Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/612 E. 2023/1057 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/612
KARAR NO : 2023/1057
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/657 E., 2022/2636 K.
vekili Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : … adına Av. …
DAVA TARİHİ : 15.05.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/188 E., 2021/13 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil SGK vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esasten reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil SGK vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 02.11.2009 ile 17.05.2018 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığını, ancak işe giriş tarihinin 02.05.2016 tarihinde yapıldığını, davalı işyerinde yemek, temizlik, alışveriş, tezgahtarlık gibi işler yaptığını, en son asgari ücreti asgari geçim indirimi hariç 1.787.00 TL olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişlerinin teftişi üzerine işe girişinin 02.05.2016 tarihinde bildirtildiğini, bu nedenle 02.11.2009 ile 02.05.2016 tarihleri arasında sigortasız çalıştırıldığını, açıklanan nedenlerle 02.11.2009 ile 02.05.2016 tarihleri arasında çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraftan tensip tutanağının 2-b maddesince kendisinden talep edilen 119/1 maddesinin b,c,ç,ğ,h bentleri gereği olan eksikliklerin kesin süre içinde giderilmesinin istenilmiş, davacı taraf kesin süreye rağmen tanık bildirmekten imtina etmiştir, davacının talepleri hukuki dayanaktan ve gerçeklerden uzak olup reddi gerektiğini, şöyle ki; giriş bildirgesinden de anlaşılacağı üzere “Davacı müvekkil şirkette 02.05.2016 tarihinde Aşçılık elemanı olarak çalışmaya başlamıştır, davacının işveren yanında 02.11.2009 tarihinde işe başladığı iddiası hilafı hakikat olup geçmişinde ev hanımlığından başka bir mesleki tecrübesi olmayan 1960 d.lu birinin hem aşçılık hem de tezgahtarlık+temizlik işlerini yapması olağan değildir. Davacı taraf … 13. İş Mahkemesi’ nin 2018/307 E., sayılı dosyası ile işçilik alacaklarından kaynaklı alacak davası açmış ve bu mahkemede de müvekkil şirkette 02.11.2009 – 17.06.2018 tarihleri aralığında çalıştığını iddia etmiş, dosyanın bilirkişi incelemesi neticesinde oluşturulan rapora göre davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığının iddia ettiği dönemlerde hizmetlerin kurumda görünmediğini, eylemli olarak çalışmanın yöntemince düzenlenip süresi içinde kuruma verilen işe giriş bildirgesinin fiili çalışmanın varlığı yönünden tek başına kabul edilemeyeceğini, kurum resmi kayıtlarının incelenmek sureti ile tanık beyanlarına da dayanılarak inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile, davacının davalı iş yerinde; 02.11.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında 59 gün,
01.01.2010 – 30.06.2010 tarihleri arasında180 gün,
01.07.2010 – 31.12.2010 tarihleri arasında180 gün,
01.01.2011 – 30.06.2011 tarihleri arasında180 gün,
01.07.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında180 gün,
01.01.2012 – 30.06.2012 tarihleri arasında180 gün,
01.07.2012 – 31.12.2012 tarihleri arasında180 gün,
01.01.2013 – 30.06.2013 tarihleri arasında180 gün,
01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında180 gün,
01.01.2014 – 30.06.2014 tarihleri arasında180 gün,
01.07.2014 – 31.12.2014 tarihleri arasında180 gün,
01.01.2015 – 30.06.2015 tarihleri arasında180 gün,
01.07.2015 – 31.12.2015 tarihleri arasında180 gün,
01.01.2016 – 30.04.2016 tarihleri arasında 120 gün çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davalı işveren vekili, davacının kesin süreden sonra bildirdiği tanık beyanlarına itibar ederek karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, iş ve yaşı dikkate alındığında sürekli çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ücret iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2. Fer’i müdahil Kurum vekili, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen bordro tanıklarının birbiriyle uyumlu beyanlarından davacının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasında bildirim yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmasının yerinde olduğu, davacının tespite konu dönemde asgari ücretle çalıştığına dair hüküm kurulmamışsa da bu hususun kararın infazı sırasında Kurum tarafından dikkate alınabileceği anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri de gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kesin süreden sonra bildirdiği tanıkların beyanlarına itibar edilerek karar verilmesinin usule aykırı olduğu kanaatinde oldukları, davacının yaptığı iş ve yaşı dikkate alındığında iddia edilen dönemlerde sürekli çalışma yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerle alakalı müvekkil iş yerine ait tutulması gereken kayıtlar ve kurum belgelerinde de yararlanılması gerekirken bu belgelere itibar edilmeyerek salt tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde;Mahkemece, Kurumun resmi kayıtları ile çelişen, tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verildiği, tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olması gerektiği, dava konusu olay kamu düzenini ilgilendirir nitelikte olduğundan ve Yargıtay incelemesinden geçmeden uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden kararın icrasının geri bırakılmasını talep ettiklerini, ayrıca Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, kurum aleyhine yargılama giderleri vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, eksik inceleme neticesi oluşturulmuş rapora itibar edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9. maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer’i müdahil SGK vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.