YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6335
KARAR NO : 2023/6261
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1059 E., 2022/1135 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/175 E., 2019/462 K.
Taraflar arasındaki (ek) rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, Kurumları sigortalılarından Yakup Az’ın 31.07.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna düşmesi nedeniyle kurum zararının tahsilini teminen Anadolu 14. İş mahkemesinin 2015/108 esas sayılı dosyası ile açtıkları davada verilen 2018/372 karar sayılı dosyası Yargıtaydan onanarak kesinleştiğini, mezkur dosyada davalının %80 kusurlu olduğu ve hükme esas alınan 29.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre 205.075,26 TL ilk peşyin sermaye değerli gelir 6.669,33 TL geçici iş göremezlik geliri ve 3.478,62 TL olmak üzere toplam 215.223,21 TL kurumun talep edebileceği maddi zarar olarak tespit edildiğini, Anadolu 14. İş mahkemesinin 2015/108 E. 2018/372 K.sayılı dosyası ile hüküm altına alınan 21.939,58 TL ilk peşin sermaye değerli gelir 833,66 TL geçici iş göremezlik geliri ve 434,82 TL hastane masrafının tenzili ile bakiye kurum alacağının, 183.135,68 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi 25.08.2009 tarihinden, 5.835,67 TL geçici iş göremezlik geliri ve 3.043,80 TL hastane masrafının sarf ve tediye tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı kurum tarafından belirsiz alacak davası olarak davanın açıldığını, davacı tarafından talep edilen kurum zararının tutarı dava dilekçesinde açıkça belirtildiğini, dolayısıyla talep edilen kurum zararı belirlenebilir nitelikte alacak olup, huzurunuzdaki işbu davanın 6100 sayılı HMK’nın 107/1 inci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasında hukuki yarar bulmadığını, davacının alacak iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep etmiş olduğu alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, bu itibarla davacının kurum zararının tahsili taleplerine karşı müvekkil şirket adına zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2015/108 Esas sayılı kesinleşen dosyasında yapılan yargılama neticesinde mahkemece davacının rücu alacağı olarak talep edebileceği miktarlar PSD+SYZ için 205.075,26 TL, geçici iş göremezlik için 6.669,33 TL ve tedavi masrafı için 3.478,62 TL olmak üzere toplam 215.223,21 TL iken, 09.09.2014 tarihli Yargıtay bozma ilamı kapsamı ve davacının 22.10.2009 tarihli ilk ıslah dilekçesindeki talep ettiği miktarlar dikkate alınarak Mahkemece 21.959,58 TL ilk peşin sermaye değerli gelir, 833,66 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 434,82 TL hastane gideri olmak üzere toplam 23.208,06 TL’nin hüküm altına alınmış olduğu, davacının ilk peşin sermaye değeri yönünden(205.075,26 TL-21.959,58 TL=) 183.135,68 TL bakiye alacağının olduğu, her ne kadar davacı bakiye geçici iş göremezlik ödemesi için 5.835,67 TL ve tedavi gideri için 3.043,80 TL talep etmişse de davalı vekilinin süresinde zamanaşımı defiini ileri sürdüğü, ilk davanın kısmi dava olarak açıldığı ve ıslah ile birlikte 833,66 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 434,82 TL hastane giderinin talep edilmiş olduğu, bu alacak kalemleri yönünden eldeki dava ile ileri sürülen bakiye miktarlar için ise 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle gerçekleşmiş olduğu, PSD’nin onay tarihinin 25.08.2009 tarihi olduğu dikkate alındığında PSD yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Kurum vekili; davalı tarafın zamanaşımı def’ini yasal süresinde ileri sürmediğini, ek dava olup asıl davanın Yargıtay onaması ile kesinleştiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı şirket vekili; davacı Kurum taleplerinin tamamının zamanaşımı itirazı doğrultusunda reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu, işçinin tam kusuru neticesinde gerçekleşen iş kazasında işveren açısından sorumluluk illiyet bağı kesildiğinden davanın reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, iş güvenliği tedbirlerinin alındığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın; (ek) rücuan tazminat istemine ilişkin olduğu, … 14. İş Mahkemesinin 20.03.2018 tarih ve 2015/108 E. 2018/372 K.sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davacı Kurumun davalı işyerinde çalışan Yakup Az isimli sigortalının 31.07.