YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/698
KARAR NO : 2023/1072
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1533 E., 2022/1747 K.
DAVA TARİHİ : 13.07.2017
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/47 E., 2021/269 K.
Taraflar arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2926 sayılı Kanun’un … Köyünde uygulanmaya başlanması sırasında 01.01.1990 tarihinde davalı kurumca … bağ numarası ile resen zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalısı yapılarak kuruma tescil edildiğini, davacının tüm tarım Bağ-Kur primlerini davalı Kuruma ödediğini, 25.05.2005 ve 30.05.2007 tarihlerinde davalı kurumca verilen ve davacının 15 yıl 5 ay tarım Bağ-Kur hizmet süresini gösterir bilgisayar tarım sigortalı bilgileri hesap özetlerinin davacının tarım sigortalılık süresini doğruladığını, davalı Kurum davacının 1990 yılında 43 gün, 1991 yılında 37 gün ve 1992 yılında 30 gün kısa süreli SSK’ya tabi sigortalı çalışmasını neden göstererek davacının 01.01.1990 tarihi ile 01.07.1997 tarihleri arası kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğu bu sürenin tümünü 2926 sayılı Kanun’a tabi zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinden saymadığını, SSK’na tabi kısa süreli sigortalılık süresi hariç olmak üzere davacının 01.01.1990-30.06.1997 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun’a tabi zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve davalı Kurum’un işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının fiilen ve gerçek olarak zirai faaliyeti ile uğraşmadığını, geçimini bu sayede sağlamadığını, tarımsal çalışma olgusunun hiçbir surette ispat edilemediğini, dava konusu edilen dönem için tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal koşullarının oluşmadığını, davacının tarım sigortalılığı 02.06.2005 tarihinde kayıtlara geçtiği İB formuna göre tarım faaliyetini sona erdirdiğini belgelemesi nedeniyle 31.05.2005 tarihi itibariyle sona erdirildiğini, açıklanan nedenlerle hukuksal dayanağı bulunmayan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile davacı …’ın:
1990 yılı Ocak ayında (01.01.1990-31.01.1990 arasında 4/1.a’ya tabi 13 günlük hizmeti haricinde kalan) 17 gün,
01.02.1990-08.12.1990 tarihleri arasında 308 gün,
1991 yılı Ocak ayında (01.01.1991-31.01.1991 arasında 4/1.a’ya tabi 1 günlük hizmeti haricinde kalan) 29 gün,
01.02.1991-03.12.1991 tarihleri arasında 303 gün,
15.02.1992-30.06.1997 tarihleri arasında 1936 gün olmak üzere 01.01.1990-30.06.1997 tarihleri arasında toplam 2593 gün 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının SSK kapsamında olması halinde SSK sigortalılığı ile çakışan sürede tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılamayacağını, Tarım Bağ-Kur sigortalılığı için temel koşulun 2926 sayılı Kanun’un 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği üzere tarımsal faaliyette bulunmak olduğunu, prim tevkifatına dayalı tespit davasında salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunmasının davanın kabulü için yeterli olamayacağını, Mahkemece, davacının dava konusu döneme ilişkin tarımsal faaliyeti konusunda yeterli ve etkili araştırma yapılmadığını, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için doğrudan prim yatırılması, talep veya aynı Kanun’un 36 ncı maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin de ortaya konulması gerektiğini, verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarının kısa süreli olması ve dolayısıyla tarımsal faaliyetini devam ettirmesine engel olmaması, davacının eski tescilli olması ve tarımsal faaliyetini uyuşmazlık konusu dönemde devam ettirdiğinin kolluk araştırması ve tanık beyanları ile doğrulanması; davacıya ait tapu ve ziraat odası kayıtlarının mevcudiyeti, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ilk derece mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı Kurumun istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca
esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının 506 sayılı Kanun kapsamında çalışması bulunduğundan 01.01.1990-30.06.1997 tarihleri arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiğini, 506 ve 1479 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için doğrudan prim yatırılması, talep veya aynı Kanun’un 36 ncı maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiğini, davacının ise çalışmalarının uzun süreli olduğunu ve bu hizmetleri dışındaki tarım faaliyetinin de kanıtlanamadığını beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun Kapsamında sigortalılık süresi tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacının tarımsal faaliyetinin devam ettiğine dair gelen kayıtlar ile dinlenen kamu tanıklarının beyanlarına göre davacının kısa süreli çalışmalarının tarımsal faaliyetine engel olmadığı anlaşıldığından ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…