YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6288
KARAR NO : 2023/6748
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/324 E., 2023/527 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/29 E., 2022/472 K.
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işveren yanında Divanpark Konutları inşaat sahasında çalışırken 01.01.2014 tarihinde yüksekten düşmek suretiyle iş kazası sonucu yaralandığını, davacının yine 27.05.2014 tarihinde davalı işveren yanında çalışırken yük boşaltılan kamyonun kapağının üzerine düşmesi nedeniyle geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını, davacının şu an sakat olduğunu, kaza nedeniyle mağdur olup uzun süre işinden gücünden ayrı kaldığını ve bakıma muhtaç halde yaşadığını, tedavisinin uzun sürdüğünü ve bu sırada SGK tarafından karşılanmayan masraflar yapmak zorunda kaldığını, 01.01.2014 tarihli kaza ile ilgili … 1. İş Mahkemesinin 2018/811 E. sayılı dava dosyasında, 27.05.2014 tarihli kaza ile ilgili … 2. İş Mahkemesinin 2017/189 E. sayılı dava dosyasında maddi ve manevi zararların tazmini için dava açıldığını, davalı kuruma yapılan müracaat sonucu yapılan tahkikat neticesinde olayın iş kazası olduğu ancak maluliyetinin olmadığına ve sürekli gelir bağlanmasına gerek olmadığına karar verildiğini ileri sürerek, davacının sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum sigortalısı …’in, 27.05.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına ilişkin olarak Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından SID oranının %0 olduğuna, yardıma muhtaç olmadığına ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiğini, sigortalı vekili Av. …….’in 24.10.2019 tarih 1343237 sayılı itiraz dilekçesine istinaden dosyanın Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderildiği ve oranda değişiklik olmadığına karar verildiğini, …’in Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden almış olduğu heyet raporuna istinaden Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 27.11.2017 tarihli 7241 sayılı karara istinaden SID oranın %0 olduğuna, yardıma muhtaç olmadığına ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Seha İnş. Müh. Mad. Tur. San. ve Tic. A.Ş. vekili, her ne kadar davacının işbu davayı davalı şirkete yöneltmiş ise de; davacının, diğer davalı Doğancı Yapı San. Tic. Ltd. Şirketi’ne bağlı bir çalışan olduğunu, iş hukukundan kaynaklı tüm hak ve taleplerini ve dolayısıyla işbu dava ile ileri sürdüğü tazminat talebini diğer davalı şirkete yöneltmesi gerektiğini, davalı şirket ve diğer davalı Doğancı Yapı San. Tic. Ltd. Şti. arasında yazılı taşeron sözleşmesi olduğunu, Doğancı Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’nin söz konusu sözleşme ile … ili ….. 37506 Ada 2 Parsel ve 37507 ada 4 parselde 576 konut, altyapı ve çevre düzenlemesi inşaat işinin tünel kalıp, prekast ve beton işçiliği işini üstlendiği, Doğancı Yapı’nın kendisine bağlı tüm personelin iş sağlığı ve iş güvenliği noktasında yükümlülüklerine uymakla ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu, diğer davalının bir ihmali varsa da şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça … 1. İş Mahkemesi’nin 2018/811 E. sayılı dosyasında verilen iki haftalık kesin sürede dava açılmamış olması nedeniyle kesin süre gereği davacının SGK’ca belirlenen maluliyet oranını kabul etmiş sayıldığını, SGK’ca belirlenen maluliyet oranının kabul edilmiş sayılmasına binaen işbu davanın konusuz kalması nedeniyle reddine, davanın davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Doğancı Yapı San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davacı tarafın davalı şirket bünyesinde çalıştığı süre zarfında 01.01.2014 tarihinde meydana gelen kazada yüksekten düşme neticesinde yaralandığını, yaşanan bu kazanın hemen akabinde hastanede tedavisi tamamlandıktan ve tamamen iyileştikten sonra yani yaklaşık 1-2 aylık süre zarfında işine geri döndüğünü ve herhangi bir rahatsızlık duymadan çalışmaya devam ettiğini, çalışmaya başladıktan kısa bir süre sonra ise çalıştığı şantiyede kule vinç ile boş plastik kutu taşınırken plastik kutunun üstüne düşmesi neticesinde vücudunda herhangi bir yara izi olmaksızın hafif derecede yaralandığını, yaşanan ikinci kazanın hemen akabinde aynı gün kazanın üzerinden yaklaşık 2 saat bile geçmeden tekrar çalışmaya başladığını ve sonrasında yaklaşık 1 yıl daha davalı şirket bünyesinde hiçbir maluliyet hali bulunmaksızın çalışmaya devam ettiğini, SGK ve YSK raporlarından ve daha öncesinde Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen raporlarından da anlaşılacağı üzere davacıda davaya konu ettiği iş kazalarından kaynaklı maluliyet halinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, Sosyal Güvenlik Kurumu … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 21.11.2017 tarih ve 07241 sayılı Karar nolu rapor içeriğinde göre; 27.05.2014 tarihli iş kazası sonucunda sürekli iş göremezlik derecesinin ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının %0 (sıfır) olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 08.07.2020 tarih ve 20204200276 sayılı Karar nolu rapor içeriğinde göre; 01.01.2014 tarihli iş kazası sonucunda sürekli iş göremezlik derecesinin ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının %0 (sıfır) olduğu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 25.02.2019 tarih, 2019/3355 karar sayılı raporunda; sigortalının 27.05.