Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6854 E. 2023/7730 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6854
KARAR NO : 2023/7730
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/689 E., 2023/122 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından müvekkiline … … 2015/017663. 2015/017664, 2015/013823, 2015/013154, 2015/013822, 2015/013155, …ve… takip numaralı dosyalardan gönderilen ve toplam 4.020.661,24-TL tutarlı ( Dört Milyon Yirmi Bin Altı Yüz Altmışbir Lira Yirmi Dört Kuruş ) ödeme emirlerinin Yasaya ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, iptallerinin gerektiğini, iptal talebinde bulunduğunu, ödeme emirlerinin gerekçesini müvekkilin 11.08.2014 tarihine kadar ortağı ve yöneticisi olduğu … İnşaat ve Turizm Yatırımları San. Tic. A.Ş.’nin müvekkilin hisselerini devrettikten sonra tahakkuk eden prim borçları ve damga vergisi borçlarının oluşturduğunu, … İnşaat ve Turizm Yatırımları San. Tic. A.Ş. şirketiyle 11.08.2014 tarihinden sonra gerek hukuken gerekse fiilen hiçbir bağı bulunmayan müvekkilinin, anılan şirketin prim borçlarından sorumlu olamayacağını, dosyaya sunmuş olduğu şirket ve ticaret sicil kayıtları, istifa dilekçesi ve emsal Yüksek Mahkeme kararlarından da görüldüğü üzere, 11.08.2014 tarihi itibariyle borçlu … şirketindeki hisselerinin tamamını devrederek Yönetim Kurulu üyeliği ve … Şube Müdürlüğü görevlerinden istifa eden müvekkilin, dava konusu ödeme emirlerinde açıkça belirtilen 11.08.2014 tarihinden sonraki dönemler için tahakkuk eden SGK borçlarından sorumluluğu bulunmadığını, SGK borçlusu şirketteki tüm görevlerinden ayrılan ve davalı Kurum nezdinde üçüncü şahıs konumunda bulunan müvekkile gönderilen ödeme emirleri usule, yasaya, Yüksek Yargı kararlarına ve hukuka aykırı olduğunu beyanla; dava konusu takiplerin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, davalı SGK tarafından … 2015/017665, 2015/017663, 2015/017664. 2015/013823, 2015/013154, 2015/013822, 2015/013155, …ve… takip numaralı dosyalardan gönderilen ödeme emirlerine ilişkin borçlu olmadıklarının tespiti ile ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun yaptığı işlemde herhangi bir hata bulunmadığını ve ödeme emrinin iptali davasının süresi içinde açılmadığını beyanla; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dava süresinde açılmadığından REDDİNE, karar verilmiştir.

IV. BÖLGE MAHKEMESİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Bölge Mahkemesi ilamında; Hak düşürücü süre yönünden yapılan değerlendirmede, dava dilekçesi ve yargılama sürecinde, idarenin işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yollarına ve mercilerine başvurabileceğini, bu hususa ilişkin süreleri bildirmek zorunluluğuna aykırı işlem yaptığı ve istifa suretiyle şirketle irtibatı kalmadığı, üçüncü kişi olarak kabul edilmesi gerektiği iddia olunmuş; ödeme emirlerinin usulsüz tebliği ve tebliğ alan çalışanın davacının ikametinin bulunduğu site çalışanı olduğuna dair SGK kaydı istinaf aşamasında ileri sürülerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakla, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 21.06.2022 tarihli ve 2022/36 E. 2022/9527 K. sayılı ilamında; eldeki davada ise davaya konu ödeme emirlerinin 23.03.2018 tarihinde davacının dava ve beyan dilekçelerinde bildirilen adresinde, birlikte oturan/çalışan …e tebliğ edildiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de, ödeme emirlerinin usulüne uygun olmaksızın verildiği … isimli kişinin davacının ikamet adresi olan … Sitesinde site güvenlik görevlisi olarak çalıştırıldığının ve buna ilişkin olarak … Site Yönetimince tanzim edilmiş işe giriş bildirgesinin ve 01.03.2017 tarihinden itibaren …’in çalıştırıldığının anlaşılmasına göre davacının ikamet ettiği adres yerine adresteki site girişindeki güvenliğe tebligat yapılmasının usulsüz olduğu açıktır. Ne var ki, usulsüz tebligat hallerinde Tebligat Kanunu’nun 32’nci maddesindeki düzenleme de dikkate alınarak, davanın süresinde olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek davacının ve davalı Kurumun iddiaları çerçevesinde delillerin toplanmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın süresi içerisinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 7440 sayılı Yapılandırma kanunun maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen ilk derece mahkemesi kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.