YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7787
KARAR NO : 2023/7820
KARAR TARİHİ : 12.07.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/563 E., 2023/819 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/95 E., 2022/527 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı Kurumda… işyeri sicil numarasında kayıtlı iş yerinde 15.12.1988 tarihinde 18225877 sigorta sicil numarasıyla çalışmaya başladığını, davalıya ait Marmarıste bulunan inşaat işyerinde 4 ay süreyle asgari ücret üzerinden çalıştığını,sigortalı olduğunu sanan davacının emeklilik için kuruma başvurduğunda sigorta kaydının olmadığını öğrendiğini belirterek davacının 15.12.1988 tarihinde… sicil numarasında kayıtlı işyerinde asgari ücret ile 1(bir)gün sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… davacı adına …sicil numaralı iş yerinden 15.12.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin kuruma verildiği, kurum tarafından dönem bordrosu verilmediği için işe giriş tarihini sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmediği, iş yerinin otel işletmesi olarak 15.12.1988 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 31.01.1991 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı, davacının imza aslının bulunduğu kurumların davacı tarafça bildirildiği ancak ilgili askerlik şubesinden dosyasının imha edildiğinden bahisle imza örneğinin gönderilemediğinin ifade edildiği, davacı tarafça da başka bir kurum bildirilmediği için imza incelemesinin yapılamadığı, dosyada dinlenen tanıklardan …’in davacının inşaatlarda çalışıp çalışmadığını bilmediğini, ismen hatırlamadığını, tanık … beyanında, davacının amcasının oğlu olduğunu, 1988-1989 yılları arasında 1 hafta marmaris ilçesinin içmeler bölgesindeki otel inşaatında çalışan davacının kalmış olduğu barakada 5-6 gün misafir olarak kaldığını, davacının otel inşaatında ustanın altında çalıştığını, harç kardığını, tuğla taşıdığını ve oradaki barakada kaldığını, kendisinin davacının çalıştığı inşaatta çalışmadığını, yine tanık … beyanında, davacıyı tanımadığını, Marmaris İlçesinde yapılan otelde çalıştığını, kendi çalıştığı dönemde sigorta primlerinin yatırıldığını ifade ettiği, Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen … ve … adresinde ve çevresinde yapılan araştırmalarda … isimli şahsa ait herhangi bir iş yerinin 1988 yılında olduğunu tanıyan ve bilen şahıslara rastlanılmadığının ifade edildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının bahse konu iş yerinde dava edilen dönemde 1 gün süre ile çalıştığını her türlü tereddütten uzak bir şekilde ispat edemediği…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği, dönem bordrosunun verilememesinin kusurunun davacıya yüklenemeyeceği, gerekçeleri ile kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…davadışı işyerinin 1988 yılı dönem bordrosu olmadığı, dinlenen davacı tanıklarının işyerinden sigortalı bildirimlerinin bulunmadığı, kolluk araştırmasına göre komşu işyeri sahip veya çalışanının tespit edilemediği, davalı işyerinde sonradan çalışan bordro tanıklarının davacıya tanımadıklarını beyan ettikleri, iddianın ispatlanamadığı, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı…” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 15.12.1988 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 60 ‘ncı maddesinin (G) bendi,108 inci maddesi hükümleridir.
506 sayılı Kanun’un 108 inci maddesi uyarınca, sigortalılık başlangıcı yönünden salt işe giriş bildirgesi verilmiş bulunması yeterli olmayıp, ayrıca Kanunun 2 nci maddesinde öngörülen şekilde fiili çalışmaların aranması da gereklidir.
Bu nedenledir ki, somut olayda uyuşmazlık fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yöntemince düzenlenip süresi içinde kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de, fiili çalışmanın varlığının ortaya koyulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Kanun’un 79/8 inci maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava, aynı zamanda sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında, adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak, yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda, çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve Anayasa’nın 60 ıncı maddesinde tanımlanan sosyal güvenlik hakkının niteliği gereği bu tür davalarda, hâkim, doğrudan soruşturmayı genişleterek, sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını resen belirlemelidir.
Bunun için de bu tür davalarda, işyerinde tutulması gerekli dosyalar ile kurumdaki belge ve kanıtlardan yararlanılmalı, ücret bordroları getirtilmeli, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, işyeri çalışanları saptanmalı ve sigortalının hangi işte ne kadar süre ile çalıştığı açıklanmalıdır.
Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
3. Değerlendirme
Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, Marmaris ilçesinde yapılan beş yıldızlı otel inşaatında çalıştığını iddia ettiği, öte yandan adına 15.12.1988 tarihli işe giriş bildirgesinde işveren olarak “…” olarak belirtildiği ancak işe giriş bildirgesinde belirtilen… sicil no.lu iş yerinin ise Kurumdan gelen iş yeri tescil bilgilerine göre otel işletmesi mahiyetli olup iş verenin ise “…Tur. Tic. Ltd. Şti.” olarak bildirildiği anlaşılmakla, Mahkemece öncelikle davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde hangi işveren nezdinde, hangi mahiyetli işyerinde çalıştığı, işyerinde ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı,komşu iş yerlerinin veya çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olduğu davacıya sorulup açıklattırılmalı, iş yerinin otel inşaatı olduğunun anlaşılması halinde söz konusu otelin, inşaat ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgilerinin ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, vergi, belediye, SGK ve emniyet aracılığıyla yapılavcak araştırmayla komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.