Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6434 E. 2023/6750 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6434
KARAR NO : 2023/6750
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1680 E., 2023/275 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/52 E., 2018/550 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı S.S 19 nolu Merkez Sağra Meydan Civarı Akçatepe Minibüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi nezdinde yolcu simsarı olarak çalıştığını, aylık ücretinin 1.900,00 TL olduğunu, davalı kooperatif nezdinde 08.12.2011 – 09.12.2011 tarihleri arasında 2 gün, 05.02.2014 – 28.02.2014 tarihleri arasında 9 gün, 01.05.2014 – 30.05.2014 tarihleri arasındaki 9 gün haricinde 01.06.2010 – 16.10.2015 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı kooperatif arasında iş akdinin unsurlarından olan ücret ve bağımlılığın olmadığını, davacının istediği gün işe gelip gittiğini, günde 1-2 saat çalıştığını, yolda yolcu görürse bunu araç sahiplerine bildirdiğinde araç sahiplerinin kendisine bahşiş olarak 1,50 TL verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, kuruma başvuru şartının gerçekleşmediğini, çalışma olgusunun yönetimince ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda, davalı kooperatife bağlı çalışan şoförlerin bilgilerinin temin edildiği, bağımsız tanıklar ile komşu işyeri tanıklarının dinlendiği, alınan ifadelerden ve dosyaya bir sureti sunulan Yapı Kredi Bankası Ordu Şubesi’ne verilmek üzere 29.04.2013 tarihli başkan yardımcısı imzalı davacının kooperatif bünyesinde 1900,00 TL maaş ile çalıştığına dair yazı içeriği, simsarların çalışma şeklinin işe alınmalarının kooperatif yönetimi tarafından belirlendiğine dair beyanlar ve davacının çalışma süresi bir arada değerlendirildiğinde, davacının davalı kooperatif nezdinde hizmet akdi kapsamında çalıştığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile; davacının 06.01.2010 – 16.10.2015 tarihleri arasında sigortalı olduğu günler dışında davalı kooperatifte hizmet akdiyle aralıksız olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı SS 19 nolu Ordu ili Merkez Sağra Meydan Civarı Akçatepe Minibüs Taşıyıcılar Kooperatifi Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece istinaf ilamında belirtilen hususların detaylı bir şekilde araştırılmadan acele bir hükümle karar verildiğini, bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarının davacının davalı nezdinde çalışmasını ispat edecek nitelikte olmamasına rağmen mahkemece hatalı bir şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, bozma öncesi tanık beyanları ile bozma sonrası tanık beyanlarında çelişki bulunduğunu, mahkemece çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, sigortalılığın ilk koşulu olan hizmet akdinin davalı ve davacı arasında bulunmadığını, davacının zaten kooperatif üyesi olan araç sahiplerine iş gördüğünü iddia ettiğini, kooperatife görmüş olduğu bir hizmet iddiasının da bulunmadığını, davacının ve tanık beyanlarında da açıkça belli olduğu üzere her gelen araçtan araç başına ücret aldığını, ücreti ödeyenlerinde araç sahipleri olduğunu, bu nedenle kooperatifin iş bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, davanın araç sahiplerine açılmasının gerektiğini, kooperatif başkanı tarafından davacının geliri olmadığından dolayı kredi çekebilmesine binaen vermiş olduğu yazının eldeki davada delil niteliğinin bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Fer’i Müdahil SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, hizmet tespiti davalarında kurumun fer’i müdahil olduğunu, bu nedenle kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, davanın husumetten ve esastan reddi gerekirken kabulünün usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davanın 28.10.2015 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte davalı Kurumun fer’i müdahilliğinin söz konusu olmasına rağmen mahkemece davalı olarak karar başlığında yer verilmesinin hatalı olduğu, keza mahkemece kurumun davalı kabul edilerek, aleyhine hüküm kurulması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı, ayrıca dava dilekçesinde 01.06.2010 tarihinden itibaren tespit istenildiği açık olmasına rağmen hükümde 06/01/2010 yazılmasının maddi hata olduğu görüldüğünden; hükmün açıklanan sebeplerle düzeltilmesi gerektiği belirtilerek, davalı kooperatif vekilinin istinaf isteminin reddine, fer’ i müdahil SGK vekilinin yukarıda belirtilen yönlerden istinaf itirazlarının kabulü ile, 6100 sayılı H.M.K‘nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2019 tarih ve 2018/4121-2019/2592 E.K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında; …inceleme konusu davada yapılması gereken işin, “bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerekeceği yönündeki ilke gereğince, öncelikle davacının yaptığı işin niteliği üzerinde durulmalı, yapılan ücret ödemelerinin kim tarafından ve ne suretle yapıldığı, davalı Kooperatif tarafından davacının görevlendirilip görevlendirilmediği ve bu anlamda işverenlik sıfatının bulunup bulunmadığı, davacı ile Kooperatif arasındaki ilişkinin niteliği de araştırılmak suretiyle hizmet akdinin unsurlarından olan zaman ve bağımlılık ilişkisinin varlığı irdelenmeli, tanık beyanlarında geçen ve davacı ile aynı işi yaptığı belirtilen kişiler tespit edilerek dinlenmeli, davalı Kooperatifin başka minibüs hatları ve durakları olup olmadığı araştırılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak işveren sıfatına sahip kişi veya kişiler tereddütsüz belirlenmeli, Kooperatife kayıtlı olan minibüsçüler tespit edilerek, ayrıntılı beyanları alınmalı, çalışmanın mevcudiyeti ve işverenin kim olduğu yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, başka kişi veya kişilerin işveren olduğu sonucuna varılacak olursa, husumetin bu kişilere yöneltilmesi sağlandıktan sonra, toplanan tüm deliller yeniden değerlendirildirilerek elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi” gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma ile kurulan hüküm bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2023 tarih ve 2021/1680 – 2023/275 E.K. sayılı kararı ile; Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, bozma sonrası yeniden yargılamaya devam olunarak …… tanık olarak dinlenilmiş, dava hizmet tespiti talebine ilişkin olmakla, hizmet akdinin unsurları açısından zaman, bağımlılık ve ücret unsurunun gerçekleştiği, davacının kooperatif tarafından belirlenen ücreti o gün sefer yapan kooperatife üye araçlar tarafından ödenmesinin sonucu değiştirmeyeceği, işe alınmada ve çıkartılmada kooperatifin yetkili olduğu, işten çıkış öncesi 20 günlük işe gelmeme cezasının kooperatif tarafından verildiği, davacının hizmeti sırasında kullandığı telsizin kooperatif tarafından temin edildiği, emir ve talimatları kooperatiften aldığı, yine dinlenen tüm tanık beyanlarından ayrıca davacının çalıştığı durak esnafı beyanlarından çalışmasının süreklilik arz ettiği anlaşılmakla davacının iddia ettiği tarihler arasında sigortalı bildirilen günler dışında davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı kanaatine varılarak, “davanın kabulü ile, davacının 01.06.2010 -16.10.2015 tarihleri arasında sigortalı olduğu günler dışında davalı kooperatifte hizmet akdiyle aralıksız olarak çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı SS 19 nolu Ordu ili Merkez Sağra Meydan Civarı Akçatepe Minibüs Taşıyıcılar Kooperatifi Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığını, tanık beyanlarının taraflı olduğundan hükme esas alınmaması gerektiğini, bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, bu yönüyle eksik inceleme yapıldığını, kooperatife kayıtlı minibüsçülerin dinlenmesi gerektiğini, kooperatifin işbu davada hiçbir şekilde işverenlik sıfatına haiz olmadığını, davanın husumetten ve esastan reddinin gerektiğini belirterek, hatalı ve eksik incelemeye dayalı verilen hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

2.Fer’i Müdahil SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, eylemli ve gerçek çalışmanın varlığının yönetimince ispatlanamadığını, bu hususun dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığını, davanın husumetten ve esastan reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 01.06.2010 – 16.10.2015 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.