YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6378
KARAR NO : 2023/7169
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1206 E., 2023/326 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/404 E., 2021/52 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin 20.04.2007 tarihinde kendi şirketinden başlayan 4/a sigortalılığının kesintisiz olarak 06.05.2009 tarihine kadar kesintisiz olarak devam ettiğini, davalı Kurumun kendi şirketinden yapılan 4/a bildirimlerini iptal ederek bu sürelerde 4/b sigortalılığı olarak tescil ettiğini, müvekkilinin baskın sigortalılığının 4/a sigortalılığı olduğunu, davalı Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 17.05.2019 tarihli tahsis talebinin reddi üzerine 4/b prim borcu olarak 22.389,84 TL ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, yapılan ödemenin ihtirazı kayıt ile yapıldığını ileri sürerek 20.04.2007-06.05.2009 tarihleri arası 4/a sigortalısı sayılmasına, yapılan 22.389,84 TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve yasalara aykırı bir işlem bulunmadığını, müvekkili kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “uyuşmazlık davacının kurucu ortağı olduğu şirketten yapılan 4/1-a kapsamındaki hizmet bildirimine itibar edilip edilmeyeceği hususundan kaynaklanmaktadır. Yapılan bildirimin davacının şirket ortağı olduğu tarihten sonra yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının içinde bulunduğu durumda çakışan sigortalılıktan söz edilemez mevcut olayda uyuşmazlık kendi şirket ortaklığından dolayı hangi statüye göre sigortalılığına itibar edileceği hususundan kaynaklanmaktadır. Esasen davacı limited şirket ortağı olarak yer aldığı dönemde 1479 sayılı yasa kapsamında ilgili yasanın amir hükümlerine göre sigortalı sayılmalıdır. Bu kapsam da 1479 sayılı yasaya göre zorunlu bağkur sigortalılığı konumunda olan davacının yasa hükümlerinin aksine 4/1-a kapsamında sigortalı olarak sayılması söz konusu olamaz. Kurumun geçmişte yasa hükümlerinin aksine bir kısım genelgelerle bu yönde hak tanımış olması davacı yönünden kazanılmış bir sigortalılık hakkı doğurmayacaktır. Bu kapsamda kurumun zorunlu bağkur sigortalılığın tescili, 4/1-a kapsamındaki sigortalılığın iptali, iptal edilen sigortalılık dolayısıyla ortaya çıkan primlerin aktarılması ve karşılanmayan sigortalılık süreleri yönünden prim tahakkuku işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hizmet süresi boyunca 4(a)’ya tabi bir çalışan olup, 04.11.1991-26.08.2019 tarihleri arasında 5.525 prim ödeme gün sayısı bulunduğu, davacının 4 (a)’ya tabi hizmetleri ile 19.06.2019 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı koşullarım gerçekleştirmişse de Kurum, müvekkilinin 20.04.2007-06.05.2009 tarihleri arasındaki çalışmasının 4 (b)’ye tabi olduğu belirtilerek müvekkilinin bu tarihler arasındaki 4(a)’ya tabi hizmetini iptal ettiği, bu iptale sebep olarak müvekkilinin bu tarih aralığında çalıştığı Rüzgar Gıda Yiyecek İçecek Hizm. San. ve Tİc. Ltd. Şti.’de şirket ortağı olmasını gösterdiğini, davacı 01.10.2008 öncesi dönemde Rüzgar Gıda Yiyecek İçecek Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.’de şirket ortağı olabildiği gibi 4(a) kapsamında çalışan olarak primlerinin ödenmesi kanunen mümkün iken sonradan çıkarılan yasa ile 01.10.2008 yılı öncesi uygulaması olmayan bir kanun hükmü ile müvekkilinin usulen kazanılmış olan hakkından yararlanamaması söz konusu olduğunu, davacının 20.04.2007-06.05.2009 tarihleri arasındaki 4(b)’ye tabi sigortalılığı, bu tarihler arasında aynı zamanda hizmet akdiyle çalıştığı, … Ticaret Sicili’nin 620633 numarasında kayıtlı Rüzgar Gıda Yiyecek İçecek Hizmet. San ve Tic. Ltd. Şti’ de şirket ortağı olmasından kaynaklanmakta olup; sigortalılığın çakıştığı bu dönemde müvekkilin