Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/69 E. 2023/1041 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/69
KARAR NO : 2023/1041
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1975 E., 2022/1263 K.
vekili Avukat …
FER’Î MÜDAHİL :… Başkanlığı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 26.05.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2015/203 E., 2020/394 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir

Karann davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi karan davalı ve fer’i mudahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.01.2006 tarihinde davalı nezdinde çalışmaya başladığını, tavuk parçalama, şarküteri reyonu, satış, sipariş işlerini yaptığını, davacının 01.01.2006 tarihi ile 23.11.2013 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz çalıştığı halde bu hizmetleri SGKya bildirilmediğini beyanla davacının davalı nezdinde 01.01.2006 tarihi ile 23.11.2013 tarihleri arasında davalı şirkette sürekli ve kesintisiz biçimde çalıştığının ve fiili hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi işçi olarak hiç çalışmadığını, davacının çalışmak istediğini ancak çok küçük çaplı iş yerinde işçi istihdam edecek kadar mali imkanın olmaması gerekçe iş yerinin çok küçük olmasından dolayı fiziki olarak bunun mümkün olmadığını kendisine defalarca söylediklerini, davacı tarafın iki yıl kadar önce iş yerine gelerek bir mobilya mağazasına işçi olarak çalıştığını lâkin işinden çok memnun olmadığını, eğer işçi çalıştırmak isterlerse kendisinin çalışmaya talip olduğunu ısrarla tekrarladığını, davacının iş yeri açmak istediğini duyduklarını, çalıştığını iddia ettiği dönemin 2 yıl kadar önceye dayanması ve şu anda dava açması da acil nakte ihtiyaç duyması ile bağdaştırılabileceğini, davacının tüm tanıklarının akrabalık ilişkisi içinde olduğu kimseler olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.01.2006 – 23.11.2013 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde belirtilen sürelerde aralıksız ve kesintisiz çalıştığını iddia ettiği, dinlenen taraf ve kamu tanıklarının beyanlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi ile alınan 29.07.2016 tarihli bilirkişi raporu da incelenip birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığı, ücret konusunda herhangi bir miktar ispatlanamadığından asgari ücretle çalışıldığı kabulü ve gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili, verilen hükmün gerekçesinin eksik olduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını, kamu tanıklarının dinlenilmediğini, bilirkişi raporunun tanık anlatımları ile şekillendirilmeye çalışıldığını savunarak mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, davacının davasını ispat edemediğini, bordro tanıkları dinlenilmeksizin hüküm kurulduğunu savunmuş, mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukanda tarih ve sayısı belirtilen kararında; somut davada davacı, davalıya ait işyerinde reyon ve satış görevlisi olarak 01.01.2006 – 23.11.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddia etmiş olup davacıya ait hizmet döküm kayıtlarına göre ihtilaflı dönemde 1069132 sicil numaralı işyerinden 02.06.2011 – 06.06.2011 tarihleri arasında bildirilen 5 gün sigortalı hizmet dışında herhangi bir işyerinden kayıtlı sigortalı hizmetinin bulunmadığı, davacının 17 numaralı celsede dava dışı …’in işyeri tedarikçisi olduğu ve bu kişinin yanında çalışmadığını beyan ettiği, davalı işyeri vergi kayıtlarına göre “… ” adresinde 25.07.1980 tarihinden itibaren faal olduğu, işyerinin Kurum kayıtlannda 28903 sicil numarası ile işlem gördüğü, işyerinin kanun kapsamına alındığı tarih ile ilgili bir bilgi bulunmadığı, Kurum tarafından 2010/03 aya ilişkin bordro gönderildiği, bordro tanığı olarak 31.03.2010 tarihinde 1 günlük çalışması bulunan …’ın bildirildiği, …’ın işyeri sahibinin babası olduğu ve işyerinde fiilen çalışmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Kamu tanıklarından …, …, … ve … davacının çalışmasını doğrulamış olup işyerinin niteliği ve kapasitesi ile dosya kapsamı değerlendirilmekle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirtilerek başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıya ait işyerinde 01.01.2006 tarihi ile 23.11.2013 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz çalışmalarının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 ve 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle işyerinde tek bordro tanığı olarak 1 günlük çalışması görünmekle birlikte işyerinde fiilen çalışmadığını belirten davalı işyerini işleten kişinin babası …’ın beyanı dışındaki tüm re’sen dinlenen komşu işyeri tanıkları ve taraflarca gösterilen tanık beyanlarının davacının çalışmasını doğrulamaları karşısında dosya kapsamı değerlendirilmekle ilk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar yerinde olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.