YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7213
KARAR NO : 2023/9788
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1711 E., 2023/482 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/148 E., 2021/199 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurum tarafından boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle tekrar bağlanarak yasal faizi ile ödenmesine, davalı kuruma 56.635,36 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık anlatımlarının çelişkili olması ve davacının köyde ikamet ediyor olması, muhtarın küçük bir köyde boşanma olayından haberdar olmaması, azaların davacının eşinden boşandığı konusunda net bir beyanda bulunmamaları karşısında denetmen raporunun aksinin kanıtlanamadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tanık beyanlarında gerekçeli kararın aksine herhangi bir çelişki olmasa da asıl tartışılacak konunun davacının eski eşinin aynı evde kalıp kalmadığı değil, kanunen ölüm aylığının kesilmesine sebebiyet veren bir durumun oluşup oluşmadığının incelenmesi olduğu, 5510 sayılı Kanun üzerinden dava yürütülerek yanlış yargılama yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalının adres bilgileri, davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadığına dair kamu tanığı beyanları, davacının denetmen raporundaki özellikle boşandığı eşinin kendisine ait maaşı çektiğine ve köydeki düğün vb organizasyonlara beraber gittiklerine dair beyanı ile denetmen raporu içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde denetim raporunun aksinin ispat edilemediği, kurumun aylık kesmeye yönelik işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan yetim aylığının kesilmesine ilişkin değerlendirmenin yine 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yapılması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi ile getirilen düzenleme dikkate alınarak birlikte yaşama olgusu gerekçe gösterilmek suretiyle aylığın kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesi kapsamında ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali, aylıkların yeniden bağlanması ve faizi ile ödenmesi gerektiğinin ve kuruma borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56/2 nci maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.