Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7375 E. 2023/7998 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7375
KARAR NO : 2023/7998
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/892 E., 2022/1130 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/82 E., 2021/321 K.

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun’un geçici 68 inci maddesinde yer alan teşvikten yersiz faydalandırılması nedeniyle teşvikin iptali ve Kurumca resen tahakkuk ettirilen borç nedeniyle ödenen tutarın istirdadı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı … Başkanlığı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 20413601/0098913/202.01.01./5385210 sayılı 26.10.2017 tarihli ve 20413601/0098913/202.01.01./316197 sayılı yazısı ile Kurumun 2016/04 sayılı Genelgesinin 2.3.3 madddesinde yer alan düzenlemeye istinaden 2016-01/02/03/04/05/06/07/08/09/10/
11/12 dönemlerine ilişkin yersiz yararlanılan teşvik tutarlarının tahakkuk ettirildiği ve aylık hizmet prim belgelerinin 1 ay içerisinde Kuruma sunulması gerektiğinin bildirildiğini, Kurum tarafından hukuka aykırı olarak verilen bu kararın müvekkili şirkete 02.11.2017 tarihinde tebliğ olduğunu, 14.11.2017 tarihli 13798444 numaralı dilekçesi ile süresi içinde kuruma itiraz ediildiğini ancak Kurum tarafından itirazlarına cevaben aynı talepler yenilerek 20413601/0098913/202.01.01./316197 numaralı yazının 22.01.2018 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ olduğunu, 2016/01-02-03-04-05-06-07-08-09-11-12 dönemlerine ilişkin teşvik tutarları, önümüzdeki dönemler için teşvikten yararlanabilmek için zorunlu olarak zam ve cezalarıyla ihtirazı kayıtla iade edildiğini ancak usul ve yasaya aykırı davalı işlemine karşı mahkememiz nezdinde iş bu iptal davasını açtıklarını, kurumun işleme dayanak olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 03.08.2017 tarih 26,1 sayılı raporunu almış ise de bu raporda yer alan bedellere ilişkin müvekkilinin işçilere borçlu olmadığına dair … 2. İş Mahkemesi nezdinde 2017/1054 Esas numaralı menfi tespit davası açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, dolayısıyla iş bu davaya konu işlemin dayanağını teşkil eden rapor ve tespitin henüz kesinleşmediğini, kesinleşmemiş ve ayrıca somut duruma aykırı bir tespite ilişkin yapılan işlemlerinde hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 03.08.2017 tarih 26,1 sayılı raporunda iş sözleşmelerinde ve hesap pusulalarında kök ücrete yer verilmediği, işçiye fazla çalışmalara karşılık fazla çalışma ücreti almak veya serbest zaman kullanmak seçimlik haklarının tanınmamış olması, kök ücret belirlenmemesine bağlı olarak ihbar, kıdem tazminatları ile yıllık izin ve fazla çalışma ücretinin hesaplanmasına imkan bulunmaması gerekçeleriyle fazla mesai ücreti ödenmesi gerektiğine yer verildiğini, ne varki kurum müfettişleri tarafından yapılan bu değerlendirmenin hukuki bir temeli bulunmadığını, raporda fazla mesai ücreti alınması gerektiği iddia edilen işçilerin beyaz yaka olarak tabir edilen işçiler olduğunu, bu işçilerin iş sözleşmelerinde ” personelin ücreti, yapacağı muhtemel fazla çalışmalar göz önüne alınarak tespit edilmiş olup, fazla mesai ücret talep hakkı olmayacağını, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışmayı peşinen kabul ve taahhüt eder” düzenlemesine yer verildiğini, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 20413601/0098913/202.01.01/5385210sayılı 26.10.2017 tarihli ve 20413601/0098913/202.01.01/316197 sayılı 16.01.2018 tarihli kararlarının (işlemlerinin) iptaline, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan tespit ve değerlendirmeler ile kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın ve hukuka aykırılığının bulunmadığını buna göre esasen davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, gelen müzekkere cevapları, … 1. İdare Mahkemesinin İstinaf incelemesinden kesinleşerek gelen 2018/220 Esas sayılı dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu ettiği konunun 5510 sayılı Kanun’un geçici 68 maddesin 3 fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının yapılan tespitte kaçak işçi veya fiilen çalışmayan yani sahte bildirimde bulunmadığı, henüz işçilere yapmadığı bir ödeme için prim borcunun varlığından söz edilemeyeceği ve idari para cezasının iptal edildiği, Kurum normlar hiyerarşisini gözetmeden 2016/04 sayılı genelgesinin 2.3.3 üncü maddesinde sigorta primine esas kazancın eksik bildirildiğinin veya hiç bildirilmediği şeklindeki genelgesine dayanarak ve iş bu davada davacının faydalandırıldığı 2016 yılı teşvik iptallerinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla kurum işleminin iptali gerekmiş ve davanın kabulü ile, davalı SGK tarafından 26.10.2017 tarihli 20413601-0098913-202.01.01-E.5385210 sayılı davacı iş yerinin 2016/01-12 dönemlerine ait teşvik iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline,

