YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6845
KARAR NO : 2023/7964
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/691 E., 2022/512 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene ait işyerinde reklam ve iletişim yönetmeni olarak en son aylık 1500 TL ücretle 02.07.2012-21.03.2013 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi olduğunu, hizmet akdi ile çalışması bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli ve 2013/162 Esas ve 2014/759 Karar sayılı kararıyla; Davanın kabulü ile, davacının davalı adına kayıtlı 1226856 iş yeri sicil numaralı iş yerinde, günlük 69,94 TL prime esas kazanç üzerinden 15.07.2012- 21.03.2013 dönemindeki sigortasız çalışmalarının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 21. Hukuk Dairesinin 18.01.2016 tarihli 2015/4160 Esas 2016/50 Karar sayılı ilamı ile, davalı işyerinin defter ve kayıtlarını getirtmek, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını, yapıldıysa miktarını, maaş olarak mı yoksa ortaklık ilişkisi içinde bir ödeme mi olduğunu araştırmak, davalı yanın ibraz ettiği elektronik yazışmaların içerikleri konusunda tarafların beyanlarını almak, davalı işyerinin iş ilişkisi içinde olduğu işyerlerini tespit ederek işverenlerinin ve çalışanlarının beyanlarını almak, davacı ve davalı yanın vergi mükellefiyetlerinin olup olmadığını, ilgili meslek odasına kayıtlı olup olmadıklarını, varsa bu kayıtların başlangıç ve bitiş tarihlerini tespit etmek, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermek gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli 2016/129 Esas 2018/431 Karar sayılı kararı ile, davacı ile davalı arasında ortaklık ilişkisi bulunduğu, davacının çalışan olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 21. Hukuk Dairesinin 02.12.2019 tarihli 2018/6035 Esas 2019/7375 Karar sayılı ilamı ile; davalının reklam ajansı olarak vergi kaydı olduğu, her ne kadar davacı ile aralarındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğu ileri sürülse de bu ortaklığa ilişkin bir kar payı ödemesi yapılmaması, davalı tarafından sunulan dekontların da bu nitelikte değerlendirilemediği, yazılı deliller ve tanık anlatımları birlikte ele alındığında davacının çalışmasının hizmet akdi olarak kabul edilmesi ve buna göre davacının davalı işyerinde tespiti istenen dönemde ne kadar süre çalıştığının araştırılması gerektiği sonucuna varıldığı belirtilerek, komşu işyeri araştırması ile tespit edilen diğer tanıkları da dinlemek, davalı işyerinin iş ilişkisi içinde olduğu işyerlerini, özellikle çıkarılan dergide birlikte çalışılan kişileri tespit ederek beyanlarını almak, prime esas kazanç istemi bakımından ise, ücret miktarı HMK’nın Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288 inci maddesinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 üncü maddesi) belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkün olduğundan, yazılı delille ispatlanamaması halinde asgari ücretle çalıştığını kabul ederek karar vermek gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Yargıtay Bozma İlamı ile taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi olmadığı, hizmet akdi kabul edilmesi gerektiği belirtildiğinden taraflar arasındaki ilişkin hizmet akdine dayandığının kabulü gerekeceği, davacı vekilinin, davacının Ekip Radyo şirketinden ayrıldıktan sonra davalı iş yerinde çalışmaya başladığını ve çalıştığı süre içerisinde asgari ücret ile çalıştığını beyan etmesi, tanık beyanları, davacıya yapılan ödemelerin 10.07.2012-27.03.2013 tarihleri arasını kapsaması, dava dilekçesi ekinde sunulan davacıya ait mail kayıtlarındaki tarihler dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait 1226856 sicil numaralı işyerinde 14.07.2012-21.03.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili, davacı ile davalı arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacının işçi olarak çalıştığını kanıtlayan tanık beyanı bulunmadığını, sadece kar ortağı olduklarını, dergide isminin reklam yönetmeni olarak geçmesinin çalışmayı kanıtlamadığını, mail içeriklerinin de ortaklık ilişkine delalet ettiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre dikkate alınmadan, yetersiz tanık beyanlarına dayalı hüküm kurulduğunu belirterek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacının 15.07.2012- 21.03.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine dair ilk hükmün davacı tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin, davacının 14.07.2012-21.03.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
3.Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’unun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun’unun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile,
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “14/07/2012-21/03/2013 tarihleri arasında” ibaresinin silinerek yerine “15/07/2012-21/03/2013 tarihleri arasında” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.