YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6603
KARAR NO : 2023/7130
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2010/341 E., 2014/261 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ve temyiz edilmeden kesinleşen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hakimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili 29.03.2010 tarihli dava dilekçesiyle müvekkil kurum sigortalılarından …’un 12.04.2004 tarihinde davalıların murisi … tarafından öldürüldüğünü, …’ün vefat etmesi nedeni ile mirasçılarına dava açıldığını, müvekkili kurum tarafından müteveffa sigortalı … un hak sahiplerine toplam 32,867,24 TL tutarında peşin sermaye değerli gelir bağlanması sonucu kurum zararının meydana geldiğini, sigortalının öldürülmesinden dolayı … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/219 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda verilen 2008/17 karar sayılı 19.01.2008 tarihli kararda davalının murisi … ün öldüğü anlaşıldığından açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK nın 64/1 maddesi gereğince düşmesine karar verildiğini beyanla, bu itibarla kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakkı saklı kalmak koşulu ile 2000 TL kurum zararının davalılardan 1479 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar … ve … 06.04.2010 tarihli cevap dilekçesinde kardeşlerinin hayatta olduğu dönemde raporlu akıl hastası olduğunu, akıl hastası olması sebebiyle de yaptığı eylemlerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kendileri ile birlikte yaşamadıklarını, akıl hastası olduğu için aralarında uyum olmadığından görüşmediklerini, diğer taraftan ölüm olayı akabinde maktul kardeşlerinin vefat ettiğini, kardeşlerinden miras yoluyla maddi ve manevi hiçbirşey kalmadığını, miras bırakacak malı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … 11.05.2010 tarihli dilekçesiyle kendisinin Yozgat ili Yerköy ilçesinde ikamet edip gelirinin sadece SGK ya bağlı olarak aldığı 600 TL den başka gelirinin olmadığını, adına hiçbir mal ve başka yerden gelirinin olmadığını, oğlu …’ün psikolojik hasta olduğunu ve bu olayın meydana geldiğini, bilahare kendi kendini vurarak intihar ettiğini, talep edilen miktarı ödeme imkanının olmadığını belirtmiştir.
3.Davalı … 04.05.2010 tarihli cevap dilekçesinde davanın şahsı adına açılmasının yasadan ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Medeni Kanunun 548 inci maddesi gereğince muris eşinin vuku bulan olaydan önce 1999 yılında vefat ettiğini, dolayısı ile suçun bireyselliği bakımından 2004 yılındaki bir olaydan sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… ceza yargılaması sırasında davalıların murisinin diğer sanığın beraatine karar verilmiş olması karşısında tam kusurlu sayılması gerektiği ve öldürülen kurum sigortalısının hak sahiplerine kurum tarafından bağlanan gelirin tamamının tam kusurlu sayılan … mirasçıları davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği kabul ve kanaatine varılmakla dava ve ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulune karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” gerekçesiyle davanın kabulü ile,
32.867,24 TL kurum zararının 07.07.2008 gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile,
Davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine,” dair karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü 18.05.2023 tarihli kanun yararına temyiz dilekçesinde; davalı …’in (Gün), …’ün kendisinden önce vefat eden ağabeyi …’ün eşi olduğu, …’ün mirasçısı olmadığı, dolayısıyla davalı sıfatının bulunmaması nedeniyle … yönünden davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın 6100 sayılı Kanun’un 363 ncü maddesinin 2 nci fıkrası gereğince kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat davasında muris …’ün mirasçı olduğundan bahisle davalı … (Gün)’in sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2.Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun`un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3.4721 sayılı Kanun`un 548 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 12.04.2004 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle vefat eden sigortalı … için peşin sermaye değerli gelirin tahsili istemli açılan işbu rücuan tazminat davasında muris …’ün olaya sebebiyet vermesi nedeniyle mirasçılarına dava yöneltilmiş ise de, davalılardan … (Gün)’ ün …’ün kendisinden önce vefat eden ağabeyi …’ün eşi olduğu, …’ün mirasçısı olmadığı anlaşılmaktadır.
2.İlk Derece Mahkemesince davalılardan … (Gün)’ün …’ün mirasçısı olmadığı gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.