Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7595 E. 2023/9948 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7595
KARAR NO : 2023/9948
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2084 E., 2023/778 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/48 E., 2021/80 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete ait işyerinde 2000 tarihinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 2009 tarihine kadar sürdüğünü, kesme operatörü olarak görev yaptığını, davacının davalı şirkette çalıştığı süre zarfında bizzat davalı şirketin çalışanı olmasına rağmen muvazaalı bir şekilde davalı şirketin kumlama işlemini yapan … Kumlama Boya Ltd. Şti. adlı şirketin çalışanıymış gibi gösterildiğini, bu konuda Kocaeli 2. İş Mahkemesinin 2013/157 Esas sayılı dava dosyasının dava açtıklarını, bu davada muvazaa olgusunun tespit edildiğini, verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesince 2014/16333 Esas sayılı onama kararı ile kesinleştiğini, davacının davalı şirketçe taşeron işçisi olarak gösterildiğinden hak ve alacak kaybına uğradığını, davalı şirketin eşitlik ilkesi uyarınca kadrolu çalışanlarına ödediği prim ve ikramiyelerin davacıya ödenmediği gibi SSK primlerinin de düşük ücret üzerinden yatırıldığını, davacıya kadrolu işçilerene ödenen yıllık bir aylık ücret tutarındaki prim ile üç ayda ödenen yine bir ücret tutarındaki ücret ikramiyesinin ödenmediğini, dolayısıyla davalı şirketin tüm çalışması boyunca hakkettiği kazançlarını ödemediği gibi SSK primlerine esas teşkil eden kazançlarında düşük ücret üzerinden ödediğini, bu nedenle davacının 2000-2009 tarihleri arasında SSK prim kazançlarına esas teşkil edecek kazançlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … Müh. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacı ile müvekkili şirket arasında hizmet sözleşmesi bulunmadığı, davacının dava dışı … Kumlama Ltd. Şti. bağlı olarak çalıştığını, dolayısıyla müvekkili şirkete karşı dava açılamayacağını, dava ile ilgili 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın esas yönden de haksız olduğunu, davacının … Kumlama şirketine bağlı olarak çalıştığı 2000-2009 tarihleri arasında aldığı ücrete göre Sosyal Güvenlik Kurumuna sigorta bildirimlerinin bildirildiğini, eksik bildirim yapılmadığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir ücret ödemediğini, dolayısıyla eksik bildirim yapmasının da söz konusu olmadığını, davacının 2000-2009 yılları arasında tüm yıllarda aldığı ücretlerin daha fazla olduğu yönünden iddiası var ise Kuruma bildirilen prime esas kazançların tüm yıllar için senetle ispat sınırının çok üstünde olduğunu, davacının bu ücretlerin üstünde ücret aldığı iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davanın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, Kocaeli 2. İş Mahkemesinin 2013/157 Esas sayılı dava dosyasında işçilik alacaklarına ilişkin dava sonucunda ödenmesine karar verilen prim ve ikramiyelerin prime esas kazanç olarak kuruma bildirilmesinin mümkün olmadığını, prim ve ikramiyelerin 5510 sayılı yasanın 80. maddesine göre prime esas kazancın sayılmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı iş mahkemeleri Kanun’un 7 nci maddesine son fıkra eklendiğini, bu fıkraya göre hizmet akdine dayalı olarak açılan hizmet tespiti davalarında davanın kuruma ihbar edileceğini ve bu davalarda sosyal güvenlik kurumunun feri müdahil konumunda olduğunun belirtildiğini, bu yasal düzenlemeye göre kuruma karşı doğrudan dava açılamayacağını, davanın esas yönden de haksız olduğunu, davacı ile ilgili prim belgelerini düzenleme görevinin işverene ait olduğunu, işveren tarafından Kuruma verilen ücret belgelerine göre sigorta primi tahakkuku yapıldığını, kurumun diğer taraflar arasındaki iş ilişkisinin taraflarından biri olmadığını, dolayısıyla ücret gibi konularda bilgisinin olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Bozma ilamından sonra dahili davalı olarak dosyaya dahil edilen … Kumlama Boya İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazında bulunmuş, gerçek ücreti üzerinden Kuruma bildirimlerin yapıldığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin18.03.2021 tarihli ve 2016/48 E. 2021/80 K. kararı ile davanın kabulü ile
Davacı …’in davalı …Ş.’ye ait işyerinde hizmet akti ile çalışırken bildirilmesi gereken prime esas kazanç miktarından bildirilmediği tespit edilen;
2000 yılında 1.095,12 TL,
