Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/730 E. 2023/1841 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/730
KARAR NO : 2023/1841
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/224 E., 2022/362 K.
DAVALILAR : 1-…
vekili Avukat …
2-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 17.04.2015
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazası tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Dava, davacının 29.10.2009 tarihinde iş kazasına maruz kaldığının tespiti istemine ilişkindir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın işyerine giderken olmadığından bahisle davanın iş kazası olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı kurum vekili beyan dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği şekilde hiçbir belge kuruma intikal ettirilmediğinden, iddiaya konu olayın varlığından söz edilemeyeceğini, müvekkili kurumunun sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2016/308 Esas 2019/84 Karar sayılı kararıyla; davacılar murisi …’ın 05.06.2003 tarihinde davalı … tarafından yapı işinde çalışmak üzere inşaat alanına giderken geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesi şeklinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi a-b bendine göre iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/885 Esas 2020/720 Karar sayılı kararıyla; …’in inşaat müteahhitliği yaptığı, 1074207 numaralı işyerini kuruma 08.01.2013 tarihinden itibaren faal olmak üzere bildirdiği, müteveffanın olay öncesinde de sigortasız olarak bu davalı yanında inşaat işlerinde çalışmalarının bulunduğu, olay günü de kendi yönetimindeki traktör römorkunda taşıdığı işçilerle inşaat sahasına gitmekteyken meydana gelen kazada …’ın vefat ettiği, özellikle Cumhuriyet Başsavacılığına verilen ifade içeriklerinden olayın açıkça iş kazası olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, davalı işverenin olay günü ücret alınmaksızın çalışmaya gidildiği yönündeki beyanlarına da yukarıda yapılan anlatımlarda belirtildiği gibi itibar edilmemişse de ücretin hizmet sözleşmesinin unsuru olarak değerlendirilemeyeceği, traktör römorkunda diğer işçiler iş sahasına götürülürken …’ın pikniğe gittiği şeklindeki beyanların işverenin sorumluluktan kaçmak maksadına yönelik açıklamalar olup, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, … ile aralarında zaman ve bağımlılık gibi diğer unsurların bulunduğu, yani hizmet akdi ilişkisinin mevcut olduğu, dolayısıyla olayın iş kazası olduğu anlaşılmakla,Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce; Mahkemece yeterince inceleme ve araştırma yapılmadığı, kolluk ve müfettiş ifadelerindeki çelişkilerin giderilmediği, dosya içerisine getirtilen kanıtların hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirgindir. Somut olayda mahkemece öncelikle, olayın nasıl gerçekleştiği hususundaki somut olgu ve davacının eşi müteveffa … ile davalı … arasındaki arasındaki ilişkinin niteliği hiçbir tereddüt oluşturmayacak şekilde belirlenmeli, araçta bulunan tanıkların dava konusu uyuşmazlığa ilişkin ifadeleri alınmalı, varsa çelişkiler giderilmeli, kolluk ve müfettişe verilen ifadelere göre hayrat çeşmesinin yapımı ve tadilatı yapılması üzeri çıkılan yolda meydana gelen trafik kazası olayı esnasında, müteveffanın ücret karşılığı mı yoksa gönüllü olarak mı traktör römorkunda bulunduğu, olay gününde hizmet akdinin bağımlılık unsurunun mevcut olup olmadığı araştırılmalı, resen gerekli araştırmalar yapılıp, olay günü müteveffa …’ın davalı … nezdinde ücret karşılığı çalışmasının olup olmadığı belirlenerek, çalışma durumu söz konusu ise olayın iş kazası olduğu, şayet yayla yolu üzerinde bulunan hayrat çeşmesinin tadilatını yapmak üzere hayır amaçlı davalı ve yanındakilere katıldığının tespiti halinde ise hizmet akdi oluşmayacağından iş kazası sayılamayacağı gözetilerek, elde edilecek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda …’ın iş görme edimini ücret karşılığında değil, diğerleri gibi hayır olması saikiyle gerçekleştirmek istediği, dolayısıyla …’ın işçi sıfatını taşımadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, …’ın işçi sıfatını taşımaması nedeniyle 05.06.2013 tarihinde traktör romorkunun altında kalarak vefat etmesi olayı hukuki anlamda iş kazası olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: davacının temsil edilmediği SGK müfettişi nezdinde alınan ifadelere değer vermesi kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, tüm dosya kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.