YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6188
KARAR NO : 2023/6604
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/768 E., 2022/1746 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/117 E., 2020/5 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararın fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, davalı şirket yanında, Mersin Şehirlerarası Otogarında 18.06.2014 tarihnide sigortasız olarak çalışmaya başladığını ve bu şirket bünyesinde çalışmaktayken 30.04.2017 tarihinde iş akdi haksız bir şekilde bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalı taraf işçisi olarak şoför, bilet satış personeli, peron görevlisi vs. olarak çalıştığını, davalı taraf Mersin Şehirlerarası Otogarında daha önce 13 numaralı peronda iken şuan 3 numaralı peronda faaliyet gösterdiğini, Kontur, Turay ve Elazığlılar firmalarının bilet satış ve servis işlemlerini yaptığını, müvekkilinin 18.06.2014 – 30.04.2017 tarihleri arası çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili, davacının Kurum kayıtlarında yer almayan çalışma iddiasını aynı değerde yazılı delille ispatının gerektiğini, ayrıca bu gibi hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve bu nedenle de özel bir duyarlılık ve önemle yürütülmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının, müvekkiline bağlı bir çalışan olmadığını, otogarda yolcu yönlendirip komisyon alan bir kişi olduğunu, müvekkiline yönlendirdiği kişilerin komisyonunu peşin olarak aldığını, müvekkilinin davacının getirdiği müşteri başına davacıya komisyon verdiğini, bilindiği üzere davacı gibi birçok kişi otobüs firmaları ile anlaşıp bu firmalara müşteri getirip müşteri başına da komisyon aldığını, davacının müvekkili nezdindeki çalışması da bu minvalde olduğunu, bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Kurum kayıtları, dinlenen davacı ve bordro tanıkları ile tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait Mersin Şehirlerarası Otogarındaki yazıhanesinde bilet satış personeli, peron görevlisi ve şoför olarak sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne, davacının davalıya ait işyerinde 18.06.2014 – 30.04.2017 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili, sigortasız geçen hizmetlerin tespiti amacıyla açılan davalarda, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda inceleme yapılıp, çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken, çelişkilerle dolu olan ve doğruluğu da bulunmayan tanık ifadelerine göre davacının davalı yanında çalıştığını kabul etmek kamu düzenine ve hukuka aykırı olduğunu beyanla usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, mahkeme kararında her ne kadar davacının davalıya ait Mersin Şehirlerarası Otogarındaki yazıhanesinde bilet satış personeli, peron görevlisi ve şoför olarak çalıştığından bahsedilmiş ise de işbu beyan hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkeme tarafından dinlenen davacı tanıkları …, …, bordro tanıklarından … ve … davacının bilet satış personeli olarak çalıştığını açıkça beyan ettiklerini, buna rağmen mahkemenin hayatın olağan akışına aykırı bir gerekçe ile davayı kabul etmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; somut olayda, mahkemece dinlenen davacı tanıklarının ve bordro tanıklarının beyanlarının tespitini istediği döneme ilişkin çalışma olgusunun ispata yeterli olduğu, ayrıca davacı tarafından tespiti istenen dönemde yazıhaneden kesilen bilet satışlarının bulunduğu, bu hali ile mahkemece verilen kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla ve tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum ve davalı vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 18.06.2014-30.04.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde fer’i müdahil Kurum ve davalı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.