baskın çalışması 4(a)’ya tabi olan hizmet akdine dayalı olan çalışması olduğunu, Müvekkilinin Rüzgar Gıda Yiyecek İçecek Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti1 deki şirket ortaklığı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar vc Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlük tarihinden (1 Ekim 2008) önce olup, Kurum tarafından bu durum göz ardı edildiğini, Müvekkili, geçimini havatı boyunca hizmet akdine davalı çalışarak sağlamış olup; emek ve mesaisini ağırlıklı olarak ve hatta tamamen hizmet akdiyle çalışarak tahsis ettiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığın söz konusu olmaması nedeniyle, aynı döneme rastlayan 4(a) ve 4(b)’ ye tabi gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin kişinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı hususunda değerlendirme yapılması gerektiği, çalışanın emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınması, davalı Kurum’a 506 sayılı Kanun kapsamında bildirilen hizmetlerin eylemli olup olmadığının araştırılması, davacının ekonomik yönden yaşamına etkin olan çalışmanın hangisi olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, varılacak sonucuna göre çakışan dönemde davacının tabi olduğu sigortalılığın belirlenerek, tahsis şartlarının varlığının bu çerçevede değerlendirilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini ifade ettiğini, Müvekkilinin 4(b)’ye tabi sigortalılığı ile çakışan 4(a)’va tabi sigortalılık dönemi 20.04.2007- 06.05.2009 tarihleri arasında olduğunu, müvekkil, 4(b)’ ye tabi sigortalılığı ile 4(a)’ya tabi sigortalılığının çakıştığı dönemlerde, emek ve mesaisinin tamamının 4(a)’ya tabi hizmet akdine dayalı çalışmasına tahsis etmiş olup, ekonomik yönden geçimini de bu çalışmasından sağlaması söz konusu olduğunu, Bu nedenle, ekonomik olarak baskın nitelikte olan bu çalışmasına üstünlük tanınmalı ve müvekkilinin 4(b)’ye tabi sigortalılığı ile 4(a)’ya tabi sigortalılığın çakıştığı dönemlerde, 4(a)’ya sayılması ve davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı Rüzgar Gıda Yiyecek Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin kurucu ortağı olduğu, sicil kaydına göre şirketin 26.03.2007 tarihinde kurulduğu davacının 20.04.2007 – 06.05.2009 tarihleri arasında kurucu ortağı olduğu şirkete ait … sicil numaralı iş yerinde 4/1-a kapsamında hizmet bildiriminin bulunduğu kurum tarafından şirket ortaklığından dolayı 4/1-b kapsamında sigortalılık tescili yapılarak 4/1-a bildirimlerinin iptal edildiği, Kurum tarafından yapılan tescil işlemine istinaden yapılan hizmet bildirimine ait primler 4/1-a sigortalılığına aktarıldığı, bilirkişi raporunda;Davacıya 28.06.2019 tarihinde aylık tahsis edilebilmesi ancak durdurulan 4/b sigortalılık sürelerinin tamamının ihyası ile mümkün olabileceğinden davacı tarafından bu kapsamda yapılmış ödemenin iadesi mümkün görülmediği, bu durumda 19.06.1971 doğumlu olan davacının 28.06.2019 tahsis talep tarihinde 48 yaşında,- 04.11.1991-28.06.2019 tarihleri arasında 27 yılın üzerinde sigortalılık süresi olduğu, Müstakilen 506 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanan davacının, hizmet birleştirmesine ihtiyacı olmayacağından ihtirazı kayıtla ödemiş olduğu Bağ-Kur ihya primlerinin ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş yasal faizi 618 TL olduğu belirtildiği, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının ortağı olduğu şirketten 4/1-a kapsamındaki sigortalılığının geçerliliği ile yaşlılık aylığının iptaline ve yersiz ödeme çıkartılmasına dair Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığının tekrar bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle ticaret sicil kayıtları ile dosyada bulunan deliller kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.