Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6314 E. 2023/7531 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6314
KARAR NO : 2023/7531
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1584 E., 2022/1559 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Merzifon 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/251 E., 2021/442 K.

Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1997 tarihinde, metallerin makinede işlenmesi faaliyet konusu ile işletmecisi olarak ….., ili, ….., ilçesinde …..,sanayi sitesi 6. Blok no:7/1 …..,/…… adresinde faaliyet gösteren 1997 de mesleki faaliyetine başladığını, söz konusu faaliyetini 01.10.1997 ile 01.10.2005 tarihleri arasında da sürdürdüğünü, müvekkilinin halihazırda hala daha bu işle uğraştığını, şuanda faal bir şekilde çalışmakta olmasına rağmen 01.10.1997 ile 01.10.2005 tarihleri arasında çalışma süreleri olarak Bağ-Kur’da var olması gereken kayıtların bulunmadığını tesadüfen öğrendiğini, müvekkilinin bu tarihler arasında Bağ-Kur’lu olduğunun tespit edilip aradaki borçlanmayı ödeyerek emekli olmak istediğini, müvekkilinin çalıştığı süreler olarak tespiti istenen 01.10.1997 ile 01.10.2005 tarihleri arasında mesleki faaliyeti sürdürmeye devam ederek mükellef olduğu vergilerini düzenli olarak ödediğini beyanla müvekkilinin çalıştığı süreler olarak belirtmiş oldukları 01.10.1997 ile 01.10.2005 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 02.08.2003 tarihli Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanun’un 4956 sayılı Kanun’la yürürlüğe giren geçici 18 inci maddesine göre “Bu Kanun’a göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden başlar. Ancak, bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 01.09.1987-10.02.1993 tarihleri arasındaki Vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla, bu sürerler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” Hükmünün amir olduğunu, 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların, 5510 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesine göre 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine tabi tarımsal faaliyette bulunan sigortalılar hariç, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde, 1479 sayılı Kanun gereğince 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanların sigortalılıkları 01.10.2008 tarihinden itibaren başlatılacağını, davacının; Merzifon Vergi Dairesinde 01.10.1997-31.12.1998 tarihleri arasında kaydının bulunduğunu, bu mükellefiyet süresini, Kanun’un belirlediği süre içinde Kuruma bildirmediğini, ilgilinin tekrar 01.04.2001 tarihinde Metal işinden dolayı yeniden Vergi mükellefi olduğu ve Kurumca 22.04.2002 tarih, 28096 sayılı evrak kayıt numarası ile resen tescilinin 01.04.2001 tarihi itibariyle Kanun gereği yapıldığını, 01.10.1997-31.03.2001 tarihleri arasının belirtilen hüküm gereğince 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanılan delillere, davacının 01.10.1997 ile 01.10.2005 tarihleri arasında kendi iş yerinde “Materyallerin makinede işlenmesi” alanında çalışıldığı iddia olunmuş ise de; davacının; Merzifon Vergi Dairesinde 01.10.1997-31.12.1998 tarihleri arasında kaydının bulunduğu, bu mükellefiyet süresini Kanunun belirlediği süre içinde Kuruma bildirmediği, ilgilinin tekrar 01.04.2001 tarihinde Metal işinden dolayı yeniden Vergi mükellefi olduğu ve Kurumca 22.04.2002 tarih, 28096 sayılı evrak kayıt numarası ile resen tescilinin 01.04.2001 tarihi itibariyle kanun gereği yapıldığı, davanın 22.09.2020 tarihinde açıldığı, davacının zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu 01.10.1997-31.03.2001 tarihleri arası dönem ile ilgili 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 inci maddesinde ve 5510 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesinde belirtilen sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yönünde herhangi bir talebi bulunmadığı ve davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil kaydının olmadığı ve prim ödemesine rastlanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının 01.10.1995-01.10.2005 yılları arasında esnaflık mesleği yaptığını vergi mükkellefi olup vergilerini düzenli olarak ödediğini, davanın altı aylık süre içerisinde kuruma başvuru yapılmaması sebebi ile reddinin hatalı olduğunu, davacının belirtilen tarihleri arasında Bağ-Kur’lu olmadığını bilmediğini, öğrendiği zamanda da dava açtığını davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “somut olayda, davacının 01.10.1997-31.12.1998 tarihleri arasında vergi kaydının olduğu anlaşılmakla birlikte davacının zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu dönemde, 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 inci maddesinde ve 5510 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesinde belirtilen sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yönünde herhangi bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla dava konusu dönem yönünden Mahkemece verilen red kararı isabetlidir.” gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un 24, 25 inci ve Geçici 18 inci maddeleri

2.1479 sayılı Kanun’un Geçici 18 inci maddesinde; bu Kanun’a göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanun’a göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 – 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.

4956 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı yasa ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 18 inci maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Kanun kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20.04.1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22.03.1985 tarihinden itibaren de vergi, esnaf sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler.

Aynı şekilde, 5510 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş; aynı maddede, Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanlara, 04.10.2000 – 01.10.2008 tarihleri arasında vergiye kayıtlı oldukları süreyi borçlanma imkanı getirmiştir.

Geçici 8 inci maddesinde belirtilen “yazılı başvuru” şartı, şekil şartı olmayıp; sigortalının, 01.10.2008 tarihi öncesi döneme ilişkin vergiye kayıtlı olduğu süreyi, Kanun’da belirtilen 6 aylık sürede, Kurum’a başvurarak veya borçlanmaya ilişkin prim ödeyerek, borçlanma iradesini ortaya koyması, yasadan yararlanmak için yeterli sayılmalıdır. Anılan Kanun da belirtilen 6 aylık sürenin geçmesinden sonra, 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin sürenin, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

3. Değerlendirme
Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile Dairemiz geri çevirme sonrası gönderilen Bağ-Kur sicil dosyasının incelenmesinde; davacının 22.04.2002 tarihli Kuruma intikal eden giriş bildirgesi ile resen tescilinin 01.04.2001 tarihi itibariyle yapıldığı ve Bağ-Kur kapsamındaki devam eden tescilinin bulunması nedeniyle esasa girilip karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile hüküm kurulması bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.