Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7155 E. 2023/7802 K. 12.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7155
KARAR NO : 2023/7802
KARAR TARİHİ : 12.07.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1840 E., 2023/718 K.
DAVALILAR : 1- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/186 E., 2020/287 K.

Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının …’a ait işyerinde 15.07.1992 tarihinde çalışmaya başladığını, 04.12.2019 tarihinde SGK Selçuklu SGM’ye ilk işe giriş tarihinin belirlenebilmesi için hizmet birleştirme başvurusunda bulunduğunu, 26.04.2019 tarihinde Kurum tarafından verilen cevapla, davacının 15.07.1992 tarihinde işe girişinin mevcut olduğu, ancak işyeri dönem bordrolarına rastlanılmadığı, 01.07.2006 tarihinden bu yana sigortalı olduğu şeklinde bilgi verildiğini, işveren tarafından SGK’ya gerekli bildirimlerin yapıldığını, sigorta kartı düzenlenerek de davacıya verildiğini, gerekli bildirimler yapılmasına rağmen fiili çalışmasının sigortalı hizmet dökümünde görülmediğini belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.07.1992 tarihi olduğunun ve 1 günlük hizmet süresinin tespiti ile sigorta kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesi ile; davacının 07.05.2019 tarihine kadar herhangi bir talepte bulunmadığını, bu nedenle zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, dava açılmasında kendilerine herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, işe giriş bildirgesi verilmiş olması ve sigortalı sicil kartı düzenlenmiş olmasının fiili çalışmayı gösterir ve ispat eder nitelikte olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesi ile; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.07.1992 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde, kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığını ileri sürmüş ve mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…28.06.1977 doğumlu davacının 15.07.1992 tarihinde …’a ait 735672.34.02 sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin bulunduğu, sigorta sicil numarasının 1992 yılı Unkapanı serisi olduğu, iş yerinin 01.06.1992 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 30.11.1993 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı, bordro tanığı tespit edilemediği, komşu iş yeri çalışanının davalının… Plajının bilet kesme ve plajın temizlik işini üstlendiği, fakat işyeri çalışanlarını tanımadığını beyan ettiği, beraber çalıştıklarını söyleyen davacı tanıklarının fiili çalışmayı doğruladığı, anayasal sosyal güvenlik hakkı kapsamında, davacının kimlik bilgilerini içerir, yasal süresinde Kuruma intikal etmiş ve sahteliği de ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesinin tüm sigorta kollarına tabi olarak verildiği anlaşıldığından….” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 15.07.1992 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 6 ‘ıncı, 9 uncu, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

2.Mahkemece, iş yerinden 1992 yılına ilişkin bordro verilmediğinden 1993/1-3. Dönem bordrolarında adı geçen bordrolu çalışanların beyanlarına başvurulmalı, davacının da beyanı alınarak çalışmasını bilebilecek komşu işyeri ve çalışanları yötemince tespit edilerek ve çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi