Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7240 E. 2023/8655 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7240
KARAR NO : 2023/8655
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, davacının 01.05.2002 tarihinden itibaren çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili, dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı ve asılsız olduğunu, öncelikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davacının müvekkil şirkette ilk olarak 05.09.2012 – 19.12.2012 tarihleri arasında 3 ay çalıştığını, ardından 07.06.2013 tarihinde tekrar müvekkili şirkete gelerek çalışmak istediğini ve 09.04.2019 tarihine kadar aylık asgari ücret alarak çalıştığını, 09.04.2019 tarihinde ise kıdem tazminatı ödenerek iş akdinin feshedildiğini, davacının dilekçesinde belirttiği işe başlama tarihinin gerçeği yansıtmadığını, çalıştığı dönemlerin Kuruma bildirildiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksini kanıt aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin delillerle aydınlatılması gerektiğini, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile yukarıda yazılı tespitler ve davada dinlenen tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davacı işçinin 30.12.2006 tarihinden öncesine ilişkin taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığı, davalı işyeri nezdinde 01.07.2007-09.04.2019 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı, 2012/9-12 ve 2013/6-2019/4. ayları arasına ilişkin imzalı bordro ve hesap pusulularının aksi davacı tarafça eşdeğer belge ile ispat edilemediğinden bahse konu dönemde Kuruma bildirildiği kadar çalıştığı, 01.01.2007-31.05.2013 tarihleri arasında ise aşağıdaki tabloda hesap edildiği üzere toplamda 2292 gün çalışmasının olduğu, bunun 102 gününün Kuruma bildirildiği, 2190 gününün ise Kuruma bildirilmediği tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne, davacının 30.12.2006 tarihinden öncesine yönelik taleplerinin hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmaması nedeniyle reddine, davacının 01.09.2012 – 31.12.2012 tarihleri arasına yönelik ve 01.06.2013-04.09.2019 tarihleri arasına yönelik taleplerinin reddine, davacının 01.01.2007-30.08.2012 tarihleri arasında ve 01.01.2013-31.05.2013 tarihleri arasında toplamda 2190 gün çalıştığının, bahse konu çalışmalarının Kuruma bildiriminin yapılmadığının, bildirimi yapılmayan günlerde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili, öncelikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın hak düşürücü süreye uğradığını, müvekkili şirket bünyesinde çalıştığı dönemlerin Kuruma bildirildiğini, davacının iddia ettiği işe başlama tarihinin gerçeği yansıtmadığını, Edremit İş Mahkemesinde talimatla dinlenecek olan tanık …’ün dinlenilmesinden 31.05.2021 tarihli celsede son anda vazgeçildiğinden ve dosya da 02.06.2021 tarihli celsede karara çıktığından, tanık anlatımlarına karşı beyanda bulunma fırsatının olmadığını, beyanda bulunmak için süre talep edilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından süre verilmediğini, savunma haklarının kısıtlanarak tanıkların anlatımlarına karşı beyanda bulunmadan eksik inceleme sonucu karara çıktığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2
2.Fer’i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksini kanıt aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin delillerle aydınlatılması gerektiğini, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işveren tarafından imzalı ücretsiz izin kayıtlarının sunulduğu, 07.06.2013 tarihli işe giriş bildirgesi ve süresiz iş sözleşmesinin imzalı olduğu, 05.09.2012-19.12.2012 tarihleri arasında çalıştığını belirten 19.12.2012 tarihli ibranamenin bulunduğu, Mahkemece yazılı kayıtlar ve tanık anlatımları dikkate alınarak; “…-Davacı …’ın 1057311 sicil numaralı davalı işverene ait işyerinde 01.01.2007-30.08.2012 tarihleri arasında ve 01.01.2013-31.05.2013 tarihleri arasında toplamda 2190 gün çalıştığının, bahse konu çalışmalarının Kuruma bildiriminin yapılmadığının, bildirimi yapılmayan günlerde asgari ücretle çalıştığının tespitine, …” denildiği, ancak 05.09.2012 tarihli işe girişi bulunmasına rağmen 30.08.2012 tarihinin, 07.06.2013 tarihli girişe rağmen 31.05.2013 tarihinin çıkış tarihi olarak tespit edildiği görülmekle, Mahkemece kesintili çalışmaya yol açacak şekilde hüküm kurulduğu, davacının istinaf başvurusunun da bulunmadığı gözetildiğinde, dava konusu uyuşmazlık konusu dönemin hak düşürücü süreye uğradığı, bu nedenle davanın tümden reddi gerektiği halde, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile Aydın 2. İş Mahkemesi’nin 02.06.2021 tarihli 2019/652 Esas ve 2021/403 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, çalışmasının ispatlandığını, Mahkemenin hatalı değerlendirme yaptığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.05.2002 tarihinden itibaren çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
Somut dosyada; davacının 05.09.2012-19.12.2012 ve 07.06.2013-09.04.2019 tarihleri arasında davalı iş yerinden bildirimlerinin olduğu, davacının 01.05.2002 tarihinden itibaren çalıştığının tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacının 01.07.2007-09.04.2019 tarihleri
3
arasında kesintisiz çalıştığı, 2012/9-12 ve 2013/6-2019/4 ayları arasına ilişkin imzalı bordro ve hesap pusulalarının aksi davacı tarafça eşdeğer belge ile ispat edilemediğinden bahse konu dönemde kuruma bildirildiği kadar çalıştığı kabul edilerek, 01.01.2007-30.08.2012 ve 01.01.2013-31.05.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Mahkemece, İlk Derece Mahkemesinin kesintili çalışmaya yol açacak şekilde hüküm kurduğu belirtilmiş ise de; hizmet cetvelinde 2012/9 ay ve sonraki bazı aylarda eksik gün bildirilmiş olması hizmet akdinin kesintiye uğradığını göstermez. Ayrıca İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçesinde davacının kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş olup, söz konusu hizmetin aralıksız devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla Mahkemece hizmet akdinin kesintisiz devam ettiğinin kabul edildiği gözetilerek; istinaf edenlerin sıfatına göre, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken kesintili çalışma olduğu ve hizmet akdinin sona erdiği kabul edilerek 05.09.2012 ve 07.06.2013 öncesinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi hatalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.