Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6125 E. 2023/7502 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6125
KARAR NO : 2023/7502
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1152 E., 2022/1324 K.
/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/388 E., 2022/50 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin geçirdiği iş kazası sonrasında müvekkiline protez takıldığını, protezin geçen zaman içinde kullanılamaz duruma geldiğini, Başkent Üniversitesi … Başhekimliğinin 16.08.2017 tarihli raporu ile davacıya dirsek üstü 6 kanallı protez takılmasının uygun olduğu belirtilerek gereğinin yapıldığını, protez bedelinin ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yaptığı başvuruya verilen 27.10.2017 tarihli cevabi yazıda; Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri eki – Ek3/C-2, EK3/C-3 ve EK3C-4 listelerinde yer alan tıbbi malzemeleri ile sınırlı olmak üzere 2013/37 sayılı Kurum genelgesi hükümleri doğrultusunda işlem yapıldığını, söz konusu protez bedelinin belirtilen kapsamda olmadığından bahisle ödenmediğinin bildirildiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL protez bedelinin Kurumun red yazısı tarihi olan 27.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; protez bedeli 137.600,00 TL’nin 27.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili, Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince “…davacının iş kazası geçirdiği tarih 01.10.2008 tarihi öncesi olduğundan davacının kazanılmış hakkının bulunduğu, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 13.02.2019 tarihli müzekkere cevabında; “Aris Medikal tarafından davacı adına düzenlenen 16.08.2017 tarihli fatura içeriğindeki dirsek üstü 6 kanallı myoelektrik kontrollü sağ kol protezi SUT eki Ek3-C/5’te 100004 koduyla 137.600,00 TL olarak yer aldığı” belirtildiği anlaşılmakla, davalı Kurumun davacıya 137.600,00 TL protez bedelini ödemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekili her ne kadar protez bedelinin Kurumun red yazısının tarihi olan 27.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ise de, davacının Kuruma fatura ibraz ederek bedelinin ödenmesini talep etmediği ve bu nedenle Kurumu temerrüde düşürmediği, ayrıca 6100 sayılı …nın 176/2 maddesi uyarınca aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinden aynı davada birden fazla ıslah talebinde bulunulamayacağından davacının ikinci ıslah talebi olan 25.08.2021 tarihli dilekçeye itibar edilmemesi gerektiği anlaşıldığından 10.000,00 TL’nin dava tarihinden, geriye kalan 127.600,00 TL’nin 17.02.2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesine dayalı olarak, “Davacının davasının kabulüne,

1-137.600,00 TL protez bedelinin 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren, 127.600,00 TL’sinin ıslah tarihi olan 17.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum’dan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuat gereği olduğunu ve Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı halde hükme esas alındığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal Yargıtay kararı ışığında “…davacının Başkent Üniversitesi Hastanesi heyet raporu ile davacının sağ üst ekstremite için dersek üstü 6 kanallı myoelektronik kontrollü kol protezini kullanmasının uygun olduğunun belirtildiği, raporun somut duruma uygun olduğuna ilişkin bilirkişi heyet raporu ve davacının kullandığı protezlerin Kurum tarafından karşılanması halinde ödenebilecek miktara dair İlaç Kurumu ve emsal işçiler için yapılan ödemeye dair Kurum cevabına göre davanın kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. ” gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, Sağlık Uygulama Tebliğleri ve yasal mevzuata göre kurum işleminin yerinde olduğunu, malzeme bedelinin ait olduğu yıl fiyatlarının değerlendirmeye alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, protez bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayıl Kanun’un 62, 63, 64, 65, 68,69, 72 nci maddeleri, Sağlık Uygulama Tebliği

