Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7349 E. 2023/8020 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7349
KARAR NO : 2023/8020
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/147 E., 2022/435 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında Mahkemece görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından …’in davalı şirkete ait işyerinde 28.02.2005 tarihinde geçirdiği kaza sonucu yaralandığı, sigortalının kaza geçirmesine yol açan iş kazası davalı iş verenin iş yerinde alması gereken güvenlik tedbirlerini yerine getirmemesi, gerekli denetim ve gözetimi yapmaması nedeniyle meydana geldiği, kazazede işçi …’e 3.227,19 TL geçici iş göremezlik ödemesi, 48,90 TL hastane masrafı harcaması yapıldığını ve 34.538,99 TL peşin sermaye değerli maluliyet geliri bağlandığını, davalı şirketin kusuru nedeniyle uğranılan Kurum zararı toplamının 37.815,08 TL olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik %10’una tekabül eden 3.781051 TL ödenmeyen Kurum zararından davalı şirketten tahsilini talep ettiklerini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasının işçinin kendi kusurundan kaynaklandığını, Kurum müfettişlerinin de bu yönde rapor verdiklerini, kazalının deneyimli olduğunu ve iş güvenliği konusunda bütün riskleri … durumda olduğunu, gerekli tüm eğitimleri aldığını, işçiye gerekli donanımların eksiksiz verildiğini, kazalının yüksekten atlayarak yaralanmasına neden olduğundan, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 2013/110E. 2016/271 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 19.02.2019 tarihli ve 2016/14295 E. 2019/1336 K. sayılı ilamında; dava konusu edilen gelirlere, yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle 01.08.2007 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında, davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı; gelirin başladığı tarih itibariyle 92 nci maddeye göre indirilmiş hali üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fiili ödemelerin yarısı ilave edilerek belirlenmeli, bu şekilde belirlenen miktarın ise herhalde 92 nci maddenin uygulanmasından önceki ilk peşin sermaye değerli gelir tutarını geçemeyeceği gözden uzak tutulmamalıdır yönlerinden karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 16.10.2020 tarihli ve 2019/354 E. 2020/513 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 23.02.2021 tarihli, 2020/11714 E. 2021/2037 K. sayılı ilamında;Mahkemece, davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı belirlenirken, gelirin başladığı 20.02.2006 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun’un 92 nci maddesi uyarınca indirilmiş hali üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, 20.02.2006-01.08.2017 tarihleri arasında yapılan fiili ödeme miktarının yarısının eklenmesi suretiyle bulunan tutar olduğu gözetilmeli, bu şekilde belirlenen miktarın ise herhalde 92 nci maddenin uygulanmasından önceki ilk peşin sermaye değerli gelir tutarını geçemeyeceği gözden uzak tutulmamalı, gelirin başladığı 20.02.2006 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun’un 92 nci maddesi uyarınca indirilmiş hali üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı ve 20.02.2006-01.08.2017 tarihleri arasında yapılan fiili ödeme miktarı Kurumdan sorulmalı, ancak itiraz olması halinde bilirkişi incelemesi yapılması gereği tartışılmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir…Eldeki davada, benimsenen kusur dağılımında davalının %60, dava dışı 3. kişinin %20, sigortalının %20 kusurlu olduğunun bildirilmesi ve davacı tarafça teselsül ilkesine dayanılmaması karşısında, taleple bağlılık ilkesi de nazara alınarak, davalının tazminle sorumlu olduğu miktarın %60 kusur oranına göre belirlenmesi gereğinin gözetilmemesi, isabetsiz bulunmuştur yönlerinden karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar;
Mahkemece, “Heyet bilirkişi raporu ile de sabit bulunduğu üzere dava dışı sigortalı kazazade işçi …’in yaşadığı iş kazası sebebi ile davacı Kurumun yapmış olduğu ödemeler nedeniyle yaşanan kazadaki davalı şirketin kusur durumuna göre; sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerinin 19.736,87 TL olduğu, davalının sorumlu olduğu geçici iş göremezlik tutarının 2.061,01 TL olduğu, davalının sorumlu olduğu tedavi gideri tutarının 29,34 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar işbu heyet raporundan sonra davacı SGK Kurum vekili ıslah dilekçesi başlığı altında davasının ıslah ettiğini bildirir dilekçe sunmuş ise de bir davada yalnızca bir kere ıslah dilekçesi verilebileceği, davacının dördüncü kez vermiş olduğu ıslah dilekçesi HMK’ya aykırı olduğundan dikkate alınmamış, ilk yapılan ıslah dilekçesine göre taleple bağlı kalınarak karar verilmiş olup, her ne kadar davalı vekili en son aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan sonra zamanaşımı defiinde bulunmuş ise de işbu davada karar altına alınan miktar itibariyle zamanaşımına uğrayan bir alacak bulunmadığı fakat bakiyesi için ise açılacak olan yeni bir davada veya icra takibi esnasondaü bu itirazın dikkate alınması gerektiği sonucu ile davalı vekilinin itirazı yerinde görülmemiş ve davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlılık ilkesi gereği; 3.453,89 TL PSD, 1.584,20 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 4,89 TL hastane masrafı olmak üzere toplam 5.039,02 TL’nin onay ve ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili özetle; kusur yönünden eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili özetle; dava dilekçesi ve ilk ıslahla talep edilen miktardan fazlasına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, hüküm altına alınan Kurum alacağının miktarına göre karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca Kurum yararına takdir edilen vekalet ücretinin hatalı hesaplanması isabetsizdir ve ilgili husus bozmayı gerektirir. Ancak belirtilen eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
1)Hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “9.200,00TL” ibaresi silinerek yerine “5.039,02TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.