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı kurum vekili, usul ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; aylık prim ve hizmet belgelerinin davalı Kuruma verilmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezasının iptali istemi ile açılan dava sonucu istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen … 1. İdare Mahkemesi’nin 09.05.2019 tarih ve 2018/220 E. 2019/483 K. sayılı kararı ile idari para cezasının iptaline karar verilmesi; Kurum işlemine dayanak yapılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu’nun 03.08.2017 tarih ve 26.1 sayılı raporunda belirtildiği şekilde davacı şirkete ait iş yerinde çalışan sigortalılara fazla çalışma ücretlerinin ödendiğine ve böylece prime esas kazançlarının eksik bildirildiğine ilişkin başkaca bir bilgi ve belgenin de bulunmaması karşısında davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı Kurumun yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyizinde davalı Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olup, davanın reddinin gerektiğini, yaptığı işlemin hukuka ve kanuna uygun olduğunu belirterek aksine verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin 5510 sayılı Kanun’un geçici 68 inci maddesinde yer alan teşvikten faydalandırılması gerekip gerekmediğine ve Kurumca yapılan işlemin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 68 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de yargılama ve temyiz aşamasında 01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun’un ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiş, olup, bu maddenin ilk fıkrasında aynen:“Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” Hükmü ve ikinci fıkrasında ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” şeklinde belirtilmiş hükümleri mevcut olup, bu yeni madde hükümleri ile tüm teşvik unsurlarından faydalandırılma veya fazla ödemelerin iadesi veya değiştirme istemleri hakkındaki uyuşmazlıklarda ek 17 nci maddede yer alan hükümlerin irdelenmesi gerektiği açıktır.

2.Değinilen Ek 17 nci maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanun’un 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yılsonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.” Hükümleri mevcuttur.

3.Diğer taraftan Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, İlk Derece Mahkemelerince verilen kararlar hakkında …’nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi gazetede yayımlanmıştır.

4.Eldeki davada ise Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu gözetilmeli, bu anlamda olmak üzere, davalı Kurumun ek 17 nci madde kapsamında resen veya davacı şirketin başvurusu üzerine, işlem yapıp yapmadığı, yapmış ise anılan ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkra hükümleri dışında, ik üç fıkra hükümleri gereğince işlem yapılarak, davanın konusuz kalıp kalmadığı hususları yeniden ve usulünce irdelenmesi ile davalı Kurumun başvuruyu kabul etmemesi veya işlem yapmamış olması halinde, davacı şirketin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 03.08.2017 tarih 26/1 sayılı raporuna karşı … 2. İş Mahkemesinde 2017/1054 E. Sayılı dava dosyasında dava açtığı ve yargılamasının devam etmekte olduğu, kurumca kesilen idari para cezalarına karşı da idare mahkemelerinde dava açıldığı ve davaların devam etmekte olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece, diğer dosyalar ile birlikte davacının açtığı ÇSGB raporuna karşı iş mahkemesinde açtığı davada verilecek karar, bu davayı da etkileyeceğinden, bu davaların sonucu bekletici mesele yapılmalı ve davacı hakkında 5510 sayılı Kanun’un geçici 68 inci maddesi dahil tüm yasal dayanaklar irdelenmeli ve davacının iddialarını destekleyen olguların varlığı hususunda gereken araştırma yapılmalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.