dışında hizmetinin bu işyerinde gösterilmesinde davacının kusuru olmamasına dayanması dikkate alınarak) fiili çalışmaya dayanmayan dava dışı … Madencilik…Ltd. Şti. isimli işyerindeki 24.09.2009 – 28.01.2010 tarihleri arasındaki hizmetinin iptal edilmesinde hata olmadığı, 11.01.2010 – 30.06.2010 tarihleri arasında bağkur kaydı bulunan davacı bakımından 4/a hizmetinin iptal edilmesi neticesinde aylık tahsis talep tarihinde prim borcu olması nedeniyle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin Ek madde 8’de yer alan “Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hizmet olarak değerlendirilen süreler dahil olmak üzere prim ödeme yükümlüsü kendisi olup aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu tarih itibarıyla prim borcu olanların tahsis talebi, borcun ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve bağlanacak aylıklar borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır.” düzenlemesi gereğince aylık bağlanma koşullarını tahsis talep tarihi itibarıyla sağlayıp sağlamadığı gözetilerek talep tarihi itibarıyla koşulları sağlamadığı değerlendirmesi ile tahsis talebinin borcun ödendiği tarih (29.12.2017) itibariyle geçerli sayılarak aylığın borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılmasında ve arada yapılan ödemenin yukarıda bahsi geçen mevzuat gereği yersiz ödeme kapsamında olması nedeniyle davacıdan talep edilmesinde mevzuata aykırılık olmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilin bilgi ve rızası olmadan dava dışı … nezdindeki işten çıkışı yapıldığını, yine haberi olmadan ismen dahi bilmediği … Madencilik İnşaat şirketine sigorta girişinin yapıldığını ancak şirket nezdinde fiili bir çalışmasının bulunmadığını, yapılan giriş çıkış işlemlerinden müvekkili yıllar sonra haberdar olduğundan müvekkile herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, müvekkilinin eksik günü ya da ödenmesi gereken sigorta primi yada davalı kuruma borcu bulunmadığını, başlatılan icra takibinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkili emekliliğe hak kazandığından emekli aylığı aldığını, müvekkilin rızası dışında … Madencilik İnşaat şirketine sigorta girişinin yapılmasından önce emekli olma hakkını kazandığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin emeklilik şartlarını sağladığının ve yersiz bir ödeme yapılmadığının tespit edildiğini ayrıca davacının 27 günlük prim borcunun kurum tarafından incelenmediğini ve müvekkiline bildirilmemesinin Kurum hatasından kaynaklandığın belirlendiğini, sonrasında söz konusu prim tutarı Kurum tarafından bildirildiğinde yasal süre içerisinde müvekkili tarafından ödendiğinden emekliliğe hak kazandığını, müvekkili iyi niyetli olduğundan ödenen aylıkların geri alınamayacağını, bu durumun yargıtay ilamında yer aldığını belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Somut dava davacının yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu madde hükümleri.
3. Değerlendirme
Davaya konu somut olayda; 29.12.2017 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunan davacının tahsis talep tarihi itibariyle 52 yaşında olduğu, 19 yıl sigortalılık süresini doldurduğu ve 01.01.1991 – 22.01.2007 tarihleri arasında 2895 gün 2925 sayılı Kanun, 22.01.2007 – 28.01.2010 tarihleri arasında 1079 gün 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun’un 4/1-a) kapsamında olmak üzere toplam 3974 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 2925 sayılı Kanun’un Geçici 2 nci maddesinin B – b bendi uyarınca aylık bağlanması için gerekli 15 yıl sigortalılık, 3600 gün prim ödeme ve 47 yaşını doldurmuş olma şartlarını taşıyan davacıya 01.03.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumca 2018 yılında yapılan denetim sonucu 24.09.2009 – 28.01.2010 tarihleri arasındaki 125 gün 4/1 -a kapsamındaki sigortalılığının çalışmalarının fiili olmaması nedeniyle iptal edildiği , vergi kaydına istinaden resen tescili yapılarak 11.01.2010 – 30.06.2010 tarihleri arasında 4/1-b sigortalısı olarak kabul edildiği ve tahsis talep itibariyle prim borcu bulunması nedeniyle aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek 01.03.2010 – 31.12.2017 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların tahsili için icra takibi başlatıldığı ,prim borcunu ödemesi ile de 01.01.2018 tarihinde yeniden aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının aylık bağlanması için 4/1-b hizmetlerinin birleştirilmesine zorlanamayacağı iptal edilen hizmetleri dışında Kurumca geçerli olarak kabul edilen 01.01.1991 – 22.01.2007 tarihleri arasında 2895 gün 2925 sayılı Kanun , 22.01.2007 – 23.09.2009 tarihleri arasında 954 gün 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun’un 4/1-a) kapsamında olmak üzere toplam 3849 gün prim ödemesi üzerinden de aylık bağlama koşullarının oluştuğu, aylığın kesilme işleminin yerinde olmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.