Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6038 E. 2023/7451 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6038
KARAR NO : 2023/7451
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/192 E., 2022/330 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan Taşova Belediyesi işyerinde 14.08.2004-15.11.2004, 14.02.2005- 15.05.2005 ve 14.11.2007-01.01.2008 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı … davaya cevap vermemiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2013 tarihli ve 2013/14925 – 2014/17752 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 18.09.2014 günlü ve 2013/14925 – 2014/17752 E.K. sayılı ilamı ile; somut olayda, davaya konu talep tarihlerinde davacının çalışmalarının askıya alındığının davalı … yazılarından anlaşıldığı, tanık beyanlarıyla çalışmaların askıya alındığı bu tarihlerde de çalışmanın devam ettiği ve karşılığında ücret alınmadığının beyan edildiği, ancak beyanları hükme esas alınan tanıkların da benzer mahiyette davaları olduğu ve ücret almadan çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, yapılacak işin, dava konusu dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, davalı işyeri kamu kuruluşu olduğundan, davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığını davalı kamu kuruluşunun kayıt ve ücret bordroları getirtilerek saptamak, imzalı ücret bordrolarını, işçiyle imzalanan hizmet akdini, işe başlatılmasına ilişkin makam olurunu, işyeri şahsi sicil dosyasını getirtmek, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini, ücretin nasıl ödendiğini araştırmak, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili belediye yöneticilerini dinleyerek, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2017 tarihli ve 2014/555-2017/98 E.K. sayılı kararı ile; dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, işyeri kayıtları, sigorta kayıtları, hizmet cetveli, Taşova Belediye Başkanlığının cevabi yazıları, puantaj kayıtları, Yargıtay bozma ilamı uyarınca toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları uyarınca, davacının 15.08.2004 ile 14.11.2004, 15.02.2005 ile 14.05.2005 ve 15.11.2007 ile 29.12.2007 tarihlerinde davalı işveren Taşova Belediyesi’nde nezdinde işçi olarak belirli aralıklarla ve belirsiz süreli iş sözleşmeleri çalıştığı belirlenmiş olup, dinlenen tüm tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının iş sözleşmesinin askıda kaldığı dönemlerde de çalışmaya devam ettiği, herhangi bir ücret almadığı, sözleşmenin yenileneceği dönemde yeniden işe alınmama korkusu ile işlerini bırakmadıkları, davalı … Belediyesince bu durumun adeta yerleşik bir uygulama haline geldiği, mahkememizin diğer seri dosyalarında da davacı gibi diğer işçilerin bu dönemdeki hizmetlerinin tespitine karar verildiği, işbu dosyaların Yargıtayca da onandığı, davacının iş sözleşmesinin askıda olduğu dönemlerde de kesintisiz ve aralıksız çalışmaya devam ettiği vicdani kanaatine ulaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 13.09.2018 günlü ve 2017/4475 – 2018/6308 E.K. sayılı ilamı ile; bozma sonrası dinlenen tanıkların, yetkili amir, şef konumunda kişilerden olmayıp, salt bu tanık beyanları ile hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu, bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılmaksızın sonuca gidildiği, yapılacak işin, bozma ilamlarında belirtilen hususlarda işlem yapılarak, dava konusu dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, davalı işyeri kamu kuruluşu olduğundan, davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığını davalı kamu kuruluşunun kayıt ve ücret bordroları getirtilerek saptamak, imzalı ücret bordrolarını, işçiyle imzalanan hizmet akdini, işe başlatılmasına ilişkin makam olurunu, işyeri şahsi sicil dosyasını getirtmek, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini, ücretin nasıl ödendiğini araştırmak, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili belediye yöneticilerini dinleyerek, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli ve 2018/192-2022/330 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak, davacının Taşova Belediyesi bünyesinde çalıştığını iddia etmiş olduğu tarihler aralığındaki belediyede görevli amir ve müdürlerin listesinin celp edilerek bu şahısların tek tek dinlendiği, ayrıca resen seçilen bordro tanıklarının beyanlarına başvurulduğu, alınan beyanların birbiriyle uyumlu olduğu, keza dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile; davacının, davalı … nezdinde 15.08.2004 ila 14.11.2004; 15.02.2005 ila 14.05.2005 ve 15.11.2007 ila 29.12.2007 tarihleri arasında toplamda 225 gün asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, sigortasız işçi çalıştırılması mümkün olmadığından davacının çalışmasının kuruma bildirilen kadar olduğunu, iddianın yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini, çelişkili tanık anlatımları doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın, temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

Davalı … vekili, işbu davada kurumun fer’i müdahil olduğunu, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, ücret almadan çalışma olgusunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hizmet sözleşmesinin yasal unsurlarının oluşmadığını, davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu belirterek, hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılardan Belediyeye ait işyerinde 14.08.2004 – 15.11.2004, 14.02.2005- 15.05.2005, 14.11.2007 – 01.01.2008 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.