Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/613 E. 2023/1059 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/613
KARAR NO : 2023/1059
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/434 E., 2022/2119 K.
FER’Î MÜDAHİL : …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 01.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/374 E., 2020/550 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalıya ait dava dilekçesinde bildirdiği adresteki pastanede 10.02.2018 tarihinden itibaren 01.09.2018 tarihine kadar ve işe girdikten sonraki ilk 4 ay hafta içi her gün 9.00 ve 17.00 arası kalan 3 ay pazar günleri dışında 8.30 vc 16.30 arası işçi olarak çalıştığını, çalıştığı sürenin hiç bir şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini, bunun üzerine de işten ayrıldığını, çalıştığı süre boyunca ücretlerinin bir kısmını elden bir kısmını da banka hesabına düzensiz vc değişik miktarlarda yatırıldığını, ancak çalıştığı süre boyunca Asgari Geçim İndirimi ücretlerinin ve son 15 güne ait ücretinin de işten ayrılması nedeniyle ödenmediğini beyanı ederek; davalıya ait iş yerinde 10.02.2018-01.09.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında hiçbir zaman dilimi içerisinde yazılı veya sözlü iş sözleşmesi yapılması mevzu bahis olmadığını, müvekkilinin, atölye olarak yürüttüğü ve pasta fırını olan işletmesinde davacı yanın hiçbir zaman “işçi” sıfatı ile çalışmadığını, davacı yanın aslen ” … Handmade Rollcakes” adlı dava dışı iş yerinde sabahtan akşama kadar olmak üzere belirli mesai saatlerinde çalıştığını, davacı yanın, ” … Handmade Rollcakes” adlı iş yerindeki çalışma saatleri haricinde pasta yapımı ve süslemesi konusunda kendisini geliştirmek için müvekkiline ait atölyeye geldiğini ve müvekkilinin pasta atölyesindeki üretim çalışmalarına katıldığını, müvekkili ile davacı yan arasındaki herhangi bir iş sözleşmesi mevcut olmadığından ödenmesi gereken bir maaş ile bu maaşa bağlı fer’iler ve/veya müvekkilin “işveren” sıfatı ile davacı adına yapılması gereken bir sigorta bildiriminin söz konusu olmadığını, davacı yan ile müvekkili arasında işçi – işveren ilişkisi söz konusu olmadığından davacıya her ay düzenli olarak bir ücret ödemesi yapılmadığını, müvekkili, davacının kazancı ile ailesine maddi anlamda destek sağladığını bildiğinden ve davacının kendini geliştirmek için dahi olsa bir emek sarf etmiş olması sebebiyle birkaç defaya mahsus olmak üzere emeğinin karşılığı olarak değişik miktarlarda ödeme yaptığını, bu durumun sadece müvekkilinin emeğe saygısı ile iyi niyetini gösterdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 11.09.2014 tarih ve 29116 sayılı Mükerrer Resmi Gazete ’de yayımlanan 6552 sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’ un 64. maddesi ile 30.01.1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7 . maddesine eklenen 4. Fıkrada : “(Ek: 10/9/2014 – 6552/64 md.) Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.” hükmü getirildiğini, müvekkil kurumun SGK Başkanlığı’nın “FER’İ MÜDAHİL” sıfatı ile dava ve duruşmalara katılımı yönünde karar verilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69. maddesinin 1. Fıkrasındaki “Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir.” Hüküm doğrultusunda, yargılama sonunda Fer’i Müdahil olan müvekkil Kurum SGK Başkanlığı aleyhinde hüküm kurulmamasını talep ettiklerini, evvelemirde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, kurum kayıtlarında gözükmeyen çalışmaların yasaya tabi sigortalı çalışmalar olarak kabulü mümkün olmadığını, davacı yanın davasını resmi kayıt ve belgelerle ispatlaması gerektiğini, işe giriş bildirgesi varlığının çalışmanın ispatı olmadığını, fiili çalışmanın ispatı gerektiğini, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusu varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davanın kabulü ile, davacının 10.02.2018 ile 01.09.2018 tarihleri arasında 1385827 sicil nolu işveren bünyesinde hizmeti olduğunu tespitine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili; delillerinin toplanmamış olmakla birlikte davacının iddialarının dahi araştırılmadığını, davacı aslen… Handmade Rollcakes isimli firmada tam zamanlı çalışmakta iken müvekkiline bu davayı yönlendirdiğini, mahkemenin ilgili firmayı araştırmadığı ve yetkili ya da çalışanlarına ulaşarak gerçek fiili durumu tespit etmediğini, delil listesi muhteviyatında görüldüğü üzere tanık bildirildiğini ve fakat tanık ifadesine başvurulmadan dava neticelendirildiğini, davacı tanığına dairara karar dahi oluşturmadan tanığın ifadesi alınmadan müvekkili aleyhine karar verildiğini, Mahkeme tarafından yapılan 05.03.2020 tarihli celsede 2, 3, 4, 6, 7 numaralı ara kararlar dahi yerine getirilmediği, ara kararlardan rücu da edilmediğini, bu minvalde komşu işyeri tanığı ihzar edilmediği, bordro tanığının ifadesine başvurulmadığını, kararın, usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile kaldırılmasına, neticeten davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Feri Müdahil Kurum vekili; yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, salt tanık anlatımları esasa alınamayacağını, çalışmanın varlığı hiç bir duraksamaya mahal vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini, davacının sosyal yardım fonlarından yardım alıp almadığı hususu da araştırılmadan hüküm kurulduğunu, zira davacının sosyal yardım fonlarından yardım alması herhangi bir çalışmasının olmadığının kanıtı olacağından ilgili Kaymakamlığa müzekkere yazılarak bu hususun araştırılması gerektiğini, kararın ortadan kaldırılmak sureti ile davanın reddine karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davanın, davacının 10.02.2018 ile 01.09.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmasının tespiti istemine ilişkin olduğu, kesintisiz çalışmanın sona erdiği 2018 yılından itibaren (5) yıllık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı, banka kayıtlarında davalı işverenin davacıya ücret kapsamında ödemelerinin bulunduğu, dava konusu dönemin tamamında çalışan dinlenen bordro tanığının beyanlarına göre 10.02.2018 ile 01.09.2018 tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz geçen çalışmanın yöntemince kanıtlandığı, dinlenen tanığın davacı çalışmasını doğruladığı, davalı işverenin ücret ödeme belgesi, puantaj ve özlük dosyası sunarak bazı aylarda çalışmanın 30 günden az olduğuna dair savunmasını kanıtlanamadığından çalışmanın ayda 30 gün üzerinden ve asgari ücret ile çalıştığının kabulünün yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı vekilinin ve fer’i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i Müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğu, salt tanık anlatımlarının esasa alınamayacağı, kurum kayıtlarının aksinin ancak eşdeğer kuvvette delillerle ispatlanabileceği, belirtilmiştir.

2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9. maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.