YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6173
KARAR NO : 2023/7529
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2020 E., 2023/598 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/157 E., 2021/169 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.01.1994 tarihinde davalı şirkete ait KTV Kırşehir Televizyonu isimli şirkette televizyonun kuruluş aşamasından başlayarak tv yayın binasının yalıtımının sağlanması açısından duvarların halıfleksle kaplanmasından cihazların kurulması aşaması da dahil olmak üzere çalışmaya başladığını, görev tanımının kameraman olduğunu, 12.12.1996 tarihinde işten ayrıldığını, çalışmalarının akşam 17:00’de başladığını, gece 00:30’da çalışmasının son bulduğunu, kimi zaman da gündüzleri dış çekimlerin yapıldığını, lakabının KTV Hakan olduğunu belirterek 02.01.1994 ile 12.12.1996 tarihleri arasındaki çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitine, sigortalılığının başlangıcının tespitine, sigortalılığının ve işe başlangıcının tespitine, kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın dava zamanaşımı süresi/hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının 02.01.1994-12.12.1996 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmesinin gerçeği yansıtmadığını, işveren kayıtlarında görünmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Fer’i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; kişinin tespitini istediği çalışma sonrasında başkaca çalışmaları olduğu dikkate alındığında kanunun öngördüğü hak düşürücü sürenin sona erdiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “somut olayda davacı 02.01.1994 yılı ile 12.12.1996 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz ve sigortasız olarak çalıştığından sigortalılığının ve işe başlangıcının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, SGK kayıtlarının incelenmesinde davacının sigortalı olarak ilk kaydının 25.12.1999 tarihinde TAB Gıda San. isimli işyerine ilişkin olduğu, davalı işyeri tarafından SGK’ya davacı hakkında herhangi bir bildirgenin verilmediği dolayısıyla davacının hak düşürücü süreden sonra dava açtığı anlaşılmakla davalı işyeri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş ve yine davalı SGK’nın sigortalılığın tespiti davasına feri müdahil olarak katılabileceği ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği,davalı olarak husumet yöneltilemeyeceği” gerekçesi ile davanın Hak Düşürücü Süre nedeniyle reddine; davanın SGK yönünden husumet nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili İstinaf dilekçesinde; Kurumun denetim görevini yerine getirmediğini, çalışmalarının kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hakkında, davalıya ait işyerinden Kuruma verilmiş bir işe giriş bildirgesi ve/veya aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişine rastlanmadığından, davaya konu talep hakkında hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından mahkeme kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davacının istinaf isteminin, istinaf kapsam ve nedenlerine göre 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6552 sayılı Kanun’un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 inci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re’sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya, davalı yanında fer’i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, mahkeme gerekçesinde, davalı Kurum’un sigortalılığın tespiti davasına feri müdahil olarak katılabileceği ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilmiş olmasına karşın aksi kabul ile 09.03.2021 tarihinde açılan davada, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun fer’i müdahil konumunda yer alması gerekirken, karar başlığında davalı konumunda gösterilmesi, vekalet ücretinden sorumlu tutulması ve davalı Kurum hakkında açılan davada husumetten ret kararı verilmesi bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile;
İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığındaki “Davalı …” ibaresinin silinerek yerine “Fer’i Müdahil …” yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “Davanın SGK yönünden husumet nedeniyle reddine,” ibaresinin silinmesine,
Hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan “Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,” ibaresinin yazılmasına,
Hükmün son fıkrasındaki “Dair; davacının, davalı KTV vekilinin ve davalı SGK vekilinin yüzüne karşı, ” ibaresinin silinerek yerine “Dair; davacının, davalı KTV vekilinin ve fer’i müdahil Kurum vekilinin yüzüne karşı, ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.