Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6254 E. 2023/6581 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6254
KARAR NO : 2023/6581
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Derik Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı şirket vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.12.1987- 29.06.1992 tarihleri arasında Mardin ili, Derik İlçesi, Dumluca barajında davalı şirkette operatör, araç bekçisi olarak çalışmasına rağmen bir kısım çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, çalışmalarının kesintisiz olduğunu, davalı işverene karşı açılan çok sayıda emsal dosyanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini belirterek, müvekkilinin davalı işveren tarafından eksik bildirilen çalışmaların tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, çalışmalarının Kuruma bildirildiğini, davacının iddiasının haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer’i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Kanun gereğince hizmet tespiti davalarında Kurumun sıfatının feri müdahil olduğunu, davanın beş yıllık düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, mahkemece resen gerçek çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davacı sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi kuruma verildiğinden hak düşürücü sürenin sözkonusu olmadığı, karar kaldırma ilamındaki eksiklikler de ikmal edilerek yeteri kadar kamu tanığının da dinlendiği anlaşıldığından, davacının talebi ile bağlı kalınarak davacının 01.12.1987-29.06.1992 tarihleri arasında 4 4221 01 01 0006883 047 03-76 000 001 sicil nolu…İnşaat Ltd. Şirketi isimli işyerinde kesintisiz ve sürekli olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, yatırılmayan sigorta primlerinin davalı şirket tarafından ödenmesine ilişkin talebin işbu davanın tespit davası olduğu ve eda hükmü içermeyeceği nazara alınarak reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, mahkemece eylemli çalışma olgusunun yeteri kadar araştırılmadığını, husumetli ve akraba olan tanık beyanlarının mahkemece gerekçeye esas alındığını belirterek, kararı istinaf etmiştir.
2.Fer’i Müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar başlığında ihbar olunan olarak gözüktüklerini, yasa gereği davadaki sıfatlarının fer’i müdahillik olduğunu, davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, baraj inşaatının mevsimlik iş olmasına rağmen kesintisiz kabul edilmesinin hatalı olduğunu, Kurumun kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından, davacı adına davalı tarafından düzenlenen 01.12.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu, kuruma bildirilen hizmetinin bulunmadığı, nizalı dönemde başka yerden bildirilmiş hizmetinin bulunmadığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 27.05.2019 tarihli yazısında Dumluca Baraj İnşaatının 26.09.1992 tarihinde teslim edildiğinin belirtildiği ve bordro tanıklarının dinlenildiği, özellikle tanık …’ın aynı davalıya karşı açtığı hizmet tespitine ilişkin davalarının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği ve davacı ile aynı dönem çalıştıkları gözönüne alındığında, davacının nizalı dönemde kesintisiz çalıştığı anlaşılmış olup, işe giriş bildirgesi verilmiş olması nedeni ile talep edilen dönemin hak düşürücü süreye uğramayacağı değerlendirilmiş, dava tarihi itibari ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davadaki sıfatının feri müdahil olduğu dikkate alındığında lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde görülmüş olup, davacının davalı işyerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığına dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Fer’i Müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.