Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6129 E. 2023/6541 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6129
KARAR NO : 2023/6541
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2017/2121 E., 2017/1346 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/137 E., 2017/235 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve feri müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili ile feri müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, 16.08.1986-31.12.1986 tarihler arasında tüm sigorta kollarına tabi konumda Kuruma bildirimi yapılmış olmasına karşın, daha sonra iptal edilen sigortalılık süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunarak, dava konusu dönemde davacının çırak statüsünde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gereğini savunmuştur.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunarak, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile davacınınyargılama sonucunda davacının davalı işveren BMC San. Tic. A.Ş.’ye ait 21158.35 sicil sayılı işyerinde;

– 02.09.1985 – 31.12.1986 tarihleri arasında;

– 1985/3.dönemde 119 gün ve 221.534,00 TL prime esas kazançlı

– 1986/1.dönemde 120 gün ve 220.552,00 TL prime esas kazançlı

– 1986/2.dönemde 120 gün ve 262.404,00 TL prime esas kazançlı

– 1986/3. dönemde 120 gün ve 327.300,00 TL prime esas kazançlı olmak üzere, toplam 479 gün çalıştığı, bu çalışmalarının 506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi anlamında tüm sigorta kollarına tabi çalışma kabul edilmesi gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili süre istinaf dilekçesinde, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde, hak düşürücü süre itirazında bulunarak, gerçek ve fiili çalışmanın ispatlanamadığını, çelişkili tanık beyanlarına dayalı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… davacının çırak olarak çalıştığı “metal işleri- kaynakçılık” meslek dalı, … İlinde 13.03.1979 tarihinden itibaren çıraklık eğitimi kapsamına alınmış ve bu meslek dalında çıraklık süresi 3 yıl olarak belirlenmiş olup; davacının çırak olarak işe alındığı tarihte yürürlükte bulunan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu’nun 16. maddesine göre; reşit olması halinde dahi çıraklık sözleşmesi devam edeceğinden ve davacının çalıştığı metal işleri-kaynakçılık meslek dalında çıraklık süresi 3 yıl olarak tespit edildiğinden; davacının 01.09.1982 tarihinde başladığı 3 yıllık çıraklık eğitimini 31.08.1985 tarihinde tamamladığı ve talep dikkate alınarak 02.09.1985 tarihinden itibaren de tüm sigorta kollarına tabi olarak çalıştırılması gerektiği; tanık anlatımları, işyeri ve Kurum kayıtları gözetilerek düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak kurulan hükme yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi düzenlemesine göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. Yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında; istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı …” gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Kanun 79 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.