Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7003 E. 2023/7966 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7003
KARAR NO : 2023/7966
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/7 E., 2022/602 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.10.2013 tarihinden itibaren malullük aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2014/531 Esas 2016/258 Karar sayılı kararıyla; davacının çalışma gücünün en az yüzde 60’ını kaybettiği ve malul sayılması gerektiği ile maluliyet başlangıç tarihinin 16.04.2015 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. 21. Hukuk Dairesinin 04.06.2018 tarihli 2016/11604 Esas 2018/5296 Karar sayılı ilamı ile; “davanın 12.05.2014 tarihinde açıldığı ve davacının talebinin maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti olduğu anlaşılmış olup dava tarihi itibariyle maluliyet aylığı şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, davacının malul olduğunun ve maluliyet başlangıç tarihinin dava tarihini aşacak şekilde 16.04.2015 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesi yerinde değildir. Aynı zamanda Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun raporunda davacının çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği buna rağmen Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun raporunda davacının beden çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmiş olduğundan malul sayılmasına karar verildiği anlaşılmış olup her iki rapor arasında çelişki olduğu açıktır. Raporlar arasındaki çelişki, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan alınacak rapor ile giderilmeden karar verilmiş olması hatalıdır” denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli ve 2018/233 Esas 2021/72 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin11.10.2021 tarihli 2021/7344 Esas 2021/11950 Karar sayılı kararı ile, yargılama safhasında yürürlüğe giren mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcın, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmesi gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’nun 28.07.2022 tarih 1776 karar nolu raporu uyarınca 28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında davacının çalışma gücünün en az %60 ‘ını kaybetmemiş olduğu , bu haliyle davacının 5510 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca malul sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Adli Tıp Kurumunun maluliyet başlangıç tarihi konusunda bir görüş belirtmesinin gerekli olduğunu, davacının dosyada mevcut pek çok raporundan maluliyet durumunun %60’ı geçtiği hususunun anlaşıldığını, hastalığının zaman içerisinde daha da ilerlediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya malullük aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 25, 26 ve 95 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.