YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/699
KARAR NO : 2023/3843
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/136 E., 2022/1576 K.
DAVA TARİHİ : 24.08.2021
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/332 E., 2021/452 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yeniden hüküm kurulmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edenin, 3201 sayılı Kanun’a göre yurtdışında geçen süreleri borçlanmak amacıyla SGK Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne talepte bulunduğu, kurum tarafından 31.12.2019 tarihli ve 20797678 sayılı cevapta dilekçesine yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı bildirilmiş ve bu suretle başvurusunun reddedildiğini, kurumun tesis etmiş olduğu bu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekil edenin 3201 sayılı Kanun’un aramış olduğu şartları sağladığını, bundan tam 2 yıl önce davalı kuruma dava konusu başvuruyu gerçekleştirdiğini, kendisi ile aynı koşulları sağlayan eşinin yapmış olduğu başvuru kısa süre içerisinde olumlu olarak sonuçlandığını, vekil edenin yurtdışı hizmet borçlanması talebinin davalı kurum tarafından reddine dair 05.09.2019 tarih ve 12755123 sayılı işlemi ile bu işleme yapılan itiraz üzerine tesis edilen 31.12.2019 tarih ve 20797678 sayılı işleminin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, reddi gerektiğini, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının resen tetkiki ile süresi içinde açılmadığının tespiti halinde davanın öncelikle süre yönünden reddini talep ettiğini, davacının posta yolu ile yurt dışı hizmet borçlanması talebinde bulunduğu ancak 111049419 sayılı yurt dışı hizmet borçlanma talep formunu imzalamadığının görüldüğü, yurt dışı hizmet borçlanmasından yararlanabilmek için, Türk vatandaşı olmak, belirli nitelikte yurt dışı süreleri bulunmak, hizmetlerini belgelendirmek ve yazılı istekte bulunmak şartlarının arandığını, yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesi ile yapılacağının hükme bağlandığını, genelgede talep dilekçelerinin imzalı olmaması halinde işleme konulmadan reddedileceği hükmü gereğince başvurunun reddedildiğini, davacıya bildirildiğini, müvekkil kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya celp edilen SGK kayıtlarında; davacının talebinin imzalı olmaması sebebiyle kurumca başvurusunun reddedildiği anlaşılmakta ise de anılan eksikliğin davacıya bildirildiğine dair dosyada kurumca sunulan belgelerde herhangi bir tebliğ evrakına rastlanmadığından, davacının başka bir yolla talebinin kabul edilmediğini öğrenmesi de mümkün olmadığından, davacının borçlanma talebinin reddine dair kurum işleminin kanun ve ilgili tebliğ hükmüne aykırı olarak tesis edildiği” gerekçelerine dayalı olarak “Davanın Kabulü ile, Davalı kurumun 31.12.2019 tarih 20797678 sayılı işleminin hukuka aykırı olması nedeni ile iptaline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 17.05.2019 tarih ve 12755123 sayılı genel yazısındaki; “3201 sayılı Kanun’a göre borçlanma başvurularında ibraz edilen Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçelerinin imzalı olmaması halinde işleme konulmadan başvuru reddedilecek ve ilgiliye bu durum yazı ile bildirilecektir.” hükmü gereğince davacının başvurusunun reddedildiğini ve 05.09.2021 tarih ve 12755123 sayılı yazı ile de başvurunun reddedildiğinin davacıya bildirildiğini, Kurum işleminin yerinde bulunduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut davada, davacının başvurusunun resmi kuruma yapılması ve imzanın bir resmi belgenin geçerliğinin şekil-sıhat şartı olması, imzanın o belgenin kişiye ait olduğunun karinesi olup, aksinin ancak sahtelik iddiası ve ispatı durumunda mümkün bulunması, imzasız belgenin aidiyeti belirsiz olduğu gibi her zaman için inkarının mümkün olması, bu nedenle dava konusu Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesindeki imza eksikliğinin; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.03.2022 tarih ve 2021/12767 E. 2022/2968 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi eksik bilgi ve belge kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmaması, davacının 08.10.2019 varide tarihli dilekçesi içeriğinden; talebinin reddedildiğine ilişkin 05.09.2019 tarihli yazıdan haberdar olduğunun açıkça anlaşılması, bu nedenle en geç 08.10.2019 tarihi itibariyle eksikliği öğrendiğinin kabul edilmesinin gerekmesi ve eldeki davanın da üç aylık makul süre içerisinde açılmaması karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmadığından davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ileri sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin olmayan hususlar nazara alınmaksızın, davanın esasına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçeleri ile “Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Balıkesir 2. İş Mahkemesinin 07.12.2021 tarih ve 2021/332 E. 2021/452 K. sayılı kararının kaldırılmasına, Davanın reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında imza eksikliğinin eksik bilgi ve beyan kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığına kanaat getirilmişse de, yapılan tespitin hatalı olduğu, imza eksikliğinin tamamlanması için başvuru dilekçesinin vekil edene iadesi gerekirken bunun aksi yönde hareket edilmesinin vekil edenin mağduriyetine yol açtığı, İstinaf Mahkemesince 3 aylık makul süre içerisinde davanın açılması gerektiği hususu belirtilmişse de anılan işleme ilişkin olarak mevzuatta herhangi bir hak düşürücü yahut düzenleyici süre belirtilmediği, Mahkemenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin gerekçesinin hatalı olduğu, vekil edenin başvurusunu süresinde yaptığının kabulü gerektiği gerekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” ve 4 üncü maddesi; “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.” düzenlemelerini içermektedir.
Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin “Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7 nci maddesine göre; “(1) Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun Internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır.
(2) Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir.
(3) Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.”
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.