Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6517 E. 2023/7367 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6517
KARAR NO : 2023/7367
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/684 E., 2023/522 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/232 E., 2022/349 K.

Taraflar arasındaki Bağ-Kur Sigortalılığının Tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, … Esnaf ve Sanatkarlar siciline 25.06.1999 tarihinden itibaren aralıksız ve kesintisiz olarak kayıtlı olduğunu, hemen akabinde vergi kaydını da açtırdığını, müvekkilinin 01.07.1999-20.09.1999 tarihleri arasında … Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde vergi kaydının bulunduğunu belirterek davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık başlangıç tarihinin vergi mükellefiyetinin başladığı 01.07.1999 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini açıklığa kavuşturarak, davacının 01.07.1999-20.09.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının yasal mevzuat ile belirtilen sürelerde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yönünde herhangi bir talebi bulunmadığını, Kurum kayıtları incelendiğinde davacının 03.04.2013 tarihinde elektronik ortama aktarılan vergi kaydına göre müvekkili Kurum tarafından resen 03.04.2013 tarihinde 4/1-b maddesi kapsamında tescil edilmiş olduğunu, 03.06.2013 tarihinden önce herhangi bir prim borcu ödemesi yapmadığının da açık olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın zorunlu ve vazgeçilemez nitelikte olduğunu, Kurumun da resen tescil yükümlülüğü bulunduğunu, davacının vergi kaydı nedeniyle dava konusu dönemde sigortalı sayılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.07.1999-20.09.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri ve 1479 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.