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu oluşan % 100 sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 177.680,94 TL peşin sermaye değerli gelir ve 867,82 TL sosyal yardım zammı, 8.366,66 TL geçici iş görememezlik ödemesi ve 4.348,27 TL tedavi masrafı nedeniyle toplam 191.233,69 TL Kurum zararınden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.387,02 TL zararın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği; 22.10.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile gelir değişikliği kararı nedeni ile artış meydana geldiği ve aylığa ilave edildiğinden Kurum zararından toplam 191.233,69 TL’den gelir değişikliği kararı ile 275,373,39 TL peşin sermayeli gelir, 885,15 TL sosyal yardım zammı olarak değiştirildiğinden, dava dilekçesi ile talep edilen 18.387,02 TL’nin ıslah edilmek sureti ile 23.208,06 TL’ye yükseltildiğini belirterek tahsilini istediği; mahkemece iş kazasının meydana gelmesinde Akdeniz İnşaat Anonim Şirketi’nin %80, Kurum sigortalısı Yakup Az’ın %20 oranında kusurlu oldukları kabul edilerek, davacının davasının kabulü ile 23.208,06 TL rücu alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kabul edilen kısmın 21.939,58 TL’sine 25.08.2009, 833,66 TL geçici iş göremezlik ödeneği için ödeme tarihi 11.10.2007 tarihinden itibaren, 434,82 TL tedavi giderinin ise 26.09.2007 – 05.02.2009 sarf tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verildiği; kararın 17.12.2018 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği;
Sigortalının % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı ve yapılan itirazlar sonucunda başkasının yardıma muhtaç olduğunun belirlenmesi sonucunda bağlanan gelirin değiştiği, bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 17.01.2015 havale tarihli tabloya göre 255.476,25 + 867,82 TL SYZ dahil 256.344,07 TL olduğu, 01.08.2006 – 10.10.2007 tarihleri arasında 8.336,66 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, 26.09.2007 – 05.02.2009 tarihleri arasında 4.348,27 TL tedavi gideri yapıldığı; % 80 kusur oranına göre Kurumun gelir bakımından alacağının 205.075,26 TL olduğu ve ilk dava ile hüküm altına alınan miktarın (21.939,58 TL) mahsubu ile bakiye alacağın 183.135,68 TL olduğu; iş kazasının 31.06.2006 günü olduğu, ilk davanın 20.05.2009 günü açıldığı ve II. ıslah dilekçesinin 17.09.2012 günü sunulduğu, 174.808,48 TL gelir ve 708,12 TL SYZ, 6.669,33 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 3.478,62 TL tedavi giderinin tahsilini talep ettiği; mahkemece 20.09.2012 tarihli kararda ikinci kez ıslaha değer verilmeyerek hüküm kurulduğu ve 09.09.2014 tarihli Yargıtay kararı ile başka yönlerden bozma kararı verilmiş ise de kararın ıslah bakımından bozulmadığı; böylece ilk dava ile toplam 23.208,06 TL’nin istendiği ve aynen hüküm altına alındığı; gelirin onay tarihinin 25.08.2009 olması nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 18.03.2019 günü eldeki davanın açıldığı ancak 01.08.2006 – 10.10.2007 tarihleri arasında geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, 26.09.2007 – 05.02.2009 tarihleri arasında tedavi gideri yapıldığı ve dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla; istinaf sebepleri de (HMK m.355) gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre, yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı Kurum vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, (ek) rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 506 sayılı Kanun’un 26 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün temyiz dilekçesinin içeriğine göre yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.