YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/774
KARAR NO : 2023/1722
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/900 E., 2022/1783 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/435 E., 2020/85 K.
Taraflar arasındaki, 21.05.1997 tarihli tevkifat belgesinde adı geçenin davacı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.05.1997 tarihinde … Süt ve Gıda Mam. San. A.Ş.’ne süt sattığını, süt bedelinden bağkur prim kesintisi yapıldığını, ancak kurumun bu kesintiye rağmen davacının sigortalılığını 31.05.1997 den itibaren başlatmadığını beyanla, davacının sigortalılık başlangıcının 01.06.1997 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, 21.05.1997 dönemine ait müstahsil makbuzuna istinaden davacının talepte bulunduğunu ancak kimlik bilgilerinin yetersiz olması nedeni ile şirket ve nüfus müdürlüğü ile yazışmalar yapıldığını, gelen cevabi yazılar doğrultusunda kesinti hakkında kimlik tespiti yapılamadığından müstahsil makbuzundaki kesintinin sigortalıya mal edilemediğini ve sonucuna göre işlem tesis edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasında kusuru ve haksız eylemi bulunmadığını beyanla yasalara ve usule aykırı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davanın kabulü ile, … Süt A.Ş tarafından kesilen 31.05.1997 tarihli tevkifatın davacıya aidiyeti ile davacının tevkifata istinaden 01.06.1997-31.12.1997 tarihleri arası dönemde 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece hak düşürücü süre ve zamanaşımı konusundaki itirazlarının dikkate alınmadığı, davalı müvekkili kurum kayıtlarının tetkikinde davacının başvuru yazısına istinaden …’un verdiği dilekçe ekinde … Süt ve Gıda Mamulleri San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerine ait 31.05.1997 dönemine ait müstahsil kesinti makbuzlarına istinaden hizmet talebinde bulunduğu, arşiv kayıtlarında ilgili dönem listelerinde kimlik bilgilerinin yetersiz olması nedeniyle şirket ve nüfus müdürlüğü ile yazılmalar yapıldığı, gelen cevaplar doğrultusunda kesinti hakkında kimlik tespiti yapılmadığından talepteki müstahsil kesinti sigortalıya mal edilemediği ve sonuca göre işlem yapıldığı, davacının sürekli süt üreticiliği yapmadığı, davacının 31.05.1997 tarihli bir adet süt müstahsil makbuzundan başkaca süt çiftçiliği yaptığına dair bir belge ve bilginin olmadığı, davacı tanıklarından bazı tanıkların, davacının hiç bir zaman hayvancılık ve süt çiftçiliği yapmadığına dair beyanda bulundukları, bazı tanıkların ise davacının eskiden 1 adet hayvanı olduğundan bahsettiği, davacı ile aynı isimdeki diğer …’un oğlundan alınan beyanda ise ölü …’un asıl işinin süt hayvancılığı ve sütçülüğü olduğu ve yıllarca süt satım işi yaptığının anlaşıldığı, dava konusu tek delili olan 31.05.1997 dönemine ait müstahsil kesinti makbuzunun diğer …’a ait olma ihtimalinin yüksek olduğu, fiili çalışma olmadan davacının sigortalı sayılmasının mümkün olmadığı, kurum işleminin usule ve yasalara uygun olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 28.03.2016 tarihinde kuruma 31.05.1997 tarihindeki tevkifat kesinti belgelerinden dolayı geriye doğru Bağ-Kur tescilinin yapılması talebinde bulunduğu, SGK İl Müdürlüğü’nün 26.10.2016 tarihli cevabi yazısı ile davacının talebine istinaden … Süt A.Ş.’ye ait müstahsil makbuzunun incelendiği, kimlik bilgilerinin eksik olması nedeni ile şirket ve nüfus müdürlüğü ile yazışma yapıldığı, şirketten belirleyici bir bilginin verilmemesi, nüfus kayıtlarından birden çok aynı isme rastlanılması nedeni ile kesinti davacının hesabına aktarılamadığı ve davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında tescilinin 29.03.2016 tarihinde yapıldığı; toplanan deliller, alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, kesintinin yapıldığı dönemlerde hayvancılıkla uğraştığı, ürettiği sütü … ilçesinde bulunan mandıralara verdiği, … Süt A.Ş. tarafından gönderilen 1997 Mayıs ayına ilişkin tevkifat listesinde …’tan kesildiği belirtilen tevkifatın davacıya ait olduğunun tespit edildiği; dolayısıyla davacının, 01.06.1997- 31.12.1997 tarihleri arası dönemde 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım bağkur sigortalısı sayılması gerektiği, bu nedenlerle aksine kurum işleminin yerinde olmadığı, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının 1 adet müstahsil makbuzundan başka süt üreticiliği yaptığına dair bilgi ve belge bulunmadığını, tarımsal faaliyetini devam ettirme koşulunu sağlamadığını, davacı ile aynı isimdeki diğer …’un oğlundan alınan beyanda ise ölü …’un asıl işinin süt hayvancılığı ve sütçülüğü olduğu ve yıllarca süt satım işi yaptığının anlaşıldığı, buna göre müstahsil makbuzunun o kişiye ait olması ihitmalinin yüksek olduğunu,tabıklardan bazılarının davacının başka iş yaptıklarını beyan ettikşerini, davacının sadece 1 hayvanı olduğunu, davanın ispatına yarar somut ve inandırıcı delil elde edilemediğini, hükmün yasaya ve usule aykırı olarak oluşturulduğunu beyanla verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 21.05.1997 tarihli tevkifat belgesinde adı geçenin davacı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacının tarımsal faaliyetinin bulunduğuna dair gelen kayıtlar ile dinlenen kamu tanıklarının beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…