Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6448 E. 2023/7219 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6448
KARAR NO : 2023/7219
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2012/664 E., 2022/794 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmasına uyulmasından sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı, davalı şirket ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı işverenliğin müteahhitliğini üstlendiği inşaatlarda 15.05.2000 – 25.12.2005 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden fayans işçisi olarak çalıştığını, ancak hizmetlerinin diğer davalı Kurum’a bildirilmediğini iddia ederek; davacının davalı işveren emrinde 15.05.2000 – 25.12.2005 tarihleri arasında geçen ve diğer davalı Kurum’a bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili beyanında; şirketin uzun yıllardır inşaat işiyle uğraşmakta olduğunu ve davacı ile aralarında istisna akdi kurulduğunu, davacının 2000 yılından itibaren davalı Şirkete ait inşaatlarda fayans işini götürü usûl ile kendi nam ve hesabına taşeron olarak yaptığını, 2003 yılından sonra ise şirketin fayans işinin bulunmaması nedeniyle davacı ile çalışmadıklarını, iş ilişkisinin hizmet akdine dayanmaması nedeniyle davacının talebini yersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalı SGK vekili beyanında: davalı işverence davacı adına 02.11.1999 tarihinden 2001/1 inci dönem sonuna kadar 450 gün hizmet bildirildiğini, işyerinin 02.11.1999 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve 30.07.2002 tarihinde işçilik bildiriminde bulunmaması nedeniyle işyerinin gayri faal durumda olduğunu, bu hususların iddia edildiği gibi bir çalışmanın olmadığını ortaya koyduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.01.2007 tarihli ve 2007/23 Esas, 2010/584 Karar sayılı kararıyla; davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, 02.05.2012 gün ve 2010/11617 esas 2012/7109 Karar sayılı ilamı ile; “Somut olayda, davacının davalıya ait “1061176.06” sicil sayılı işyerinde fayans ustası olarak 2.11.1999-1.2.2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır. Davalı işveren davacı ile aralarında hizmet akdi bulunmadığını iddia etmekte ise de davacının 02.11.1999 tarihinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin düzenlenmesi ve bir kısım çalışmaların da Kuruma bildirilmesi nedeniyle taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunduğu açıktır. Öte yandan, davalı şirket sahibi 14.06.2007 tarihli duruşmada davacının yanında getirdiği işçiler ile birlikte çalışması karşılığında ücretini aldığını ifade etmiş, dinlenen tanıklar da davacının çalışmalarını doğrulamışlardır. Her ne kadar işveren davacının hizmet akdiyle çalışmadığını ifade etmekte ise de davacı ile arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu kanıtlayan herhangi bir sözleşme veya belge de sunmamıştır. Şu halde, davacının hizmet sözleşmesi ile davalı şirkete bağlı işyerlerinde geçen çalışmalarının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş, dönem bordrolarını (01.05.2004 tarihinden itibaren aylık prim ve hizmet belgelerini) getirtmek, davalı işyerinin dava konusu dönemde faal olup olmadığının belirlenmesi amacıyla vergi kayıtlarını getirtmek, davacının vergi kaydı, Sosyal Güvenlik Kurumunda esnaf kaydı olup olmadığını araştırmak, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davalı işverenin işkolu gözetildiğinde birden fazla işyerinin bulunması muhtemel olduğundan Kurumdan diğer işyerlerinin sicil numarasını ve işyeri ünvanını sormak ve davacının bu işyerlerinde de çalışması olup olmadığı, çalışmasının hizmet akdine tabii olup olmadığı yönünde araştırma yapmak, dinlenen bordro ve komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.” gerekçesiyle bozlmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile davacıların murisi …’ın davalı … Limited Şirketi’nin 02.02.2001-30.04.2001 tarihleri arasında 1061176 sicil numaralı işyerinde 01.05.2001-31.08.2001 tarihleri arasında 1073727 sicil numaralı işyerinde 11.12.2001-31.03.2002 tarihleri arasında 1079637 sicil numaralı işyerinde 15.06.2003-15.07.2003 tarihleri arasında 1062644 sicil numaralı işyerinde 01.03.2004-22.12.2004 tarihleri arasında1085522 sicil numaralı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir..

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı şirket ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; çalışmanın tanık beyanları ile ispat edildiğini, kısmen red kararının hatalı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.

2-Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3- Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; Kurum feri müdahil olması gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davanın ispatlanamadığını, yazılı delil olmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı, davalı şirket ve davalı SGK Başkanlığı vekillerinin temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.