YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7863
KARAR NO : 2023/8052
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/149 E., 2023/45 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.03.1988 ile 30.09.1990 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının hukuki mesnetten yoksun ve yersiz olduğunu, davacıya ait Kurum kayıtları ve dosyası ile tevkifat belgeleri incelendiğinde; tarım tevkifat talebinde Ziraat Odası kaydı ve ürün tevkifat kesintisinin bulunmadığının tespit edildiğini, bu sebeple davacının 2926 sayılı Kanun’un 7 seri nolu tebliği uyarınca tescilinin başlatılmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.07.2020 tarihli ve 2020/162 Esas, 2020/261 Karar sayılı kararıyla;
Davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesince, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23/03/2022 tarihli ve 2021/8441 Esas , 2022/4139
Karar sayılı kararıyla; somut olayda, davacı 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiş olup; Mahkemece, davacının; … ve …Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin müstahsil makbuzları var ise de söz konusu müstahsil makbuzları ile yapılan kesintilerin Kurum hesaplarına intikal ettirildiğine ilişkin herhangi bir banka kaydı ve davacıya ait Ziraat Odası kaydının da bulunmadığı gerekçesiyle; davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de verilen karar eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkının kazanılması için tevkifat kesintisi yeterli olup, tevkifat kesintisinin ayrıca kuruma intikal etmesi aranmaz. Bu doğrultuda; dosyaya davacı vekili tarafından sunulan … ve …Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin 31.03.1988, 30.04.1988, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989, 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzlarında %2 oranında stopaj kesintisinin mevcut olduğu görülmekle, söz konusu prim kesintilerinin akıbeti araştırılarak, anılan kesintilerin tarım tevkifat kesintisi olup olmadığı belirlenmeli, anılan tevkifatların (prim kesintilerinin) gerçekliğinin belirlenmesi halinde, zorunlu sigortalılık hak ve yükümlülüğünün tevkifat tarihini izleyen aybaşından itibaren başlatılarak ait olduğu yılın sonuna kadar, davacının sigortalı olarak kabul edileceği hususu gözetilerek, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde toplanan deliller nazarında değerlendirme yapılması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yargılama yapılmış olup dosyaya davacı vekili tarafından sunulan … ve …Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin 31.03.1988, 30.04.1988, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989, 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzlarında %2 oranında stopaj kesintisinin mevcut olması sebebiyle söz konusu prim kesintilerinin akıbeti araştırılmış, bu doğrultuda; ilgili ilçe nüfus müdürlüklerine, ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına, ilgili vergi dairelerine, ilgili ilçe tarım ve orman müdürlüklerine, Tarım ve Orman Bakanlığına, Ziraat Bankasına ve ilgili Ziraat Odalarına müzekkere yazılmış olup gelen müzekkere cevaplarında; davacının 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Kurumuna yansıyan/intikal eden tevfikat kesintisi ve prim ödemesine rastlanılmadığı, davacının herhangi bir tarım kredi kooperatif üyeliğinin olmadığı, davacının Tarım Bilgi Sisteminde kayıtlarına rastlanmadığı, davacının varsa sahip olduğu hayvanlara ilişkin hareket ve kayıtların olmadığı, davacının hayvancılık yaptığına dair herhangi bir evrak veyahut emareye rastlanmadığı, davacının Tarım ve Orman Bakanlığının desteklerinden yararlanmadığı, davacının Çiftçi Kayıt Sisteminde kayıtlı olmadığı, davacının vergi mükellefi olmadığı, davacının 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasında vergi dairesine ödenen ödemesinin olmadığı, davacının 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasındaki banka kayıtlarına rastlanılamadığı, davacının ziraat oda kaydının olmadığı, davacının hangi ürünlere nerelere sattığı hususunun tespit edilemediği, davacının hayvancılık yaptığına dair şifai görüşmeler neticesinde elde edilen bilgilerin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırmalar neticesinde; davacının kooperatif, ziraat odası kaydının olmadığı, davacının tarımsal amaçlı kredi kullanmadığı, davacının talep etmiş olduğu tarih aralığına ilişkin vergi mükellefi olmadığı ve vergi ödemelerinin olmadığı, davacının ÇKS ve TBS sistemlerinde kaydının olmadığı, davacının resmi makamlara yansımış hayvan hareketlerinin olmadığı, davacının talep etmiş olduğu tarih aralığına ilişkin banka kayıtlarına ulaşılamadığı ve SGK’ya intikal eden tevkifat ve prim kesintisinin olmadığı anlaşıldığından Mahkemece yapılan bütün araştırmalara rağmen davacının süt sattığına dair resmi makamlara yansımış bir emare olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekili tarafından sunulan … ve …Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin 31.03.1988, 30.04.1988, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989, 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzlarında %2 oranında stopaj kesintisinin mevcut olduğu görülmekle, söz konusu prim kesintilerinin tarım tevkifat kesintisi olduğu tespit edilemediğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kuruma müracaat edilmediği ve kararın eksik inceleme sonucu verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2,3,6,9 ve 10 uncu maddeleridir.
2926 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3.maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin (b) bendinde “Tarımsal faaliyette bulunanlar; kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun’un 9 uncu maddesi Kuruma resen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun’da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun’un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde öngörülen “hizmet tespiti” davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı “Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti” söz konusu olamayacaktır.
Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.’nın 526 ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarih 2015/10- 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.
3. Değerlendirme
Somut olayda, davacı 01.03.1988-30.09.1990 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiş olup; Mahkemece, davacının; … ve …Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin müstahsil makbuzları var ise de söz konusu müstahsil makbuzları ile yapılan kesintilerin Kurum hesaplarına intikal ettirildiğine ilişkin herhangi bir banka kaydı ve davacıya ait Ziraat Odası kaydının da bulunmadığı; bu bağlamda davacının kooperatif, ziraat odası kaydının olmadığı, davacının tarımsal amaçlı kredi kullanmadığı, davacının talep etmiş olduğu tarih aralığına ilişkin vergi mükellefi olmadığı ve vergi ödemelerinin olmadığı, davacının ÇKS ve TBS sistemlerinde kaydının olmadığı, davacının resmi makamlara yansımış hayvan hareketlerinin olmadığı gerekçesiyle; davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de verilen karar eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkının kazanılması için tevkifat kesintisi yeterli olup, tevkifat kesintisinin ayrıca Kuruma intikal etmesi aranmaz. Bu doğrultuda; dosyaya davacı vekili tarafından sunulan … ve …Kaşar ve Beyaz Peynir İmalatı unvanlı işverene süt sattığına ilişkin 31.03.1988, 30.04.1988, 28.02.1989, 31.03.1989, 31.08.1989, 30.09.1989, 30.11.1989, 30.04.1990, 30.09.1990 tarihli müstahsil makbuzlarında %2 oranında stopaj kesintisinin mevcut olduğu görülmekle, iş bu makbuzlara yönelik herhangi bir sahtelik iddiasının da bulunmaması karşısında, zorunlu sigortalılık hak ve yükümlülüğünün tevkifat tarihini izleyen ay başından itibaren başlatılarak ait olduğu yılın sonuna kadar, davacının sigortalı olarak kabul edileceği hususu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.