Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7884 E. 2023/9461 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7884
KARAR NO : 2023/9461
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/773 E., 2022/1759 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/254 E., 2020/83 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalıl ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 15.06.2008-16.05.2018 tarihleri arasında davalıya ait İrem Ev Yemekleri isimli işyerinde davalı nezdinde kesintisiz olarak, davalıya ait işyerinde hemen her işte çalıştırıldığını davalı işverence sigorta bildiriminin yapılmadığını, davacının davalıya ait işyerinde 6 senelik çalışmasının sigorta bildirimini yapmadığı gibi yasal haklarınıda vermemesi nedeniyle davacının 16.05.2018 tarihinde haklı nedenle iş akdini feshetmek zorunda kaldığını, 06.2008-04.2014 tarihine kadar 6 senelik çalışmasının sigorta girişinin yapılmadığı için SGK’ya primlerinin de ödenmediğini, davacının 15.06.2008-10.04.2014 tarihleri arasındaki sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davayı kabul etmemekle birlikte davacının tespitini talep ettiği dömene ilişkin çalışmalardan doğan istem hakkı, hak düşürücüyü süreye uğradığını, davalının işyerini 01.01.2012 tarihinden bu yana işlettiğini, davacının askerlik yükümlüğünün 15 ay boyunca ifa ettiğini, uyuşmazlık konusu dönemde uyuşturucu ve uyarıca maddeleree ilişkin giymiş olduğu hüküm sebebiyle hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulandığını, davacının işten ayrılışınan kısa bir süre önce davalı müvekkilden kendi sigortalığının sona erdirilmesini, bunun yerine hamile ve sigortasız olan eşinin davalıya ait iş yerinin sigortalı çalışanı olarak kuruma bildirilmesini, bu yolla hamile eşinin kurum tarafından yapılan bir kısım ödeneklerden haksız olarak yararlandırılmasını talep ettiğini, davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini, haksız ve hakuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil SGK vekili, 13.11.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı yanında 16.06.2008-16.05.2018 tarihleri arasında çalıştığını ispat etmesi gerektiğini, yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile;

-Davacının davalıya ait işyerinde 08.10.2011-09.04.2014 tarihleri arasında yasal asgari ücretle çalıştığının tespiti ile diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin esnaf olması nedeniyle işçi çalıştırma zorunluluğunun olmadığını, müvekkilinin 01.01.2012 tarihinde işe başladığını, davacının uyuşmazlık konusu dönemde uyuşturucu maddeye ilişkin giymiş olduğu hüküm nedeniyle hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulandığını, bu durumub, davacının çalışmasının kesintisiz olmadığını gösterdiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu iddia etmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Fer’i müdahil SGK vekili, hak düşürücü süre dikkate alınmadan karar verildiğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini iddia etmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…ihtilaflı dönemde davacı adına bildirilen sigortalı hizmet bulunmadığı, Kurum kayıtlarında 1118389 sicil numarası ile işlem gören davalı ait işyerinin lokanta işletmesi mahiyetinden 10.04.2014 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu ve davacı adına bu tarih itibariyle sigorta bildiriminin yapıldığı, vergi kayıtlarına göre işyerinin 01.01.2012 tarihinden itibaren faal olduğu, davacının 07.07.2010-07.10.2011 tarihleri arasında askerlik yaptığı, davalı tanığı … ve komşu işyeri tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları anlaşılmakla” istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 inci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinde; aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları kurum tarafından tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlamaları halinde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı düzenlenmiştir.

İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece res’en araştırma yapılmalıdır.

3. Değerlendirme
Dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli lokanta işletmesi işyerinin 10.04.2014 tarihinden beri kanun kapsamında olduğu, davalının 01.01.2012 tarihinden itibaren vergi kaydının bulunduğu, davacının ise askerlik görevini 07.07.2010-07.10.2011 tarihleri arasında ifa ettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, davalının vergi kaydının 01.01.2012 tarihinden itibaren başladığı gözetilerek, vergi kaydı öncesi davalı işyerinin faaliyetine yönelik olarak Belediyeden işyeri açma ve çalıştorma ruhsatı ve ilgili belgeler getirtilmeli, işyerinin elektrik ve su aboneliklerinin hangi tarihte tesis edildiği araştırlmalı, varsa işyerine ait kira sözleşmesi celp edilmeli, işyerinin lokanta işyeri olduğundan davacının portör muayene kayıtları araştırılmalı, böylevce işyerinin hangi tarihte faaliyete geçtiği açıklığa kavuşturularak tüm bu eksiklikler giderildikten sonra elde edilecek deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Bununla birlikte, davacının dava konusu dönemde askerlik hizmetini ifa ettiği anlaşılmakla askerlik hizmeti dönüşü makul sürenin de ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.