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle ortaya çıkan arızaları Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirildiğinde maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 15.03.2021 tarih, 2021/4514 karar sayılı raporunda; sigortalının 27.05.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle ortaya çıkan arızaları Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirildiğinde maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği ilişkin kararının yerinde olduğuna, 01.01.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle ortaya çıkan arızaları Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirildiğinde maluliyetinin gerekmediğine, birleştirme kaydıyla %0 maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği, itiraz üzerine dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş olup, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 26.09.2022 tarih ve 19379 sayılı raporu ile; …’in 01.01.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası ile illiyetli yaralanması, olay tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 08.07.2020 tarih ve 20204200276 karar sayılı raporunda; çalışır tarihi olarak bildirilen 02.04.2014 tarihinden itibaren meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, Geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden 02.04/2014 tarihine kadar geçen süre olduğu, 27.05.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası ile illiyetli yaralanması, olay tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 21.11.2017 tarih 07241 karar sayılı raporunda; çalışır tarihi olarak bildirilen 19.07.2014 tarihinden itibaren meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, Geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden 19.07.2014 tarihine kadar geçen süre olduğu, 01.01.2014 ve 27.05.2014 tarihli iş kazaları müştereken değerlendirildiğinde; meslekte kazanma gücü kaybı oranının birlikte %0 (yüzdesıfır) olduğu, bu bağlamda SGK Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporları arasında herhangi bir çelişkinin bulunmadığı ve davalı Kurumca davacının maluliyetinin %0 olarak tespitine ilişkin kurum işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporların hatalı olduğunu ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacının geçici iş göremezlik süresinde özellikle çelişki olduğunu, farklı sürelerin tespit edildiğini, aynı işveren yanında iki kez yakın tarihlerde iş kazası geçiren davacının psikolojik durumu ile ilgili değerlendirme yapılmadığını, davacıda bu kazalar nedeniyle anksiyete geliştiğini, mahkemece Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılması gerektiğini, hükme esas alınan ATK raporunun, dosyadaki Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 28.05.2019 tarihli 24066 sayılı ilk kaza ile ilgili raporla, raporun sonuç kısmı ile iyileşme süresi ve bakıcı yönünden çeliştiğini, itirazlarına itibar edilmediğini, davacının omurgasında meydana gelen kırıkların hayatını olumsuz etkilediğini, sürekli sırt ağrısı çektiği gibi sırtında batma olduğunı, davacının rapora da yansıyan Meram Tıp Fakültesinden alınan raporunda “orta ve alt torakal vertebalarda osteoartrozik değişikler izlendiğinin, torakal 8-9 seviyesinde dura ve korda bası yapan disk patalojisi izlendiğinin” tespit edildiğini, omurda kireçlenme ve sinirlere ve özelikle sırt ipliğine ve omur dış yüzeyine baskı olduğunu, bu durumun davacının çalışmasını olumsuz etkilediğini ve çalışmasını zorlaştırdığını, inşaat işçisi olduğu için de bu durumda diğer çalışanlara göre daha fazla efor sarf etmek zorunda kaldığı gibi çabucak yorulmasına da neden olduğunu, bunun yanında omurgasındaki kırıklar nedeniyle oluşan bel fıtığı olduğunu, bu nedenle sürekli sakat olmadığı yönündeki tespitin yanlış olduğunu, maluliyete ilişkin alınacak raporların olay tarihine göre; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ila 31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ile 31.05.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra ise, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, ancak raporların olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelikler dikkate alınmadan kaleme alındığını, mahkemece yapılacak işin SGK’dan davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranına ilişkin kurum sağlık kurulu raporuna itiraz edip etmediği, itiraz etmiş ise sonucunun beklenmesi, SS.Yüksek Sağlık Kurulu raporuna da itiraz halinde veya raporun kurum raporu ile çelişmesi durumunda Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu ve itiraz halinde İkinci Üst Kuruldan rapor alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan istinaf incelemesi sonucunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, SGK Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporları arasında herhangi bir çelişkinin bulunmadığı ve davalı Kurumca davacının maluliyetinin %0 olarak tespitine ilişkin kurum işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde çalışırken geçirdiği iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 18 inci ve 95 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.