YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6479
KARAR NO : 2023/8587
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin 26.11.2018 tarihinde davalı … İnş. Madencilik Nakliye ve Tic. Ltd. Şti. de sigortalı olarak işe başladığını, işe başlama tarihinden itibaren müvekkilinin fiili olarak bu işyerinde şoför olarak çalıştığını, davalı kurum tarafından müvekkilinin 26.11.2008 tarihi ile 30.06.2015 tarihleri arasındaki sigortasının söz konusu işyerindeki hizmetlerinin fiili çalışma olmadığı gerekçesi ile iptal edildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde davacının fiilen çalıştığını, kurum işleminin yasal olmadığını ileri sürerek müvekkilinin 26.11.2008 tarihi ile 30.06.2015 tarihler arasında SGK sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde kurum sigortalısı davacının 29.11.2013 tarih, 2013/262 sayılı Sosyal Güvenlik denetmeni raporu ile sigorta bildiriminin yapıldığı … İnş. Mad. Nak. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına tescil edilmiş maden işyerinin sahte işyeri olduğu ve bu işyerinden yapılan bildirimlerin hayali olduğunun tespit edilmesi nedeni ile davacının hizmetlerinin iptal edildiğini, davacının sigorta bildirimlerinin iptaline ilişkin kurum işleminin kanuna uygun olduğunu, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Tarafların iddia ve savunmaları, müzekkere cevapları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile; Mahkememiz hakimliğince dinlenen tanıklar davacının dava konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığını beyan etmiş iseler de müfettiş soruşturması aşamasında ifadesi alınan ve davalı işyerinde çalıştığını beyan eden şahıslardan bazılarının 4-8 yıl çalıştığı halde çalışanları tanımaması, işyeri adresini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, dinlenen kamu tanıklarının davacıyı ve davalı …’yı tanımadıklarını beyan etmeleri, davacının 8 yıl gibi uzun bir süre çalıştığı iş yerinde çalışanları tanımamasının hayatın olağan akışına aykırı olması, Ertuğrul Erol’un davalı şirket ve dava dışı Aksu şirketinin ortağı olması, Kurum denetmeni tarafından tanık olarak dinlenilen Koyunabdal belediyesinde harita kadastro teknikeri olarak görevli olan Arif Oğuz’un davalı şirket tarafından işletilen maden ocağı bulunmadığı yönündeki açık ve net beyanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yazılan müzekkereye cevaben Kayseri ili Bünyan ilçesi Koyunabdal köyü mevkiinde davalı … şirketi adına maden ve işletme ruhsatının bulunmadığının bildirilmesi, Koyunabdal köyü mevkiinde maden ocağı sahası olmadığı, aynı iş yerindeki hizmetlerinin iptali nedeniyle açılan benzer mahiyetteki dosyalarda verilen emsal nitelikli Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.10.2021 tarih 2021/2592 Esas – 2021/11936 Karar, 20.05.2021 tarih 2020/4618 Esas – 2021/6645 Karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 16.12.2019 tarih ve 2019/1709 Esas, 2019/7792 Karar sayılı kararların onanmış olduğu, 5510 sayılı Kanun’un 59/2 nci maddesi gereğince kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispat edilememiş olması nedeni ile maden iş yerinde üretim çalışmalarının bulunmadığı, böyle bir işyerinin faal olmadığı, davalı işyerinin adresi olarak gösterilen Hacılar Yeni Mahalle adresindeki yerin ev olduğunun dosya kapsamından sabit olduğu, bildirilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayalı olmadığı, kurum işleminin yasal olduğu kanaatine varılarak” davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili; komşu iş yeri tanıklarının müvekkilinin çalışıp çalışmadığını bilmediği yönündeki beyanlarının dava ve fiili çalışma tarihi arasında uzun sürenin geçmiş olması ve iş yerinde çok fazla işçinin giriş çıkış yapması nedeniyle olağan karşılanması gerekirken davanın reddine dayanak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tanık Bahtiyar Öztürk’ün beyanının eksik değerlendirildiğini, Bahtiyar Öztürk’ün binlerce liralık yargılama gideri ödediğinden müvekkiline husumet besleyebileceğinin dikkate alınmadığını, tanık beyanları ile müvekkilinin Çotanak Lokantasında fiilen çalıştığının açıkça ortaya konduğunu, lokantanın pazartesi, perşembe ve cuma günleri çok yoğun olduğunu, işçilerin sürekli değişkenlik gösterdiğini, işçilerin çok kısa süreli çalıştığını, hatta gündelik olarak çalışanların dahi olduğunu, işçilerin bir kısmının yalnızca lokanta işlerini değil, Bahtiyar Öztürk’ün diğer işlerini ve kişisel işlerini de yaptıklarının SGK’nın tahkikat raporu doğrultusunda alınan ifadelerde sabit olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, müfettiş soruşturması aşamasında ifadesi alınan ve davalı işyerinde çalıştığını beyan eden şahıslardan bazılarının 4-8 yıl çalıştığı halde çalışanları tanımadıklarını söyledikleri, dinlenen kamu tanıklarının davacıyı ve davalı işveren şirketi tanımadıklarını beyan ettikleri, davacının 8 yıl gibi uzun bir süre çalıştığı iş yerinde çalışanları tanımamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Kurum denetmeni tarafından tanık olarak dinlenilen Koyunabdal Belediyesinde harita kadastro teknikeri olarak görevli olan Arif Oğuz’un davalı şirket tarafından işletilen maden ocağı bulunmadığını belirttiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yazılan müzekkereye cevaben Kayseri ili Bünyan ilçesi Koyunabdal köyü mevkiinde davalı … şirketi adına maden ve işletme ruhsatının bulunmadığının bildirildiği, emsal nitelikteki Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.10.2021 tarih 2021/2592 Esas – 2021/11936 Karar, 20.05.2021 tarih 2020/4618 Esas – 2021/6645 Karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 16.12.2019 tarih ve 2019/1709 Esas, 2019/7792 Karar sayılı onama kararlarına ilişkin dosyalarda da belirlendiği üzere Koyunabdal mevkilerinde 2011-2013 yılları arasında faaliyette olan bir maden sahasının olmadığı, ilgili teştiş raporunda tespit edildiği üzere işyeri merkezi olarak Hacılar’da gösterilen adresin bir ev olduğu, dinlenen bordro tanıklarının beyanlarında sigorta primlerinin ödenmesi için muhasebeciye para verdiklerini belirttikleri anlaşıldığından ve 5510 sayılı Kanun’un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi de ispat edilemediğinden davacının çalışmalarının gerçek çalışma olmadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, denetmen raporu ile sahte sigortalılık tespiti nedeniyle hizmet sürelerinin iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanması davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci, 5510 sayılı Kanun’un 59 ve 86 ncı ve 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.