3. Değerlendirme
1.Davacının 07.05.2005 tarihinde iş kazası geçirdiği, kaza sonucunda kullandığı kol protezinin eskidiği ve kullanılamaz halde olduğu, Başkent Üniversitesi … Hastanesi Başhekimliğinin 16.08.2017 tarihli raporu ile “Hastanın sağ üst ekstremite için dirsek üstü 6 kanallı myoelektronik kontrollü kol protezi kullanmasının uygun olduğuna” dair karar verildiği, davacı tarafından dava dilekçesine eklenen Aris Medikal Protez Uygulama Merkezi San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 10.10.2017 tarihli 41892 sayılı İrsaliyeli faturaya göre, hastanın kullanımı için uygun görülen Sağ üst ekstremite için dirsek üstü 6 kanallı myoelektronik kontrollü kol protezinin 158.617,00 TL olduğu, davacının 20.10.2017 tarihli dilekçesi ile Kuruma başvurarak Başkent Üniversitesi … Hastanesi Başhekimliğinin 16.08.2017 tarihli 11603 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ve reçeteyi sunarak müvekkilinin yaşam standartlarını bir nebze olsun artırmak için bu protezi yaptırması gerektiğini, bu protez için ödeme yapılıp yapılmayacağı hakkında bilgi istediği, davalı Kurumun bu dilekçeye verdiği cevapta; “01.10.2008 tarihinden önce iş kazası veya meslek hastalığı geçiren kişilerin ayakta tedavileri sırasında Sağlık Kurulu Raporu ile öngörülen tıbbi malzeme bedellerinin ödeme işlemlerinde yürürlükte bulunan Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri eki EK-3C, EK-3C-3 ve EK-3C-4 listelerinde yer alan tıbbi malzeme bedelleri ile sınırlı olmak üzere 2013/37 sayılı “Hasta Tarafından Temin Edilen Tıbbi Malzeme Bedellerinin Geri Ödeme İşlemleri” konulu Kurumları Genelgesi hükümleri doğrultusunda işlem yapıldığı”nın bildirildiği, yine Alsancak Sağlık SGM tarafından Mahkemeye verilen cevabi yazıda, her ne kadar sözkonusu protezin SUT eki fiyatları bildirilmiştir.

2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 63. maddesinde, genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri sayılmış; anılan maddenin (f) bendinde Kurum’un, “…sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri…” sağlayacağı, değişik 2. fıkrasında, Kurum, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir. Ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsar. Kurum, bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usul ve esasları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği belirtilmiştir. Anılan Kanunun 64 üncü maddesinin uyuşmazlık konusu dönemdeki düzenlemesine göre; Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetlerinin, vücut bütünlüğünü sağlamak amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına, kazaya, hastalıklara veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda yapılacak sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri; Geleneksel, tamamlayıcı, alternatif tıp uygulamaları ve Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri, yabancı ülke vatandaşlarının, genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik hastalıkları olduğu belirtilmiştir. Aynı şekilde 72. maddesinde 65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu yetkilidir. Komisyon, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilir. Komisyon, 63 üncü madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.

3.Aynı şekilde katılım payı alınması kenar başlıklı 68 inci maddesinde, 63 üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınacak olanlar şunlardır: Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi, Vücut dışı protez ve ortezler, ayakta tedavide sağlanan ilaçlar, kurumca belirlenecek hastalık gruplarına göre yatarak tedavide finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri olduğu, katılım paylarının hesaplanmasında 72 nci maddeye göre tespit edilen sağlık hizmeti tutarları esas alınacağı, katılım paylarının ödenme usûlleri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, 69.maddesinde ise, 68 inci maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişilerinin Sağlık raporu ile belgelendirilmek şartıyla; Kurumca belirlenen kronik hastalıklar ve hayati önemi haiz 68 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sağlık hizmetleri ile organ, doku ve kök hücre; nakli şeklinde belirtilmiştir.

4.Somut olayda, davacının 07.05.2005 tarihinde iş kazası geçirdiği kaza sonucunda sağ kolunun ampute olduğu, Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri eki Ek-3C-2, Ek-3C-3 ve Ek-3C-4 listelerinde yer alan tıbbi malzeme bedelleri ile sınırlı olmak üzere hakkının bulunduğu, talebe konu protez bedelinin Sağlık Uygulama Tebliği eki EK-3/C-5: yer aldığı ve 3713 sayılı Kanıma göre aylık bağlanmış maluller, 5434 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi veya 2330 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlardan 3713 sayılı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle aylık bağlananlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına girmese dahi başkasının yardımı ve desteği olmaksızın yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak derecede malul olan vazife ve harp malulleri için bedeli Kurumca karşılanacak tıbbi malzemeleri kapsadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda sigortalı hastanın tedavisi için uygun ve gerekli görülen tedavi giderinin (protez bedeli) davalı Kurum tarafından sağlanması bir yasal yükümlülük olup ancak bu yasal yükümlülüğe karşın; dava konusu tedavi giderinin denetlenip, faturadaki haliyle ödenecek nitelikte olup olmadığının ve buna bağlı olarak da Kurum tarafından karşılanabilir miktarının belirlenmesi gerekir. Mahkemece, fatura bedelinin denetlenmesine yönelik araştırma sonucuna göre, mali ve teknik bilirkişi marifetiyle rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.