Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6260 E. 2023/6222 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6260
KARAR NO : 2023/6222
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/413 E., 2023/153 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili ile feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işveren yanında 01.10.2010 ve 16.03.2016 tarihleri arasında fiili çalışmasının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarında doğruluk payının olmadığını, davacının müvekkilinin yanında fiili bir çalışmasının hiçbir zaman olmadığını, bu nedenle herhangi bir talebinin de olamayacağını, husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, görev yönünden de itirazlarının olduğunu, iş bu davada görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının davasını hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığını, bu durumun mahkemece re’sen dikkate alınması gerekli hususlardan olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu, davalının villasındaki işleri ailesi ile birlikte yaptığını, yoğun dönemlerde de günü birlikçi temizlikçi getirdiğini, daimi bir çalışana ihtiyacının olmadığını, davacının müvekkilinin yanında belirttiği şekilde hiçbir zaman çalışmadığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Fer-i müdahil … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava için 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, işbu davada yetkili mahkemenin … İş Mahkemeleri olduğunu, davacının söz konusu tarihlerde iş yerinde fiilen çalıştığına dair herhangi bir bilgi veya belgenin tespit edilemediğini, davacının davasını ıspatlaması için yazılı deliller sunması gerektiğini belirterek, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2018 tarihli ve 2016/489 Esas, 2018/212 Karar sayılı kararıyla;
Davanın reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinafı üzerine;
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi’nin 08.01.2020 tarihli ve 2018/1957 Esas, 2020/25 Karar sayılı kararıyla;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarihli 2020/4916 Esas, 2021/7503

Karar sayılı Bozma ilamında;
Eldeki davada, Mahkemece; tanık beyanları esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu,
Mahkemece resen araştırma ilkesi doğrultusunda, tarafların gösterdiği tanıklar ile yetinilmeyerek, emniyet, muhtarlık, zabıta vasıtasıyla davalı villaya komşu villa-apartmanlarda kapıcı, bekçi olarak çalışan kişiler veya komşu villa-sitelerin güvenlik görevlileri tespit edilerek ifadelerine başvurulmalı, sitede yaşayan villa sahipleri ile varsa bu evlerde çalışan sigortalılar, ile davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki civar villa-apartmanlarda uzun yıllar oturan komşular ya da villaya yakın yerde market, bakkal, berber gibi işyerlerinin sahipleri ile kayıtlara geçmiş çalışanları araştırılarak beyanları alınmalı, öte yandan; Mahkemece dinlenen tanıklardan …’ın mahkeme huzurunda vermiş olduğu ifadesinde “davalının villada köpeklerinin olduğunu ve bunlara başka bir köyden av meraklısı arkadaşı …’ın gelip baktığını biliyorum” şeklindeki beyanı da gözetilerek ismi geçen …’ın tanık sıfatıyla beyanına başvurulmalı, yine dinlenen tanık beyanlarından villanın temizliğinin davacı tarafından yapılmadığının beyan edilmesi karşısında, villaya temizlik için gelen kişiler tespit edilip tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, villanın bekçisinin olup olmadığı ve bekçi dışında ayrı bir dış güvenliği olup olmadığı araştırılmalı, villanın bekçi bulundurma ihtiyacı olup olmadığı ve bahçe işlerini yürütmek için elemana ihtiyaç bulunup bulunmadığı gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle belirlenmeli, villanın durumu ve ihtiyaçları belirlenmeli, iş bu keşifte davacının kaldığı iddia edilen yere de bakılmak suretiyle bir kanaat edinilmeli ve tüm bu deliller bir arada değerlendirilerek gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya ait villanın bulunduğu alanın bahçe kapısı anahtarının davacıda bulunması, davalıya ait villanın bulunduğu alandaki yaşam alanlarından birinde davacının uzun dönem (2010-2016 yılları arası) barınması, davalının, Kadıllı Mahallesindeki villada köpeklerinin olmasına karşın sürekli olarak bu adreste ikamet etmemesinin köpeklere bakacak bir kişiye ihtiyacı zorunlu hale getirmesi, 02.11.2022 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrasında tanzim olunan keşif zaptında “… Evin etrafının yeşillik ve ağaçlarla kaplı olduğu anlaşıldı …” şeklindeki tespite göre yeşillik ve ağaçların bakımı için emek gücüne gereksinim duyulması, mahalle muhtarı başta olmak üzere bazı tanıkların davacının davalı yanında bahçıvan olarak çalıştığını beyan etmeleri, mahalle muhtarının mahkemedeki ifadesinde davalı adına herhangi bir evrak geldiğinde davacının evrakı muhtarlığa almaya geldiğini ifade etmesi, değerlendirildiğinde, davacının 01.10.2010 ile 16.03.2016 tarihleri arasında davalı yanında hizmet sözleşmesi ile fiili çalışmasının bulunduğu kabul edilerek;
Davanın kabulü ile
Davacının 01.10.2010 ile 16.03.2016 tarihlerinde davalı … yanında fiilen çalıştığının kabulü ile bu döneme ait hizmet sürelerinin tespitine, kararın kesinleşmesinden sonra fer’i müdahil SGK kayıtlarının tespit edilen hizmet sürelerine göre düzeltilmesine,
karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, tanık beyanlarının yeterli olmadığını ve eylemli çalışmanın ispatlanamadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

Fer’i müdahil kurum vekili, tanık beyanlarının yeterli olmadığını ve yazılı delil gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işveren yanında 01.10.2010 ve 16.03.2016 tarihleri arasında fiili çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekili ile fer’i müdahil kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.