Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7200 E. 2023/7948 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7200
KARAR NO : 2023/7948
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/363 E., 2022/415 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat …
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan inceleme sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29.04.2008 – 30.04.2008 tarihleri arası kesintisiz çalışması ile 29.04.2008 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı dönem için şirket tarafından sigorta girişinin yapıldığını ve sigorta priminin ödendiğini, dolayısıyla işverenin sorumluluğunun işçi çalıştırdığı dönem için işçinin işe giriş bildirgesinin vermek ve sigorta primini yatırmakla sınırlı olduğunu, işveren olarak şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, davacının sigorta kaydını silen SGK olduğuna göre davanın işlemi yapan Kurum aleyhine açılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesindeki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, yapılan tetkikte davacının söz konusu iş yerinden bildirilen 29.04.2008 ve 30.04.2008 tarihli hizmetlerinin Kurum denetmenlerince düzenlenen 19.11.2018 tarih 1951 sayılı rapor gereği iptal edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/197 Esas, 2021/136 Karar sayılı kararı ile “Çalışmanın fiili olmadığı, hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığı, 30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’dan önceki yasal düzenlemenin tanıdığı haklardan faydalanmak amacı ile bildirimlerin yapıldığı, kurumun sigortalılık tescillerinin iptal edilmesi gerektiği yönündeki görüş, bulgu ve saptamaların aksinin kanıtlanamadığı” gerekçeleriyle “Davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin12.10.2021 tarihli ve 2021/2370 Esas, 2021/2289 Karar sayılı kararıyla; “Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairenin 25.04.2022 tarihli 2022/1918 – 2022/6222 sayılı kararında; “Eldeki davada, davacının davalı şirket nezdinde hizmetinin 2008/4.ayında 29.04.2008 ile 30.04.2008 tarih aralığında bildirildiği, daha sonra Kurumun 19.11.2008 tarihli raporu neticesi bildirimin iptal edildiği anlaşılmakla; yapılan irdeleme neticesi davacının davalı tanıtım şirketinde fotoğraflamasının yapıldığı ve işbu fotoğrafın süreli yayında yayınlandığı, çalışmanın fiili olduğu ispatlanmıştır.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 29.04.2008 – 30.04.2008 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 29.04.2008 tarihi olduğunun tespitine” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yapılan inceleme sonucu Kurum denetmenlerince düzenlenen 19.11.2018 tarih 1951 sayılı rapor gereği davacının davalı işyerindeki hizmetlerinin iptal edildiğini, davanın niteliği itibariyle Yargıtay içtihatlarına ve kamu düzenine uygun olarak yapılacak inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 29.04.2008 – 30.04.2008 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının ve 29.04.2008 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 nci, 60 ıncı maddesinin (G) bendi, 5510 sayılı Kanun’un 38/2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre feri müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür. Benzer hüküm 5510 sayılı Kanun’un 38/2 nci maddesi ile düzenlenmiştir.

3. Eldeki davada, davanın kabulüne ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; davacının 04.10.1995 doğumlu olduğu, tespitini talep ettiği 29.04.2008 tarihinde 12 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 04.10.2013 tarihi olduğu ve bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

4. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Feri müdahil Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Feri müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan ” sigortalılık başlangıç tarihinin 29.04.2008 tarihi olduğunun” ibaresinin silinmesine, yerine “506 sayılı Kanunu’nun 60/G maddesi hükmü uyarınca 29.04.2008–30.04.2008 tarihleri arasındaki dönemin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesine, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu 04.10.2013 tarihi olduğunun” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.