YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6768
KARAR NO : 2023/7152
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1839 E., 2023/644 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/101 E., 2022/117 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1987 / Mayıs veya Haziran ayından 1997 / Kasım ayına kadar olan sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiş, 08.05.2018 tarihli duruşmada davalı … yönünden davayı takip etmediğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Fer’i müdahil kurum vekili; öncelikle davacının tespitine karar verilmesini istediği tarihlerin 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi uyarınca hak düşürücü süreye uğradığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi dayanılarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir duyarlılık gerektirdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı …; dava dilekçesinde anılan tarihler itibariyle ev hizmetlerinde çalışanların sigortalı sayılmadığını, davacının çalışmasının ücretli ve sürekli olmadığını, davacının anılan tarihler arasında murisin evinde haftada bir veya onbeşgünde bir gündelikçi olarak çalıştığını, hatta anılan tarihler arasında aynı şekilde, 15 günde bir veya ayda bir kendisinin evine dahi gündelikle çalışmaya geldiğini, baktığını iddia ettiği kardeşinin 1976 doğumlu olduğunu, 1987 yılında 11 yaşında 1997 yılında ise 21 yaşında olduğunu ve davacının bakımına muhtaç olmadığını, 1998 yılında askerlik görevini ifa etmekte iken trafik kazasında vefat ettiğini, murisin maliki olduğu ve sadece yazları üç ay açık olan kamping ve restoran işletmesinde 1990 ve 1992 yılı yaz aylarında çalıştığını ve sigortalı gösterildiğini, bunun dışında murisin yönünden sigortalı sayılmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
Davalı … 25.04.2019 tarihli duruşmada; davacının Petkop ünvanlı işverenliğe ayda bir sefer cumartesi günleri temizliğe geldiğini, cumartesi günleri bürodan ayrılırken …’ın evine çocuk bakmaya gidiyorum diye söylediğini, ancak kendisinin gözü ile görmediğini, ayda bir veya iki seferde yarım saat veya bir saat zamanlı oğluna yemek yapmaya geldiğini, davacının yaz aylarında eşi ile birlikte Seferihisar da bulunan kampta çalıştıklarını bildiğini kendisinin de bir iki sefer gittiğini, gördüğünü beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; eksik incelemeyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunmuş olduğu delillerle davasını ispatladığını, sunduğu delillerin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan incelemede, özellikle, isteme konu 01.07.1990 öncesi dönem ve 05.11.1991 – 17.06.1992 tarihleri arasındaki dönemlerin 506 sayılı Kanun’un 79/10’uncu maddesi uyarınca hak düşürücü süreye uğradığı, davacının, davalılar murisinin işyerinde ilk dönem sigortalılık bildiriminin sonlandığı 01.09.1990 tarihinden, dava dışı işverenin işyerinde sigortalılık bildiriminin başladığı 05.11.1991 tarihine kadar olan dönem ile davacının, davalılar murisinin işyerinde ikinci dönem sigortalılık bildiriminin başladığı 17.06.1992 tarihinden itibaren istem sonu olan 30.11.1997 tarihine kadar olan dönemin, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakılmayacak şekilde ispatlanamadığı dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla;
… 12. İş Mahkemesi’nin, 12.04.2022 tarihli, 2017/101 E, 2022/117 K. sayılı kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 1987 / Mayıs ayından 1997 / Kasım ayına kadar olan sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun’un 79’ıncı maddesinin 10’uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.