2001 yılı 1 inci dönemde 1.798,52 TL,
2001 yılı 2 nci dönemde 1.311,75 TL,
2001 yılı 3 üncü dönemde 1.276,75 TL,
2002 yılı 1 inci dönemde 2.697,65 TL,
2002 yılı 2 nci dönemde 1.894,44 TL,
2002 yılı 3 üncü dönemde 1.795,02 TL,
2003 yılı 1 inci dönemde 3.540,42 TL,
2003 yılı 2 nci dönemde 3.143,48 TL,
2003 yılı 3 üncü dönemde 3.074,72 TL,
2004 yılı 1 nci dönemde 5.215,33 TL,
2004 yılı Temmuz ayında 1.481,87 TL,
2004 yılı Ekim ayında 1.459,67 TL,
2005 yılı Ocak ayında 1.437,32 TL,
2005 yılı Şubat ayında 976,755 TL,
2005 yılı Nisan ayında 1.465,24 TL,
2005 yılı Temmuz ayında 1.465,24 TL,
2005 yılı Ekim ayında 1.465,24 TL,
2006 yılı Ocak ayında 1.422,94 TL,
2006 yılı Şubat ayında 955,395 TL,
2006 yılı Nisan ayında 1.450,86 TL,
2006 yılı Mayıs ayında 1.450,90 TL,
2006 yılı Ekim ayında 1.450,90 TL,
2007 yılı Ocak ayında 1.419,40 TL,
2007 yılı Şubat ayında 1.049,50 TL,
2007 yılı Nisan ayında 1.586,80 TL,
2007 yılı Temmuz ayında 1.564,30 TL,
2007 yılı Ekim ayında 1.564,30 TL,
2008 yılı Ocak ayında 1.540,90 TL,
2008 yılı Şubat ayında 1.171,10 TL,
2008 yılı Nisan ayında 1.764,20 TL,
2008 yılı Temmuz ayında 1.733,90 TL,
2008 yılı Ekim ayında 1.733,90 TL,
2009 yılı Ocak ayında 1.186,32 TL,
2009 yılı Nisan ayında 1.186,32 TL,
2009 yılı Temmuz ayında 1.186,32 TL,
2009 yılı Ekim ayında 1.186,32 TL fark prime esas kazancın ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili ile davalı … İm. Müh. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı …Ş vekili istinaf dilekçesinde; Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, davacının dava dışı … Kumlama Ltd. Şirketinin çalışanı olduğunu, bu işverenin sorumluluğu değerlendirilmeden karar verildiğini, İlk Derece mahkemesince kendilerine husumet yöneltilebileceğine ve davanın kabulüne esas olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal kararları gerekçe gösterilmiş ise de bu kararların 2014 yılı esaslı olduğunu, güncel durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kendi çalışanları olmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı defileri yönünden değerlendirme yapılmadığını, işyeri şartları ve çalışma şartları noktasında davacının tanıklarının beyanlarından hareket edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının dava kapsamında talep ettiği tutarlar dikkate alındığında davacının iddiasını tanıkla değil yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının çalıştığı dönem için tüm çalışmaları aldığı ücretlere uygun olarak kendi işvereni tarafından Kuruma bildirilerek ödendiğini, davacının prim ve ikramiye ödenmesi talebi ile müvekkile yönelttiği herhangi bir talebi bulunmadığını, benzer dosyalardan kendisine emsal yaratmaya çalıştığını, kesinleştiğinden bahisle Kocaeli 2. İş Mahkemesi’nin 2013/157 E. Sayılı dosyası kararını işbu davada dayanak yapılmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının net ücretle çalışıyor olması sebebiyle prime esas kazançları açısından kendisi ile aynı işi yapan asıl işveren işçilerinden farklı değerlendirilmesininde mümkün olmadığını, davacının çalışma şartlarının kendi işvereni olan … Kumlama şirketi dışında değerlendirmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; Emsal alınan işverene karşı açılmış olan alacak davalarında Kurum taraf olmadığını, emsal alınamayacağını, bahsi geçen davalarda mevcut ücret tespitinin eldeki davada kullanılması imkânı bulunmadığını, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların bu nedenle yerinde olmadığını, geriye dönük ücret tespitinin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, tanık beyanları üzerinden ücretin tespitine karar vermesinin içtihatlara aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporda ödemelerin yapılmış olması halinde prime esas kazanç miktarlarının değişeceğinin belirtildiğini, ödeme belgeleri haricinde tahmine dayalı hesaplamaların hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda 08.02.2022 tarihli ve 2021/2557 E. 2022/225 K.sayılı belirtilen kararı ile “…Prime esas kazanç tutarın tespitine ilişkin davalarda hak düşürücü süre ve zamanaşımına yönelik düzenleme bulunmadığı, davacını yönünden davalı asıl işveren ve dava dışı alt işveren arasındaki ilişkin muvazaaya dayandığına dair kesinleşmiş bir mahkeme hükmü bulunmadığı, emsal olarak belirtilen benzer dava dosyasında işçinin açtığı muvazaa nedeniyle prim ikramiye alacağı davasını kazandığından ve alacak tahsil