YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/681
KARAR NO : 2023/798
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2 E., 2022/2080 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 18.01.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/32 E., 2020/426 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya babasından dolayıda ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.02.2018 tarihinde ölen SSK emeklisi eşinden dolayı ölüm aylığı alırken yaklaşık 30 yıl önce vefat eden Bağ-Kur emeklisi babasından da aylık bağlanması talebinde bulunduğunu, kurumun 5510 sayılı Yasanın 54.md.si uyarınca talebi reddettiğini, hak sahipliğinin sigortalı babanın ölüm tarihine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, müvekkilinin eşinden almakta olduğu ölüm aylığı yanında babası … ‘dan da ölüm aylığı alması gerektiğinin tesbitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; SSİY ‘nin geçici 4.md.sinin 2.fk.sı hükmüne göre kanunun yürürlük tarihi olan 05.12.2017’den önce ölenlerin sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında hak sahiplerine ilişkin koşulların tesbitinde hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihe göre değerlendirme yapılması gerektiğini, 5510 sayılı yasanın 54.md.sine göre hak sahiplerine tercihlerine göre yalnız birinden ölüm aylığı bağlanabileceğini, hem eşinden hem babasından aylık alma imkanı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davacının hem eşinden hem de babasından ölüm aylığı alamayacağı kanaatine varıldığından kurum işleminde hata olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Mahkemenin ölüm aylığı açısından hakkı doğuran olay tarihini 25.02.2018 olarak kabul ettiğini, babanın ölüm tarihi 29.09.1989 olup bu tarihteki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğini, olayda 5510 sayılı Yasanın 54.md.nin uygulanamayacağını, karar gerekçesinde belirtilen 1479 sayılı Yasanın 46/2.md.nin de olayda uygulanabilir olmadığını, bilirkişi raporunda taleplerinin haklılığı ortaya konulmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı, mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, başvurunun reddine karar vermiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin ölüm aylığı açısından hakkı doğuran olay tarihini 25.02.2018 olarak kabul ettiğini, babanın ölüm tarihi 29.09.1989 olup bu tarihteki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğini, olayda 5510 sayılı Yasanın 54.md.nin uygulanamayacağını, karar gerekçesinde belirtilen 1479 sayılı Yasanın 46/2.md.nin de olayda uygulanabilir olmadığını, bilirkişi raporunda taleplerinin haklılığı ortaya konulmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını gerektiği beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanun’un 01/10/2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacının babadan dolayı hak sahipliği sıfatı, 01.10.2008 tarihi sonrası, 25.02.2018 tarihinde kocasının ölümüyle kazanıldığından hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükteki mevzuat gereği, özellikle 5510 sayılı Yasanın 54. maddesi kapsamında davacının hem eşinden hem de babasından ölüm aylığı alamayacağı bu bağlamda kararın isabetli olduğu anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…