Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/759 E. 2023/1068 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/759
KARAR NO : 2023/1068
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/4022 E., 2022/2284 K.
vekili Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 05.06.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/437 E., 2022/287 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.02.2002 tarihinde davalı … Tarım Ürünleri Gıda San. Ltd.Şti. Hacıveli kaplıcaları hamamında tellak olarak işe başladığını, 04.02.2002-12.08.2015 tarihleri arasında 13 yılı aşkın bir süre davalı işyerinde çalıştığını ancak sigortasının yapılmadığını ileri sürerek davacının kuruma hiç bildirilmeyen ve primleri yatırılmamış olan çalışmalarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Tarım Ürünleri Gıda San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili işyerinde çalışmasının olmadığını, davacının hamamda kese işlerini ve kafeterya işletmesini tamamen kendi nam ve hesabına yaptığını, bunların kazançlarını kendisinin aldığını, burada davalı işverenin kiracısı ve işletmecisi olarak yer aldığını, davacı ile yapılan iş akdinin davacının işletmesini yaptığı kafeterya için olduğunu, bu kafeteryanın işletilmesi konusunda tarafların anlaşamadıkları için aralarında çıkan tartışma sonucu kendisinin işletmeciliğine son verildiğini, davacının 2013-2014 yıllarında başka bir işletmede sigortasının bulunması da müvekkiline ait işyerinde işçi statüsünde çalışamayacağının açık bir kanıtı oludğunu, davacının tamamen haksız kazanç elde etme çabası içerisinde olduğunu beyanla haksız açılan davanın reddini istemiştir.

Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın tespiti istenen hizmetlerin geçtiği yıldan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, davacının 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmadığını, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının diğer davalılar yanında kurum nezdinde hiç bir çalışmasının olmadığını, davacının hizmet talep ettiği dönemlerde başka işverenler yanında çalışmasının gözüktüğünü, davacının hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalıştığı ispatlanması gerektiğini, sadece tanık beyanlarına uyularak hüküm verilemeyeceğini, yargıtay kararları gereğince kamu düzenine ilişkin hizmet tespit davalarında çalışma olgusunun somut ve net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hizmet akdinin unsurlarında ücret de bulunsa da, ücret unsuru hizmet akdinin zorunlu unsuru olmayıp ücretin müşterilerden alınan bahşişlerle sağlanması durumunda dahi zaman ve bağımlılık unsurları bulunması halinde hizmet akdi kurulmuş olacağından, davacı ile davalı arasında hizmet akdinin bulunduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.01.2012-31.10.2012, 15.04.2013-31.10.2013, 16.04.2014-08.05.2014, 16.07.2014-27.08.2014, 01.03.2015-12.08.2015 tarihleri arasında davalıya ait 1015869 sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ile davalı arasında işçi – işveren ilişkisinin bulunmadığını, hamam işyerinde tellak olarak kendi nam – hesabına çalıştığını, hatta işyerinde büfeyi kiralayıp işlettiğini, davacı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tanık beyanlarının dahi kendi lehlerine olduğunu, mahkeme kararının yeterli gerekçe içermediğini ileri sürmüştür.

Feri Müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında işçi – işveren ilişkisinin bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin Kayseri 7. İş Mahkemesi 05.07.2022 Tarih ve 2021/437 Esas – 2022/287 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurularının, HMK’ nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca esastan reddin karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, tanıkların tamamının hamam ve kafe işinde davacının kendi adına çalıştığını beyan ettikleri, davacının yaptığı her iş için ücretlerini müşterilerden aldığını, tartışma üzerine kiralarını ödemeden hamam ve kafeyi terk ettiğini, diğer tanıkların da belirttiği gibi işyerinde çalışanların sigortalarının yapıldığını, davacı tanıklarının dahi davacının işletmeyi kendi adına işlettiğini ifade ettiklerini, çalışmanın unsurlarından olan bağımlılık ve zaman undurlarının da gerçekleşmemiş olduğunu, kendi çalışmadığı zamanlarda yerine başkasını kendisinin ayarlamasının bile kontrol ve bağımlılık unsurlarının bulunmadığını gösterdiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

2. Feri müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 04.02.2002-12.08.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı incelendiğinde, dinlenen tanık beyanlarından davalı iş yerinin her yıl kış aylarında 4 ay kadar kapalı olduğunun beyan etmeleri de dikkate alınarak davacının kuruma dava dışı iş yerlerinden bildirilen süreler ile 01.01.2012-12.08.2015 tarihleri arasında iş yerinin kapalı olduğu her yıl Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat ayları dışında davalıya ait iş yerinde asgari ücretle çalıştığına karar verildiği halde; hükümde, hüküm gerekçesiyle ve dosya içeriğiyle çelişecek şekilde, davacının 01.01.2012-28.02.2012 tarihleri arasında da davalıya ait 1015869 sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bentlerinde yer alan “01.01.2012″ ibaresinin silinmesine yerine “01.03.2012” yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi