YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6844
KARAR NO : 2023/8177
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/381 E., 2023/235 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1479 sayılı Bağ-Kur Kanun’un yürürlükte olduğu dönem içinde Türk soylu yabancı ülke vatandaşı olarak ve ikamet adresi Türkiye’de oluşu nedeniyle Kuruma 23.01.1997 tarihinde isteğe bağlı sigortalılık başvrusu yaptığını, bu talebinin Kurumca kabul görerek kendisine sicil numarası tahsis edildiğini ve 31.01.2012 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılık primlerini ödediğini ve nihayet yaşını ikmal etmekle 01.02.2019 tarihli olarak emeklilik tahsis talebinde bulunduğunu bu talebinin Kurumca 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonra isteğe bağlı sigortalı olunabilmesi için Türkiye’de ikamet şartı olduğu, il göç idaresi ile yapılan yazışma sonucu İl Göç İdaresi tarafından verilen ikamet süre hesabına göre isteğe bağlı sigortalılığını yeniden düzenleyerek 5400 gün ödenen prim gün sayısını 3099 güne düşürdüğünü ve emeklilik talebinin reddi kararı verildiğini beyanla sigortalılık başlangıç tarihindeki yasalara göre sigortalı olma şartlarının Kurumca Kanun’un sonradan değişmesi nedeniyle geçersiz saymasının hatalı oluşu nedeniyle Kurum işleminin iptaline karar verilerek 01.12.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemektedir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2229 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde yapılan değişiklik uyarınca Türkiye’de ikamet eden Türk asıllı yabancı uyruklular dahil, Kuruma yazılı olarak başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilirler hükmünün mevcut olduğunu; 5510 sayılı Kanun 01.10.2008 tarihinden sonra da isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlanmak için Türkiye’de ikamet şartı arandığını, İl Göç İdaresine yazı yazılarak ikamet tarihleri istendiğini buna istinaden davacının sigortalılık süresinin yeniden belirlenmesi sonrası 1479 sayılı Kanun’un geçici 10 uncu maddesinin 2 inci fıkrası uyarınca, davacının isteğe bağlı sigortadan yararlanabilmesi için 15 tam yıl (5400 gün) ve 58 yaş koşulunu sağlaması şartlarının, tahsis talep tarihinde yasal olarak 5400 gün hizmeti olmadığından, sağlanamadığını yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 1- Davanın kabulü ile davacının 23.01.1997 – 31.01.2012 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ve 01.02.2019 tahsis talep tarihini takip eden 01.03.2019 tarihi itibariyle emekli aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.“Dava dosyası incelendiğinde; Türk asıllı yabancı uyruklu olan ve ikamet iznine tabi olarak Türkiye’de ikamet etmesi gereken mülga 1479 sayılı Kanun’a göre isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyen ve yaşlılık sigortasından tahsis talebinde bulunan davacının, tahsis işlemleri sırasında Türkiye’de ikamet tezkeresine göre ikamet ettiği sürelere göre hizmetinin yeniden değerlendirilmesi sonucunda ikamet tezkeresi olmadan prim ödediği sürelerdeki hizmetinin iptal edilmesi sonucunda yaşlılık aylığı bağlanmaması üzerine eldeki dava açılmıştır. Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının 23.01.1997 tarihinden itibaren verilen ikamet izin belgesine istinaden sigortalılığının başlatıldığı, davacının primlerinin düzenli ödediği, ancak İl Göç İdaresi yazısına göre prim sürelerinin düşürüldüğü, Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinde …..,Mahallesi Osmangazi/… adresinin muhtarlık tarafından onaylandığı, yine dosya içeriğinde bulunan davacı 24.02.1998 tarihinde eşi ve iki kızı için sağlık karnesi başvurusu yaparken başvuru ekinde ……, Muhtarlığı tarafından düzenlemiş ikametgah belgesinin bulunduğu, ancak davacının hangi süreler arasında ……,mahallesinde ikamet ettiğinin belirtilmediği, bunun davacının uyuşmazlık konusu dönemde yasada aranan ikamet şartını sağladığına karine oluşturmayacağı dikkate alınarak, davacının uyuşmazlık konusu dönemde ikamet şartının devam edip etmediğinin su, elektrik ve telefon abonelikleri, kira sözleşmeleri vs. deliller ile ispat edilmesi gerekirken, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “1-)Davanın kabulü ile,
1.1)Davacının 23.01.1997 – 31.01.2012 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine
1.2)Aksine Kurum işleminin iptaline
1.3) Davacının, 01.02.2019 tahsis talep tarihini takip eden 01.03.2019 tarihi itibariyle emekli aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ” dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.