edildiğinden çalışmanın geçtiği son ayın prime esas olmak üzere kabul kararı verildiği, eldeki dava için emsal oluşturmayacağı, talep edilen dönemlerdeki miktarlar nazara alındığında davacının gerçek ücretinin yazılı delil ile ispat edilemediği, tespit yönünden karar verilen 01.10.2008 dönemine kadar davanın yasal dayanacağının 506 sayılı Kanun’un 77 madde olduğu, bu yasal düzenlemeye göre prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin prim hesabında nazara alınacağı, asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyelerin tahakkuk etmesinin yeterli olmayacağı, ödenmesi halinde prime esas kazanç tutarına dahil edilmesi gerektiği, tespiti talep edilen dönem itibari ile 01.10.2008 tarihine kadar prim ve ikramiye ödemesi bulunmadığı, davacının alt işverende ödenen ücretin gerçek ücretinden daha az ödendiğine dair iddiasının bulunmadığı, davacının çalışma dönemi içinde davacı yönünden davacının çalıştığı alt işveren ile davalı asıl işveren arasında muvazaa tespiti bulunmadığı anlaşıldığından…” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 01.06.2022 tarihli ve 2022/4388 E. 2022/8352 K. Sayılı kararında,”… İnceleme konusu somut olayda, davacı, prime esas kazancının tespitini istediği dönem olan 2000-2009 döneminde dava dışı … ile dava dışı … Kuml. Boya İnş. Ltd. Şti. tarafından bildirimlerinin yapıldığını ne var ki çalışmalarının davalı … şirketi nezdinde geçtiğini, fakat davalı şirketin kendi çalışanlarına ödediği prim ve ikramiyelerden istifade edemediğini ileri sürerek bunların tespiti ile anılan dönemde prime esas kazancın tespitini talep etmesi karşısında bu talep öncelikle işverenlik sıfatının tespit ve belirlenmesini içermesi karşısında öncelikle bildirim yapan yukarıda anılan dava dışı gerçek kişi ve şirket işverenin HMK’nın 124 üncü maddesi gereği yöntemince davaya katılımları sağlanarak davaya konu dönemde işverenlik ilişkisi belirlenmek suretiyle prime esas kazanç konusunda bir karar verilmesi gereği gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur….” denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
… Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile”… Prime esas kazanç tutarın tespitine ilişkin davalarda hak düşürücü süre ve zamanaşımına yönelik düzenleme bulunmadığı, davacı yönünden davalı asıl işveren ve dava dışı alt işveren arasındaki ilişkin muvazaaya dayandığına dair kesinleşmiş bir mahkeme hükmü bulunmadığı, emsal olarak belirtilen benzer dava dosyasında işçinin açtığı muvazaa nedeniyle prim ikramiye alacağı davasını kazandığından ve alacak tahsil edildiğinden çalışmanın geçtiği son ayın prime esas olmak üzere kabulüne kararı verildiği, eldeki dava için emsal oluşturmayacağı açıktır.

Talep edilen dönemlerdeki miktarlar nazara alındığında davacının gerçek ücretinin yazılı delil ile ispat edilemediği, tespit yönünden karar verilen 01.10.2008 dönemine kadar davanın yasal dayanacağının 506 sayılı Kanun’un 77 md. olduğu, bu yasal düzenlemeye göre prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin prim hesabında nazara alınacağı, asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyelerin tahakkuk etmesinin yeterli olmayacağı, ödenmesi halinde prime esas kazanç tutarına dahil edilmesi gerektiği, tespiti talep edilen dönem itibari ile 01.10.2008 tarihine kadar prim ve ikramiye ödemesi bulunmadığı, davacının alt işverende ödenen ücretin gerçek ücretinden daha az ödendiğine dair iddiasının bulunmadığı, davacının çalışma dönemi içinde davacı yönünden davacının çalıştığı alt işveren ile davalı asıl işveren arasında muvazaa tespiti bulunmadığı anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının yerinde olmadığı, davalılar vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından, bozma ilamı doğrultusunda taraf teşkili de sağlanmış olmakla, davalılar vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. …”gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davalı ….. A.Ş. ile dahili davalı ……Ltd. Şti. arasında muvazaa ilişkisi bulunduğunun başkaca kesinleşen mahkeme kararları ile tespit edildiğini, bozma sebeplerine göre mahkemece inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının ve İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yaparak davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı ve hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 77 nci ve 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.