YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6052
KARAR NO : 2023/7555
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/221 E., 2022/453 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı kurum vekili dava dilekçesi ile kurum sigortalısı …’in davalı şirket işyerinde çalışmakta iken 31.10.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası ile vefat ettiğini sigortalının hak sahiplerine toplam 77.881,06 TL peşin değerli gelir bağlandığını ÇSGB raporunda ve ölenin hak sahipleri tarafından açılan … 14 İş Mahkemesinin 2007/1232 sayılı dosyasında ve ceza yargılamasında davalıların kusurlu bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 38.940,80 TL nin onay sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
2.16.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 46.728,64 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalılar Yalçın, Musa ve Tayyar vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunarak hak sahipleri tarafından açılan davada şirkete ve sigortalıya kusur verildiğini müvekkillerine kusur takdir edilmediğini, olayın meydana gelmesinde de kusurun sigortalıda olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı… Yapı A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunarak olayın meydana gelmesinde kusurları bulunmadığını, ceza davası ile açılan alacak davasındaki kusurların ters istikamette olduğunu, davaların sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli ve 2011/78 Esas 2015/1395 Karar sayılı kararı ile “…Mahkememizce yapılan yargılama sonunda toplanan delillere, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre: davalı şirkete ait işyeri sahasındaki tenis kortunda bulunan 9 metre yüksekliğindeki aydınlatma direği üzerinde bulunan projektörleri sökme işini yapmakta olan işçi …’in söktüğü projektörü aşağıya indirirken yaklaşık 5,5 metre yüksekten zemine düşmesi sonucu kaldırıldığı hastanade vefat ettiği olayda davalı şirketin %60 ve bu kusur içerisinde %5 …, %5 …, %5 …’nin, sigortalının ise %40 kusurlu olduğu; hak sahiplerine 77.881,06 TL peşin değerli gelir bağlandığı; davalıların kusur oranına isabet eden sorumlu oldukları miktarın 46.728,64 TL olduğu; bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve irdelemenin dosya kapsamına uygun olduğu…” gerekçesiyle davanın kabulü ile 46.728,64 TL kurum zararının gelirin onay sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile…te davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 23.09.2020 tarihli ve 2020/282 E. 2020/4782 K. sayılı bozma ilamında; ceza dosyasının celbedilerek, söz konusu davadaki kusur oranları da gözetilerek 3. kişi konumundaki davalı gerçek kişilerin işveren nezdindeki görev ve sıfatları belirlenmek suretiyle olayın meydana gelmesinde kusur ve sorumlulukları somut olarak irdeleyen mahiyette, konusunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyetten kusur raporu alınması ile davalı gerçek kişilerin üçüncü kişi konumunda oldukları belirtilerek, bu davalıların zamanaşımı iddialarının süresinde olup olmadığı hususu da incelenmek suretiyle, zamanaşımı iddialarının da incelenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Bozma sonrası yapılan yargılamada, Rüzgarlı SGK ya müzekkere yazılarak, Bakanlık müfettişi tarafından düzenlenen 27.12.2005 Tarihli inceleme raporunun hangi tarihte kuruma intikal ettiği sorulmuş olup, …SGM ‘nin 05.04.2022 Tarih ve 43299172 sayılı yazı cevabında raporun kuruma intikal ettiği tarihin tespit edilemediğini beyan edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada kusur raporu alınmış olup;
Bilirkişi Heyetinin 01.05.2022 tarihli raporunda özetle:… Yapı A.ş’ nin %45 oranında, Ceza davası yargılaması sonucu ceza alan …, … ve …’ün ayrı ayrı %5 er oranında, Kazalı …’in %40 oranında kusurlu olduğu şeklinde mahkememize görüş bildirmişlerdir. Dosyada bozma öncesi yapılan yargılamada da kazalının %40 kusurlu olduğunun kabulü halinde yapılan incelemeye göre kurum zararının 46.728,64 TL olduğu, alınan bu raporunda somut uyuşmazlığı çözmeye elverişli olduğu, anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında sigortalı …’in davalı iş yerinde çalışmakta iken 31.10.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeni ile vefat ettiğini ve yakınlarına peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, dosyada alınan kusur raporuna göre davalı şirketin kazanın meydana gelmesinde % 60, sigortalının ise %40 oranında kusurlu bulunduğu, yine davalılar Tayyar, Yalçın ve Musanın da %60 kusur içerisinde ayrı ayrı %5 oranında kusurlu bulunduğu, 506 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesine göre iş kazası ve meslek hastalığı, iş verenin kastı veya işçilerin iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuaaat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketin sonucu olmuş ise kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan harcama ve ödemelerin iş verenden talep edilebileceği, dosya kapsamına göre davalı iş verenin kazanın meydana gelmesinde %60 kusurlu olduğunu, ve kurum zararının karşılamak ile yükümlü olduğu, kaza tarihi 31.10.2005 olup; konu ile ilgili 27.12.2005 Tarihli denetmen raporunun kuruma hangi tarihte intikal ettiği konusunda kurumun olumsuz yanıt verdiği, ancak dava tarihinin 18.01.2011 ve ıslah tarihinin de 16.06.2015 olup; davanın ve ıslahın 10 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde yapıldığı yönünde mahkememizde kanaat oluşmuş…” gerekçesiyle davanın kabulü ile toplam 46.728,64 TL kurum alacağının onay tarihi olan 29.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile…te davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Kurum vekili, sigortalının kaza nedeniyle kusursuz olduğunu,davalıların tam kusurlu olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalılar …, … ve … vekili, zamanaşımı defi ile ilgili olarak mahkemenin eksik inceleme yaparak karar verdiğini ve davalıların olayda kusursuz olduklarını belirterek kararı temyiz etmiştir.
3.Davalı… Hazır Betonve Yapı A.Ş. vekili, müvekkili şirketin kusurlu olmadığını,hesap raporunun denetime elverişli olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibine yapılan peşin sermaye değerli gelir ödemesinden kaynaklanan kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2.506 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.